Kalp hücrelerinde erken stresin izleri haftalar sonra bile koruyucu etki gösterdi
Salk Biyolojik Araştırmalar Enstitüsü'nde yürütülen son araştırma, farelerde mitokondrilerde doğum öncesi uygulanan kısa süreli stresin, kalp hücrelerinde kalıcı koruyucu değişiklikler yarattığını ve kemoterapiye karşı direnç sağladığını ortaya koydu. Bu bulgular, özellikle doxorubicin gibi kalbe zarar verebilen kemoterapi ilaçlarının yan etkilerini azaltmak için umut vadediyor.

ABD'nin önde gelen araştırma merkezlerinden Salk Biyolojik Araştırmalar Enstitüsü'nde gerçekleştirilen yeni bir çalışma, kemoterapi sırasında kalp hücrelerinin korunmasında mitokondri kaynaklı kısa süreli stresin önemli bir rol oynayabileceğini gösterdi. Araştırmada, farelerde doğum öncesi dönemde mitokondrilere uygulanan geçici stresin, daha sonraki yaşamda kalp dokusunun kemoterapiye karşı direnç kazandığı saptandı. Bilim insanları, bu yöntemin kalp kası hücrelerinde kalıcı koruyucu etkiler yarattığını ve özellikle doxorubicin gibi kalp üzerinde toksik etkileri bilinen ilaçların yol açtığı hasarı belirgin şekilde azalttığını belirtti.
Profesör Shadel: 'Mitokondri stresi kalp sağlığını güçlendirdi'
Salk Enstitüsü'nden Profesör Gerald Shadel ve ekibi, mitokondrilerin stres altında gösterdiği tepkileri yıllardır inceliyor. Araştırma kapsamında, hamile farelere doğumdan önceki dönemde doxycycline verildi. Bu uygulama, mitokondride süperoksit temizliğinde görevli SOD2 enzimini geçici olarak azalttı ve mitokondrilerde kısa süreli oksidatif stres oluşmasına yol açtı. SOD2 seviyesi doğumdan sonra hızla normale döndü; ancak farelerin kalp hücrelerinde enerji üretimi, antioksidan savunma ve yağ kullanımıyla ilişkili 201 genin ifadesinde kalıcı değişiklikler gözlendi. Ayrıca, bu hücrelerde mitokondri proteinlerinde artış ve daha güçlü antioksidan sistemler tespit edildi. Araştırma ekibi, bu değişikliklerin kalp kasının normal koşullarda sağlıklı kalmasını sağladığını ve herhangi bir yapısal bozulma ya da pompalama işlevi kaybına yol açmadığını vurguladı.
Doxorubicin ile yapılan testlerde kalp hasarı azaldı
Kemoterapinin kalp üzerindeki etkilerini değerlendirmek için, araştırmacılar yetişkin farelere doxorubicin uyguladı. İlk deneyde dişi farelere kilogram başına 25 miligram gibi yüksek bir doz verildi ve 48 saat sonra kalp dokuları incelendi. Kontrol grubundaki farelerde kalp yaralanmasına dair belirgin bulgular ortaya çıkarken, doğum öncesi mitokondriyal stres yaşayan farelerde bu hasarın çok daha az olduğu saptandı. Bu grupta kalp kası hücreleri daha fazla mitokondriyal protein tuttu ve yağ hasarı daha düşük seviyede kaldı. Ayrıca, genetik analizlerde kalp yaralanmasıyla bağlantılı genlerin kontrol grubuna göre daha az aktive olduğu belirlendi. Araştırmacılar, bu bulguların kemoterapi sırasında kalp dokusunun korunmasında mitokondriyal stresin potansiyel bir savunma mekanizması olabileceğine işaret etti.
Uzun süreli kemoterapide de koruyucu etki devam etti
Deneyler, yalnızca tek seferlik yüksek dozla sınırlı kalmadı. Araştırmacılar, farelere dört hafta boyunca haftada bir kez kilogram başına 5 miligram doxorubicin vererek, tekrarlayan kemoterapi maruziyetini taklit etti. Bu uzun süreli tedavi sonucunda, kontrol farelerinde kalp kası hücrelerinde küçülme, pompalama gücünde azalma, skar dokusu oluşumu ve mitokondri kaybı gözlendi. Buna karşın, doğum öncesi mitokondriyal stres uygulanan farelerde bu olumsuz etkiler çok daha hafif şekilde ortaya çıktı. Kalp fonksiyonlarındaki düşüş minimal seviyede kaldı ve kalp dokusu büyük ölçüde korundu. Özellikle erkek farelerde de benzer koruyucu etkinin devam ettiği görüldü. Araştırmacılar, erkek farelerin ilk yüksek doz doxorubicin deneylerinde daha yüksek ölüm oranına sahip olması nedeniyle bu grupta uzun süreli kemoterapi etkilerini özellikle inceledi.
Sitrik asit hücresel hafızada anahtar rol üstlendi
Çalışmada, mitokondriyal stresin kalıcı koruyucu etkisinin ardındaki mekanizma da araştırıldı. Bilim insanları, fare embriyonik fibroblastlarında SOD2 enzimini geçici olarak azaltarak, hücrelerin mitokondriyal stres sonrası nasıl değiştiğini inceledi. Sekiz gün sonra bu hücrelerde mitokondri sayısında artış, antioksidan savunmada güçlenme ve maksimum enerji üretiminde yükselme kaydedildi. Ayrıca, doxorubicin'e maruz kalan bu hücrelerin ölüm oranı anlamlı şekilde düştü. Analizler, sitrik asit molekülünün bu süreçte merkezi bir rol oynadığını ortaya koydu. Mitokondrilerde süperoksit artışı, ACO2 enziminin aktivitesini azaltarak sitrik asidin mitokondriden hücre içine taşınmasını hızlandırdı. Sitrik asit, hücre çekirdeğinde histonlara kimyasal etiketler eklenmesini tetikledi ve bu da gen ifadesinde kalıcı değişikliklere yol açtı. SLC25A1 proteininin devre dışı bırakılmasıyla bu koruyucu etkinin kaybolduğu gözlemlendi. Ayrıca, dışarıdan eklenen sitrik asit de hücrelerin kemoterapiye karşı direncini artırdı.
Mitokondriyal stres ve kalp koruma stratejilerinde yeni dönem
Profesör Shadel, elde edilen bulguların, reaktif oksijen türlerinin (ROS) her zaman zararlı olduğu yönündeki genel kanıyı sorguladığını belirtti. Antioksidan tedavilerin, ROS'nin olumsuz etkilerini azaltmak için uzun süredir kullanıldığını; ancak klinik denemelerde istenen başarıya ulaşılamadığını hatırlattı. Shadel, "Mitohormesis olarak adlandırılan bu süreç, birden fazla antioksidan sistemi ve mitokondriyi aynı anda etkileyen daha karmaşık bir koruma programı sunuyor. Bu yaklaşım, gelecekte kalp sağlığını korumaya yönelik daha etkili tedavi seçenekleri geliştirilmesinin önünü açabilir" dedi. Araştırma ekibi, bulguların insanlarda doğrudan uygulanabilirliği için henüz yeterli veri olmadığını, özellikle güvenlik ve etkinlik konularında daha fazla çalışma yapılması gerektiğini vurguladı. Ancak, kısa süreli mitokondriyal stresin hücrelerin gelecekteki zararlara karşı hazırlıklı olmasını sağladığı ve bu sayede direnç kazandırdığı sonucuna ulaşıldı.
- Popüler Haberler -
Lif tüketmek için en iyi saat hangisi?
Köpekler bazı insanlardan neden korkuyor?
Kilo verme ilaçlarının saç üzerindeki etkisi için yeni bir mekanizma araştırılıyor
Uykusuz bir geceden sonra daha iyi hissetmek için ne yemeli?
Kediler için tehlikeli besin ortaya çıktı! Soğan kan hücrelerini yok ediyor
Orta yaş krizi geride mi kaldı? Kaygı en çok gençlerde görülüyor



