ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Kas gücünüz yüzde 48'e kadar düşüyor! İşte kritik yaş eşiği

Eren Çoşkundili - | Son Güncelleme Tarihi:
Kas gücünüz yüzde 48'e kadar düşüyor! İşte kritik yaş eşiği

Karolinska Institutet'te 427 kişinin yaklaşık 50 yıl boyunca takip edildiği kapsamlı araştırma, fiziksel zindelik ve kas gücündeki düşüşün 35 yaş civarında belirginleşmeye başladığını ortaya koydu. Araştırmacılar, aktif kalmanın ya da ileri yaşlarda egzersize başlamanın bu kaybı önemli ölçüde yavaşlattığını vurguladı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Yaşlanmayla birlikte fiziksel kapasitenin azaldığı bilinen bir gerçek olsa da bu düşüşün tam olarak hangi yaşta hız kazandığı uzun süredir tartışma konusuydu. İsveç'teki Karolinska Institutet bünyesinde yürütülen ve İsveç Fiziksel Aktivite ve Zindelik çalışmasının (SPAF) bir parçası olan uzun vadeli araştırma, bu soruya net bir yanıt verdi. 427 katılımcının 16 yaşından 63 yaşına kadar düzenli aralıklarla fiziksel kapasitelerinin ölçüldüğü çalışmada, güç ve zindelik seviyelerindeki gerilemenin 35 yaş civarında belirgin biçimde başladığı tespit edildi. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların fiziksel kapasitelerinde yüzde 30 ile yüzde 48 arasında değişen ciddi düşüşler kaydedildi. Bu veriler, orta yaş olarak kabul edilen dönemin aslında sandığımızdan çok daha erken bir noktada vücudu etkilemeye başladığını gözler önüne serdi.

Karolinska Institutet araştırmacısı Westerståhl: 'Düşüş kademeli ama kaçınılmaz'

Çalışmanın baş yazarı ve Karolinska Institutet öğretim görevlisi Maria Westerståhl, elde edilen bulguları değerlendirirken önemli detaylar paylaştı. Westerståhl, fiziksel zindelik ve kas gücündeki azalmanın nispeten erken bir dönemde, yani 35 yaş civarında başladığını ve bu gerilemenin yetişkinlik boyunca kademeli bir seyir izlediğini belirtti. Ani bir çöküş yerine yavaş ve istikrarlı bir erime yaşandığını vurgulayan Westerståhl, insanların yaşlandıkça bu sürecin hızlandığını ve kayıpların hayatın ilerleyen dönemlerinde çok daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Başka bir deyişle, 35 yaşında fark edilmesi güç olan küçük değişimler, 50'li ve 60'lı yaşlara gelindiğinde günlük yaşamı doğrudan etkileyen ciddi kısıtlamalara dönüşüyor. Bu durum, erken yaşlarda alınacak önlemlerin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Westerståhl, fiziksel kapasitedeki bu gerilemenin ardında yatan biyolojik mekanizmaları da ayrıntılı biçimde açıkladı. Kademeli kas kütlesi kaybı, kas lifi bileşimindeki yapısal değişiklikler ve sinir sisteminin kasları harekete geçirme verimliliğindeki azalma, bu sürecin temel bileşenleri olarak öne çıkıyor. Bunların yanı sıra metabolizmadaki yavaşlama, hormonal dengelerdeki bozulmalar ve vücuttaki kronik iltihaplanma düzeyindeki artış gibi daha geniş çaplı süreçler de bu tabloya katkıda bulunuyor. Dikkat çekici olan nokta ise tüm bu biyolojik değişimlerin, fiziksel düşüşün açıkça hissedilmesinden yıllar önce sessizce başlaması. Yani vücut, kişi henüz herhangi bir sorun fark etmeden çok önce yıpranma sürecine giriyor.

Kadınlarda kas gücü kaybı erkeklere kıyasla daha erken ortaya çıkıyor

Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de cinsiyetler arasındaki farklılıklara ilişkindi. Çalışma, kadınların kas gücündeki düşüşü erkeklere göre biraz daha erken yaşamaya başladığını ortaya koydu. Bununla birlikte, dayanıklılık açısından her iki cinsiyetin de zaman içinde benzer oranlarda gerileme gösterdiği belirlendi. Bu farkın temel nedenlerinden biri olarak hormonal değişimler, özellikle de menopoz süreci gösterildi. Samuel Merritt Üniversitesi'nde yardımcı profesör ve Amerikan Fizik Tedavi Derneği sözcüsü Leada Malek, menopozun kadınlarda kas ve kemik kaybının en önemli hızlandırıcılarından biri olduğuna dikkat çekti. Malek, kendi klinik deneyimlerinden yola çıkarak birçok kadının perimenopoz ve menopoz döneminde fiziksel kapasitelerini korumak ya da geliştirmek amacıyla fizik tedaviye başvurduğunu aktardı. Erkeklerin ise daha kademeli bir düşüş yaşamaları nedeniyle profesyonel yardım arama eğilimini daha geç dönemlere ertelediğini gözlemlediğini söyledi. Bu durum, kadınların fiziksel zindelik kaybıyla daha erken yüzleştiğini ancak aynı zamanda daha proaktif bir tutum sergilediğini de gösteriyor.

Egzersize geç başlamak bile fiziksel kapasiteyi yüzde 5-10 artırıyor

Araştırmanın belki de en umut verici sonucu, fiziksel aktivitenin yaşa bağlı gerilemeyi yavaşlatmadaki etkisine ilişkin bulgulardı. Güç ve zindeliğin yaşla birlikte ne kadar hızlı düştüğünü birçok faktör belirliyor, ancak fiziksel aktivite bunların başında geliyor. Hayat boyunca aktif kalan bireylerin çok daha yavaş bir düşüş yaşadığı tespit edilirken, asıl çarpıcı olan bulgu şuydu: Hayatın ilerleyen dönemlerinde egzersize başlayan kişiler bile fiziksel kapasitelerinde yüzde 5 ile yüzde 10 arasında iyileşme sağladı. Buna karşılık, hareketsiz bir yaşam tarzı sürdürenlerde kayıpların belirgin biçimde hızlandığı gözlemlendi. Westerståhl, yaşa bağlı süreçlerin bir kısmının kaçınılmaz olduğunu kabul etmekle birlikte, aktif kalmanın son derece faydalı olmaya devam ettiğinin altını çizdi. Hayatın ilerleyen dönemlerinde bile fiziksel aktiviteye başlamanın güç ve zindeliği geliştirebildiğini, düşüşü tamamen durduramasa bile hızını önemli ölçüde yavaşlattığını vurguladı.

Fizyoterapist Malek: 'Rutin işler bile zorlaşıyor'

Kas gücü, dayanıklılık ve aerobik zindelik, vücuda uygun uyaranlar sağlanmadığı takdirde zaman içinde doğal olarak geriliyor. Fizyoterapist Leada Malek, bu değişimin klinik pratikte nasıl yansıdığını somut örneklerle anlattı. Malek, fiziksel kapasitedeki düşüşün hastalarında genellikle mobilite kaybı, denge bozuklukları, esneklikte azalma ve genel fonksiyonel yeteneklerde gerileme şeklinde kendini gösterdiğini belirtti. Çim biçme, ev temizliği ya da bahçe işleri gibi sıradan günlük görevleri yerine getirmekte zorlanan veya bu aktivitelere hiç katılamayan hastalarla düzenli olarak çalıştığını aktardı. Bu tablo, fiziksel zindelik kaybının yalnızca spor performansını değil, bağımsız yaşam kalitesini doğrudan tehdit eden bir süreç olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Malek, düzenli fiziksel aktivitenin bu düşüşleri yavaşlatmanın ötesinde, düşme riski, kronik hastalık gelişimi ve bağımsızlık kaybı gibi ciddi sonuçları da geciktirdiğini vurguladı. Uzun vadeli hastalarıyla çalışırken, araştırmanın bulgularıyla örtüşen sonuçları bizzat gözlemlediğini söyleyen Malek, doğru hareketlerin uygun doz ve yoğunlukta uygulanmasıyla mobilitede kaybedilen gücün önemli ölçüde geri kazanılabildiğini ifade etti. Bu açıklamalar, 35 yaşından itibaren başlayan fiziksel gerilemenin kader olmadığını, bilinçli ve düzenli bir egzersiz programıyla bu sürecin kontrol altına alınabileceğini bir kez daha kanıtlıyor. Sonuç olarak, yaşın ilerlemesi kaçınılmaz olsa da fiziksel aktiviteyi yaşamın her döneminde sürdürmenin, sağlıklı ve bağımsız bir yaşlanma için en güçlü araç olduğu bilimsel verilerle destekleniyor.


Etiketler:
fiziksel zindelik 35 yaş kas gücü kaybı sağlıklı yaşlanma egzersiz