ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Nefes egzersizleri anksiyete ve depresyon tedavisinde yeni bir seçenek olabilir

Tayfun Demirel - | Son Güncelleme Tarihi:
Nefes egzersizleri anksiyete ve depresyon tedavisinde yeni bir seçenek olabilir

Almanya'nın Berlin kentinde Charité – Universitätsmedizin Berlin ve İnsan Beslenmesi Enstitüsü (DIfE) iş birliğiyle yürütülen yeni bir araştırma, yavaş nefes alma tekniklerinin beyin aktivitesi ve karar verme süreçleri üzerinde çarpıcı etkiler yarattığını ortaya koydu. Prof. Soyoung Q Park liderliğindeki ekip, nefes verme süresini uzatmanın hem kalp atış hızını hem de ödül duyarlılığını artırdığını belirledi.

Almanya'nın Berlin kentinde Charité – Universitätsmedizin Berlin ve Potsdam-Rehbrücke'deki İnsan Beslenmesi Enstitüsü (DIfE) tarafından gerçekleştirilen bilimsel bir çalışma, yavaş nefes alma tekniklerinin insan beyninde ve karar verme süreçlerinde önemli değişikliklere yol açtığını gösterdi. Prof. Soyoung Q Park'ın öncülüğünde yürütülen bu araştırmada, bilinçli olarak nefes kalıplarının değiştirilmesiyle kalp ve beyin arasındaki bağlantının güçlendiği ve bireylerin daha cesur kararlar alabildiği saptandı. Araştırma sonuçları, uluslararası bilim camiasında büyük ilgi gören Neuron dergisinde yayımlandı. Çalışmada, nefes verme süresini uzatan kişilerin kalp atış hızı değişkenliğinde artış yaşadığı, beyinlerinin ödül mekanizmasının daha aktif hale geldiği ve risk alma eğilimlerinin arttığı kaydedildi.

Prof. Soyoung Q Park: 'Nefes teknikleriyle karar kalitesi değişiyor'

Karar verme süreçlerinin yalnızca beynin içsel mekanizmalarına bağlı olmadığını vurgulayan Prof. Soyoung Q Park, insan bedeninin mevcut fizyolojik durumunun da kararları belirgin şekilde etkilediğini belirtti. Park, "Günlük hayatta aldığımız kararlar genellikle yalnızca dışsal bilgilerle şekillenmez. Bedenimizdeki fizyolojik değişiklikler, özellikle de nefes alma biçimimiz, zihinsel süreçlerimizle doğrudan etkileşime girer" dedi. Araştırma kapsamında, 41 sağlıklı gönüllüye belirli nefes alma talimatları verildi. Katılımcılar, ya doğal nefes alışlarını sürdürdüler ya da nefes verme süresini uzatan özel bir teknik uyguladılar. Her iki durumda da risk içeren karar verme testleri gerçekleştirildi. Park, "Yavaş nefes alma kalıplarıyla, insanların kararlarının kalitesini değiştirmek ve daha bilinçli seçimler yapmalarını sağlamak mümkün" ifadelerini kullandı. Elde edilen bulgular, yavaş nefes alma tekniklerinin yalnızca zihinsel değil, aynı zamanda bedensel süreçleri de etkileyerek karar verme davranışını dönüştürdüğünü gösterdi.

Charité Üniversitesi'nden yeni bulgu: yavaş nefes alma ödül duyarlılığını artırıyor

Çalışmada, katılımcıların nefes alma ve verme oranları 2:8 şeklinde ayarlandığında, kalp atış hızlarının yavaşladığı ve beyinlerinin ödüllere karşı daha hassas hale geldiği gözlemlendi. Araştırmacılar, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ile beyin aktivitelerini, aynı zamanda kalp fonksiyonlarını, cilt iletkenliğini ve gözbebeği tepkilerini ölçtü. Sonuçlar, nefes verme süresini uzatan bireylerin riskli kararlar almaya daha yatkın olduğunu, potansiyel ödüllere karşı duyarlılıklarının arttığını ancak olası kayıplara karşı hassasiyetlerinde belirgin bir değişiklik olmadığını ortaya koydu. Özellikle ventromedial prefrontal korteks ve precuneus bölgelerinde artan beyin aktivitesi tespit edildi. Bu bölgeler, hem kalp atış hızı değişkenliğinin düzenlenmesinde hem de ödül duyarlılığının artmasında kritik rol oynuyor. Baş yazar Wenhao Huang, "Nefes temelli müdahaleler, beden-beyin etkileşimini güçlendirerek, bireylerin ödüllere daha açık hale gelmesini sağlıyor" açıklamasında bulundu.

Nefes egzersizleriyle zihinsel dayanıklılık ve öz düzenleme mümkün

Bilim insanları, yavaş nefes alma tekniklerinin yalnızca kısa vadeli karar verme süreçlerinde değil, aynı zamanda uzun vadeli zihinsel dayanıklılık ve öz düzenleme becerilerinin geliştirilmesinde de etkili olabileceğini vurguladı. Nefes egzersizlerinin basit, ekonomik ve öğrenilmesi kolay olması, bu yöntemi günlük hayatta uygulanabilir bir araç haline getiriyor. Ayrıca, anksiyete ve depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklarda, nefes tekniklerinin farmakolojik olmayan bir yaklaşım olarak klinik değere sahip olabileceği ifade edildi. Prof. Park, "Nefes alma teknikleri, insanlık tarihi boyunca çeşitli kültürlerde kullanılmıştır. Şimdi ise, bilimsel verilerle bu uygulamaların kararlarımız üzerindeki etkisini kanıtlıyoruz" dedi. Gelecekte yapılacak araştırmaların, yavaş nefes alma yönteminin obezite gibi farklı hasta gruplarında ve yeme davranışı üzerinde de nasıl etkiler oluşturabileceğini inceleyeceği belirtildi. Bu kapsamda, nefes tekniklerinin hem sağlıklı bireylerde hem de klinik popülasyonlarda zihinsel ve bedensel işlevleri iyileştirmek için umut verici bir araç olduğu vurgulandı.

Sonuç olarak, Berlin merkezli bu araştırma, yavaş nefes alma tekniklerinin beyin ve kalp etkileşimini güçlendirerek, bireylerin karar verme süreçlerinde daha cesur ve ödül odaklı seçimler yapmalarını sağladığını ortaya koydu. Nefes alışkanlıklarının değiştirilmesiyle, günlük yaşamda daha sağlıklı ve bilinçli kararlar alınabileceği bilimsel olarak gösterildi. Uzmanlar, nefes tekniklerinin hem psikolojik hem de fizyolojik açıdan önemli faydalar sunduğunu belirterek, bu uygulamanın yaygınlaşmasının toplum sağlığı açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
nefes karar verme beyin ödül duyarlılığı sağlık