ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Her gün kullandığınız o nesne dünyayı nasıl kirletiyor? Gerçek şimdi ortaya çıktı

Ayşegül Gedik - | Son Güncelleme Tarihi:
Her gün kullandığınız o nesne dünyayı nasıl kirletiyor? Gerçek şimdi ortaya çıktı

Türkiye'de mutfakların vazgeçilmezi olan sentetik sünger, görünenden çok daha büyük bir ekolojik sorun yaratıyor. Her gün kullanılan bu temizlik aracı, hem çevre hem de sağlık açısından ciddi riskler barındırıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Türkiye'de hemen her evin mutfağında yer alan sentetik süngerler, pratiklikleri ve uygun fiyatları sayesinde temizlik rutinlerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Ancak bu sıradan görünen temizlik aracı, arka planda oldukça ciddi bir ekolojik yük taşıyor. Her gün elimizden düşürmediğimiz sentetik süngerler, üretim süreçlerinden kullanım sonrasına kadar çevre üzerinde tahmin edilenden çok daha büyük bir etki bırakıyor. Mutfakların vazgeçilmezi olan bu küçük nesne, hem doğaya hem de insan sağlığına yönelik tehditleriyle dikkat çekiyor.

Sentetik sünger: mutfakların renkli ama tehlikeli yardımcısı

Sentetik sünger, Türkiye'de olduğu gibi dünyanın pek çok ülkesinde de mutfakların olmazsa olmazı haline gelmiş durumda. Sarı, yeşil, mavi gibi canlı renkleriyle neredeyse dekoratif bir unsur gibi görünen bu temizlik aracı, tencere ve tabakların temizliğinden tezgah silmeye kadar birçok işte kullanılıyor. Marketlerde kolayca bulunabilen ve paketler halinde satılan sentetik süngerler, ucuz olmaları nedeniyle de sıkça tercih ediliyor. Ancak kullanım ömrü genellikle kısa olan bu ürünler, yıprandıklarında hızla çöpe atılıyor ve yerlerine yenileri alınıyor. Bu durum, her yıl milyonlarca sentetik süngerin atık olarak doğaya karışmasına neden oluyor. Sentetik süngerlerin bu kadar yaygın ve hızlı tüketilmesi, çevre açısından önemli bir sorun teşkil ediyor.

Görünmeyen kirlilik: mikroplastiklerin mutfaktan doğaya yolculuğu

Sentetik süngerlerin en büyük ekolojik etkilerinden biri, kullanım sırasında suya salınan mikroplastikler. Her temizlikte, süngerlerin yapısındaki minik plastik parçacıklar koparak lavabodan kanalizasyona karışıyor. Arıtma tesisleri bu mikroplastiklerin tamamını filtreleyemediği için, söz konusu parçacıklar nehirler ve denizler aracılığıyla doğaya yayılıyor. Zamanla biriken mikroplastikler, sucul canlıların ve dolayısıyla insanların besin zincirine dahil olabiliyor. Bu görünmez kirlilik, uzun vadede hem ekosistemler hem de insan sağlığı üzerinde ciddi tehditler oluşturuyor. Türkiye'de de her yıl milyonlarca sentetik sünger kullanıldığı düşünüldüğünde, toplamda ortaya çıkan mikroplastik yükünün boyutu endişe verici seviyelere ulaşıyor.

Üretimden atığa: sentetik süngerin çevreye maliyeti

Sentetik süngerlerin üretim süreci de çevre açısından oldukça problemli. Bu ürünler, petrokimya endüstrisinde petrol türevleri, sentetik boyalar ve çeşitli kimyasalların bir araya getirilmesiyle üretiliyor. Elde edilen esnek ve yumuşak yapı, aslında doğaya uyumsuz ve geri dönüşümü neredeyse imkânsız bir malzeme ortaya çıkarıyor. Kullanım ömrü sona eren sentetik süngerler, evsel atık olarak ya yakma tesislerine gönderiliyor ya da çöplüklerde onlarca, hatta yüzlerce yıl boyunca bozulmadan kalıyor. Bu süreçte, çevreye zararlı kimyasallar ve mikroplastikler yayılmaya devam ediyor. Türkiye'de atık yönetimi konusunda yapılan çalışmalar artsa da, sentetik süngerlerin geri dönüşümü henüz mümkün değil. Bu da, her yıl tonlarca sentetik süngerin doğada birikmesine yol açıyor.

Hijyenin yanıltıcı yüzü: bakteri yuvası sentetik süngerler

Sentetik süngerler, temizlik aracı olarak kullanılsa da, kısa sürede bakteri ve mikrop üremesi için elverişli bir ortam haline gelebiliyor. Süngerler nemli kaldığında veya üzerinde yiyecek artıkları biriktiğinde, zararlı mikroorganizmalar hızla çoğalıyor. Yapılan araştırmalar, mutfak süngerlerinin bazen bir tuvalet kapağından bile daha fazla bakteri barındırdığını ortaya koyuyor. Pek çok kişi, süngerleri mikrodalgada ısıtarak veya çamaşır suyu ile dezenfekte ederek hijyen sağlamaya çalışsa da, bu yöntemler tüm mikropları yok etmeye yetmiyor. Hatta bazı bakteriler bu işlemlerden sonra daha dirençli hale gelebiliyor. Sonuç olarak, sentetik süngerler temizlikte yardımcı olurken, aynı zamanda mutfakta sağlık açısından risk oluşturuyor.

Doğal alternatifler: ekolojik ve sağlıklı çözümler

Sentetik süngerin ekolojik ve hijyenik sorunlarına karşı, doğal ve çevre dostu alternatifler giderek daha fazla ilgi görüyor. Sentetik süngerlerin yaygınlaşmasından önce, Türkiye'de de loofah gibi bitkisel süngerler, pamuklu bezler ve yıkanabilir temizlik ürünleri kullanılıyordu. Günümüzde bu geleneksel çözümler, sıfır atık hareketinin etkisiyle yeniden popülerlik kazanıyor. Bitkisel liflerden üretilen doğal süngerler, hem etkili temizlik sağlıyor hem de kullanım ömrü sona erdiğinde kompostlanabiliyor. Makinede yıkanabilen pamuklu bezler ise uzun süre kullanılabiliyor ve atık miktarını azaltıyor. Ayrıca, eski tekstil ürünlerinden kendi temizlik bezlerini yapmak da hem ekonomik hem de çevreci bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Türkiye'de de bu tür doğal alternatiflere yönelenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Tüketici, sanayi ve kamu: kim sorumluluk almalı?

Sentetik süngerlerin ekolojik etkisinin azaltılması için yalnızca bireysel tercihler yeterli olmayabilir. Sanayi kuruluşlarının, süngerlerin üretiminde daha çevre dostu malzemeler kullanması ve ambalajları azaltması yönünde adımlar atması gerekiyor. Son yıllarda "yeşil" etiketli ürünler piyasada daha fazla yer almaya başlasa da, bu ürünlerin gerçekten çevreye duyarlı olup olmadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor. Kamu otoriteleri ise, sentetik süngerlerin geri dönüşümü ve atık yönetimi konusunda bilgilendirme kampanyaları düzenliyor ancak henüz bu ürünlerin yasaklanmasına yönelik bir adım atılmış değil. Tüketiciler ise, sentetik sünger yerine doğal alternatifleri tercih ederek veya süngerlerin kullanım ömrünü uzatarak ekolojik değişime katkı sağlayabilir. Küçük ölçekli bireysel eylemler, toplumsal ölçekte önemli bir fark yaratabilir.

Ekolojik devrim eviyede başlayabilir

Sentetik süngerlerin çevreye verdiği zararı fark etmek, daha bilinçli tercihler yapmanın ilk adımı olarak öne çıkıyor. Günlük temizlik alışkanlıklarını gözden geçirmek, doğal ve geri dönüşümlü ürünlere yönelmek, gereksiz alışverişlerden kaçınmak gibi basit adımlar, gezegen için somut bir katkı anlamına geliyor. Eski tekstil ürünlerini temizlik bezi olarak değerlendirmek veya bitkisel sünger kullanmak, hem ev ekonomisine hem de doğaya fayda sağlıyor. Türkiye'de mutfaklarda başlayan bu küçük değişiklikler, zamanla daha büyük bir ekolojik dönüşümün öncüsü olabilir. Sonuç olarak, mutfakta kullanılan sentetik süngerin ekolojik etkisini göz ardı etmemek ve daha sürdürülebilir alternatiflere yönelmek, hem çevre hem de insan sağlığı için atılacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor.


Etiketler:
sentetik sünger mutfak hijyeni mikroplastik ekolojik etki doğal alternatifler