ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

İngiltere'nin Çin açılımı Trump'ı kızdırdı

Tunahan Köpüklü - | Son Güncelleme Tarihi:
İngiltere'nin Çin açılımı Trump'ı kızdırdı

ABD eski Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın Şanghay ziyareti ve Çin ile iş birliği adımlarına sert tepki gösterdi. Trump, İngiltere'nin Çin ile ticari ilişkilerini 'çok tehlikeli' olarak nitelendirirken, İngiliz hükümeti ise iş birliğinin stratejik ve kontrollü şekilde yürütüldüğünü savundu.

Kapat

HABERİN DEVAMI

İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın Çin'e gerçekleştirdiği resmi ziyaret, uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. Ziyaretin en dikkat çeken tepkisi ise ABD eski Başkanı Donald Trump'tan geldi. Starmer'ın Şanghay'a varmasının hemen ardından konuşan Trump, İngiltere'nin Çin ile iş yapmasının "çok tehlikeli" olduğunu belirtti. Trump'ın bu çıkışı, iki ülke arasındaki yeni ticaret ve yatırım anlaşmalarının duyurulmasının hemen sonrasında geldi. İngiltere hükümeti ise, Çin ile ilişkilerin şeffaf, dikkatli ve ulusal çıkarlar gözetilerek yürütüldüğünü vurguladı.

Trump'ın uyarısı: 'Çin ile iş yapmak çok tehlikeli'

ABD'nin eski Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile yaptığı görüşmeler ve Şanghay'daki temaslarının ardından, İngiltere'nin Çin ile iş birliğini açıkça eleştirdi. Trump, eşi Melania Trump hakkında hazırlanan bir belgeselin galasında yaptığı açıklamada, Xi Jinping'i "arkadaşım" olarak tanımladı ve Çin liderini yakından tanıdığını söyledi. Ancak Trump, İngiltere'nin Çin ile ekonomik ilişkilerini artırma çabasının "çok tehlikeli" olduğunu vurguladı. Trump, Kanada'nın da benzer bir şekilde Çin ile iş birliğine yönelmesinin daha da tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini iddia etti. Bu açıklamalar, İngiltere'nin Çin ile yeni anlaşmalar imzaladığı ve özellikle ticaretin önünü açacak adımlar attığı bir döneme denk geldi.

Trump'ın sözleri, İngiltere'nin Çin ile ilişkilerini geliştirmesinin sadece ekonomik değil, aynı zamanda güvenlik açısından da riskler taşıdığına işaret ediyor. Özellikle Kanada Başbakanı Mark Carney'in Pekin'deki son ziyaretinde Çin ile yaptığı ekonomik anlaşmalar nedeniyle ABD'nin Kanada'ya gümrük tarifeleri uygulama tehdidinde bulunması, Trump'ın bu konudaki hassasiyetini ortaya koydu. Trump, Kanada'nın Çin'i çözüm olarak göremeyeceğini ve bu tür iş birliklerinin Batı ülkeleri için ciddi riskler barındırdığını söyledi. Bu açıklamalar, İngiltere-Çin ilişkileri ve Şanghay ziyareti etrafında oluşan uluslararası tartışmanın boyutunu gözler önüne serdi.

İngiltere hükümetinden kontrollü iş birliği vurgusu

İngiltere İş Bakanı Sir Chris Bryant, Trump'ın eleştirilerine doğrudan yanıt verdi. Bryant, İngiltere'nin dünya sahnesinde Çin'in varlığını görmezden gelmesinin mümkün olmadığını belirtti. "Elbette, Çin ile olan ilişkimize gözlerimizi açık bir şekilde giriyoruz," diyen Bryant, İngiltere'nin Çin ile iş birliğini stratejik ve dikkatli bir yaklaşımla yürüttüğünü ifade etti. Ayrıca, Trump'ın Nisan ayında kendisinin de Çin'i ziyaret etmeyi planladığını hatırlatarak, ABD'nin de Çin ile temaslarını sürdürdüğüne dikkat çekti.

İngiltere hükümeti, Downing Street'ten yapılan açıklamada, Washington yönetiminin Starmer'ın Çin ziyareti ve hedefleri konusunda önceden bilgilendirildiğini duyurdu. Bu açıklama, iki ülke arasındaki diplomatik iletişimin sürdüğünü ve İngiltere'nin Çin ile iş birliği konusunda ABD ile koordinasyon içinde hareket ettiğini gösteriyor. Hükümet yetkilileri, Çin ile yapılan anlaşmaların İngiltere'nin ulusal güvenliği ve ekonomik çıkarları gözetilerek hazırlandığını vurguladı.

Şanghay ziyaretinde öne çıkan anlaşmalar ve ekonomik adımlar

Başbakan Keir Starmer'ın Çin ziyareti kapsamında, İngiltere ile Çin arasında bir dizi önemli anlaşmaya imza atıldı. Özellikle vizesiz seyahat kolaylığı, viski tarifelerinde indirim ve AstraZeneca'nın Çin'de 10,9 milyar sterlinlik yatırım yapma kararı, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin derinleştiğini gösteriyor. Ayrıca, organize suç ve yasadışı göçle mücadeleye yönelik istihbarat paylaşımı, İngiltere'nin güvenlik alanında da Çin ile iş birliğine açık olduğunu ortaya koydu. Hükümet yetkilileri, küçük bot geçişlerinde kullanılan şişme botların genellikle Çin'den temin edilen parçalar içerdiğini belirterek, bu tür iş birliklerinin pratik faydalar sağladığını savundu.

İngiltere-Çin İş Forumu'nda konuşan Starmer, iki ülke arasında samimi ve verimli bir diyalog kurulduğunu, İngiltere'nin Çin'e sunabileceği çok sayıda fırsat bulunduğunu ifade etti. Starmer, Pekin'de düzenlenen toplantıların ardından yaptığı açıklamada, "Gerçek bir ilerleme kaydettik," dedi. İngiltere'nin ihracatçıları için bürokrasinin azaltılması ve sağlık alanında antimikrobiyal direnç gibi konularda iş birliği yapılması da imzalanan anlaşmalar arasında yer aldı. 2025 yılı itibarıyla ABD, İngiltere'nin en büyük ticaret ortağı olurken, Çin ise dördüncü sırada yer aldı. Bu veriler, İngiltere'nin Çin ile ekonomik ilişkilerini neden geliştirmek istediğini ortaya koyuyor.

Uluslararası tepkiler ve muhalefetin eleştirileri

Starmer'ın Şanghay ziyareti ve Çin ile yakınlaşması, İngiltere'de muhalefet milletvekilleri tarafından da eleştirildi. Muhalefet, Çin'in ulusal güvenlik açısından risk oluşturduğunu ve Xi Jinping'in insan hakları sicilinin göz ardı edildiğini savundu. Çin, Birleşmiş Milletler tarafından Uygur Türkleri ve diğer Müslüman etnik gruplara yönelik ciddi insan hakları ihlalleriyle suçlanıyor. Ayrıca, Hong Kong'da demokrasi yanlısı medya patronu Jimmy Lai'nin ömür boyu hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya olması da eleştirilerin odağında yer aldı.

İçişleri Bakanı Chris Philp, Başbakan Starmer'ın Pekin'e giderek "Başkan Xi'ye boyun eğdiğini" ve hükümetin "ulusal güvenliği Çin masasında ekonomik çıkarlar için feda ettiğini" iddia etti. Güvenlik Bakanı Dan Jarvis ise, istihbarat ajanslarının Çin ile yapılan anlaşmalar sürecinde bütünleyici bir rol oynadığını ve tüm risklerin titizlikle değerlendirildiğini belirtti. Hükümet, Londra'da yeni bir Çin büyükelçiliği planının onaylanmasının ardından da benzer eleştirilerle karşılaşmıştı. Tüm bu gelişmeler, İngiltere'nin Çin ile iş birliği konusundaki stratejik yaklaşımını ve uluslararası arenadaki dengeleri gözler önüne serdi.

İngiltere-Çin ilişkilerinde yeni dönem

Çin'deki Britanya Ticaret Odası Başkanı Chris Torrens, Başbakan Starmer'ın Pekin ziyaretini "başarılı" olarak değerlendirdi. Torrens, İngiltere'nin Çin ile ilişkilerini geliştirmesinin mantıklı olduğunu, çünkü Çin'in İngiltere için en büyük ticaret ortaklarından biri olduğunu ifade etti. Torrens ayrıca, diğer Batılı liderlerin de Çin ile temaslarını artırdığını ve ABD'nin de yakın zamanda Çin ile yeni anlaşmalar yapmasının beklendiğini söyledi. Bu açıklamalar, İngiltere'nin Çin ile ilişkilerinde yeni bir döneme girildiğinin göstergesi olarak yorumlandı.

Sonuç olarak, İngiltere'nin Çin ile iş birliğini artırma adımları, uluslararası arenada hem destek hem de eleştiri topluyor. Trump'ın "çok tehlikeli" uyarısına rağmen, İngiltere hükümeti stratejik ve kontrollü bir yaklaşım izlediğini savunuyor. Şanghay ziyaretiyle birlikte İngiltere-Çin ilişkilerinde yeni bir sayfa açılırken, bu gelişmelerin uluslararası ticaret ve güvenlik dengelerine nasıl yansıyacağı önümüzdeki dönemde daha net ortaya çıkacak.


Etiketler:
İngiltere-Çin ilişkileri Trump açıklamaları uluslararası ticaret Keir Starmer Şanghay ziyareti Trump tepki İngiltere Çin ticari ilişkiler stratejik işbirliği.