Gizli müzik dili! Eğitim olmadan nasıl öğreniyoruz?

Rochester Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, müzik teorisi eğitimi almamış kişilerin bile müziğin sofistike yapısını yaşam boyu dinleme yoluyla kavrayabildiklerini ortaya koymaktadır.
Müzik bilişi alanında uzun yıllardır tartışılan bir soru vardır: müziğin tonik, dominant ve kadans gibi karmaşık tonal yapılarını anlamak için resmi eğitim şart mıdır? Psychological Science dergisinde yayımlanan Rochester Üniversitesi araştırması bu soruya yeni bir cevap sunuyor. Çalışmanın bulgularına göre, müzik teorisi eğitimi almamış insanlar da müziğin gizli yapısını şaşırtıcı derecede iyi anlayabilmektedir. Beyin ve Bilişsel Bilimler ile Nörobilim Bölümlerinde yardımcı doçent olan Elise Piazza, müzik eğitiminin kulağı müzikteki tonal kalıpları yakalamak için ince ayar yaptığını belirtmektedir. Ancak araştırmanın en ilginç bulgusu, hiçbir formal eğitim almayan insanların da yaşam boyu müzik dinlemekten bu yapıları doğal olarak kavrayabildikleridir.
Müziğin hiyerarşik yapısı ve bağlamın önemi
Müzik, tıpkı dil gibi, notalar, cümleler ve bölümler halinde hiyerarşik bir düzende organize edilmiştir. Bu karmaşık yapı, müzik parçasının bütün armonik çerçevesini oluşturur. Şimdiye kadar, uzman müzisyenler ile tamamen acemi dinleyicilerin bu katmanları nasıl işledikleri hakkında nispeten sınırlı bilgi mevcuttu. Rochester Üniversitesi'ndeki araştırma ekibi, bu boşluğu doldurmak için yenilikçi bir yöntem geliştirmiştir. Beyin ve bilişsel bilimlerde doktora adayı Riesa Cassano-Coleman ve eski doktora sonrası araştırmacı Sarah Izen tarafından yönetilen ekip, müziği farklı zaman ölçeklerinde karıştırarak katılımcılara değişen miktarlarda tonal bağlam sunmuştur. Bağlam, günlük hayatta ve karar vermede son derece önemli bir rol oynar. Müzikte ise bu önem daha da artmaktadır; örneğin film müziklerinde, bağlamın doğru oluşturulması güçlü bir gerilim veya romantik beklenti duygusunu yaratabilir.
Araştırmanın yöntemi ve şaşırtıcı sonuçları
Çalışma dört farklı deney içermektedir: hafıza, tahmin, olay bölümlendirme ve kategorilendirme. Tüm deneylerde katılımcılar Çaykovski'nin 'Gençler İçin Albüm' piyano parçaları koleksiyonundan karıştırılmış müziklere yanıt vermişlerdir. Tahmin deneyinde, katılımcılar üç farklı zaman ölçeğinde karıştırılmış bağlam ipuçlarını dinlemişlerdir: 8B (sekiz ölçü bozulmamış bağlam), 2B (her iki ölçüde bir karıştırılmış) ve 1B (her ölçüde karıştırılmış). Her müzik dizisinden sonra, hangi ölçünün sonra gelmesi gerektiğini tahmin etmeleri istenmiştir. Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, müzisyenlerin ve müzisyen olmayanların tahmini geliştirmek için benzer oranlarda artan miktarlarda bağlamı entegre ettikleridir. Her iki grup da tonal yapılar hakkındaki bilgi arttıkça daha doğru sonuçlar elde etmiştir. Önemli bir nokta ise müzik eğitiminin miktarının daha iyi genel performansı öngörmediğidir.
Elise Piazza, çeşitli görevlerde müzisyen olmayanların müzisyenlere benzer şekilde performans gösterdiklerini vurgulamaktadır. Bu bulgu, müzik eğitiminin olmadığı durumlarda bile insanların müzikteki tonal kalıpları bilinçsizce kullanabildiğini göstermektedir. Araştırma ekibi, bağlam kullanmalarını gerektiren görevleri yerine getirirken, örneğin yaklaşan notaları tahmin etme veya daha önce duyulan notaları hatırlama gibi durumlarda, müzisyen olmayanların müzik teorisi bilgisini tamamen bilinçsizce kullandıklarını gözlemlemişlerdir.
Beyin, bağlam ve müzik: dil ile paralellikler
Rochester Üniversitesi araştırması, beynin ne kadar bağlam işleyebileceğini test etmek için kelimelerin, cümlelerin veya paragrafların yeniden sıralandığı karıştırılmış dilin sinirsel mekanizmalarını araştıran yakın tarihli bir araştırma dizisine benzerdir. Bilişsel bilim alanından biliyoruz ki bağlam, beynin yaklaşan olayları tahmin etmesine yardımcı olur ve bir sonraki eylemimizi bilgilendirir. Örneğin, tahmin bir topu yakalamamıza, kaldırımda önümüzdeki insanların etrafından dolaşmamıza veya bir arkadaşımızın cümlesini tamamlamamıza yardımcı olur. Piazza, dilin nörobiliminde çok kısa veya çok uzun bağlamı dikkate almaktan sorumlu farklı beyin alanları bulunduğunu belirtmektedir. Bu bulgular, bağlam işlemenin yaşam boyu nasıl değiştiğini ve yaşlanma ile bilişsel gerileme ile nasıl etkileşime girebileceğini ortaya çıkarma potansiyeline sahiptir.
Rochester Üniversitesi araştırması, müzikte bu fenomeni araştıran ilk çalışmalardan biridir. Bulgular birlikte, beynin bağlamı nasıl entegre ettiği ve kullandığı hakkında sadece dinleme sırasında değil, aynı zamanda performansın karmaşık motor ve hafıza talepleri arasında da yeni sorular ortaya çıkarmaktadır. Piazza, yüksek eğitimli müzisyenlerin bir parçayı çalarken bu bağlamı nasıl işlediklerinin araştırılması gerektiğini düşünmektedir. Birçok müzisyen, bir parçanın hafızasını parmaklarında tuttuklarını hissetmektedirler. Çalarken tüm bu bağlamın depolanması için motor süreçler nelerdir sorusu, beynin bu tür bağlamı nasıl kullandığı hakkında daha geniş çıkarımlara sahip olabilir.
Sonuç olarak, Rochester Üniversitesi'nin bu çalışması, müzik eğitiminin olmadığı durumlarda bile insan beyninin müziğin karmaşık yapısını anlayabilme kapasitesini göstermektedir. Araştırma, müzik algısının sadece formal eğitimle değil, aynı zamanda yaşam boyu doğal maruziyetle de geliştirilebileceğini kanıtlamaktadır. Bu bulgular, müzik bilişi alanında yeni araştırmaların kapısını açmakta ve beynin bağlamı nasıl işlediğine dair daha derin bir anlayış sağlamaktadır.
- Popüler Haberler -
Feci kaza kamerada! Kontrolden çıktı, bahçeye uçtu
Polen alerjileri iklim değişikliği tartışmalarını nasıl etkiliyor?
Veterinerlerden dikkat çeken uyarı! Yaşlı köpeklerde beyin hastalığına dikkat!
Ödüllü yönetmen Seren Yüce'ye silahlı saldırı! Saldırgan kargocu kılığına girmiş
Deniz ulaşımını fırtına vurdu! BUDO'nun 4 seferi daha iptal edildi
Kahvenin gizli yan etkisi! Yorgunluk sarmalı



