Demanstan korunmak için her gün yapabileceğiniz 8 basit alışkanlık
Demans, özellikle yaş ilerledikçe ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Michigan Üniversitesi ve önde gelen nörologlar, demans riskini azaltmak için uygulanabilir sekiz önemli alışkanlığı açıkladı. Araştırmalar, yaşam tarzındaki küçük değişikliklerin bile belleği koruma konusunda büyük fark yaratabileceğini gösteriyor.

Demans, yaşlı nüfusun karşı karşıya kaldığı en ciddi sağlık sorunlarından biri olarak dikkat çekiyor. Michigan Üniversitesi'nden uzman nörologlar ve uluslararası alanda tanınan araştırmacılar, demans riskini azaltmak isteyen kişiler için sekiz temel alışkanlığı sıraladı. Son bilimsel çalışmalar, özellikle günlük hayatta yapılacak küçük değişikliklerin ve doğru alışkanlıkların, demansın ortaya çıkışını geciktirebileceğini ya da riskini önemli ölçüde azaltabileceğini ortaya koyuyor. Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen demans, unutkanlık, iletişimde zorluk ve akıl yürütme bozuklukları gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Uzmanlar, yaşlanma ve aile öyküsünün en önemli risk faktörleri arasında yer aldığını vurgularken, yaşam tarzı değişikliklerinin de en az genetik faktörler kadar belirleyici olabileceğini aktarıyor.
Michigan Üniversitesi: Demans riskinde yaş ve aile öyküsü belirleyici
Demans, günlük yaşamı etkileyen bilişsel işlev kayıplarıyla tanımlanıyor. Michigan Üniversitesi Alzheimer Araştırmaları Profesörü Dr. Judith Heidebrink, demansın en yaygın formunun Alzheimer hastalığı olduğunu, ancak vasküler demans, Huntington ve Parkinson hastalığıyla ilişkili demans türlerinin de önemli bir paya sahip olduğunu belirtiyor. Demansın belirtileri arasında randevuları unutmak, tanıdık yolları karıştırmak, iletişimde zorlanmak ve mantıksal düşünmede bozulma yer alıyor. Araştırmalar, 65 yaşından sonra her beş yılda bir demans riskinin yaklaşık iki katına çıktığını gösteriyor. Aile geçmişinin de riski artırdığına dikkat çeken uzmanlar, yaşam tarzı faktörlerinin ise bu riski önemli ölçüde etkileyebileceğini ifade ediyor. Lancet dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, demans vakalarının yüzde 45'i, yaşam tarzı alışkanlıklarının değiştirilmesiyle önlenebiliyor veya geciktirilebiliyor. Bu bulgular, bireylerin kendi sağlıkları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olabileceğini ve alınacak önlemlerin büyük bir fark yaratabileceğini ortaya koyuyor.
Uzmanlardan belleği koruyan 8 alışkanlık: Egzersiz, beslenme ve sosyal yaşam öne çıkıyor
Demans riskini azaltmak için önerilen sekiz alışkanlık, günlük yaşamda uygulanabilecek pratik adımlardan oluşuyor. İlk sırada düzenli fiziksel aktivite yer alıyor. Johns Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Okulu'nun araştırmasına göre, haftada 35 dakika orta düzeyde egzersiz yapmak, demans riskini yüzde 41 oranında azaltıyor. Egzersiz süresi haftada 140 dakikaya çıkarıldığında ise riskte yüzde 69'a varan bir azalma görülüyor. Dr. Andrew E. Budson, 30 dakikalık egzersizi üç 10 dakikalık seansa bölmenin de aynı oranda fayda sağladığını belirtiyor. Fiziksel olarak aktif kalmak, sadece demans riskini değil, aynı zamanda yüksek tansiyon gibi diğer risk faktörlerini de azaltıyor.
İkinci önemli alışkanlık ise Akdeniz tarzı beslenme. Balık, zeytinyağı, meyve, sebze, kuruyemiş, fasulye ve tam tahılları içeren bu beslenme modeli, Alzheimer riskini azaltıyor. MIND diyeti, yani Akdeniz ve DASH diyetlerinin birleşimi, demans riskinde yüzde dokuzluk bir düşüş sağlıyor. Uzmanlar, badem, yeşil yapraklı sebzeler, siyah fasulye ve günde yarım yemek kaşığı zeytinyağının beyin sağlığı üzerinde olumlu etkiler yarattığını vurguluyor. Kırmızı et, tam yağlı süt ürünleri ve alkol tüketiminin ise sınırlandırılması öneriliyor.
Dr. Budson: Sosyal bağlantılar demans riskini yarıya indiriyor
Sosyal yaşamın sürdürülmesi de demans riskini azaltan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Dr. Budson, sosyal etkileşimin beyni en çok uyaran faktörlerden biri olduğunu belirtiyor. Yapılan bir Japon araştırması, sosyal izolasyonun beyin hacminde küçülmeye yol açtığını ortaya koydu. Nature Aging dergisinde yayımlanan bir başka çalışma ise, orta ve ileri yaşlarda sosyal olarak aktif kalan bireylerde demans riskinin yüzde 50 oranında azaldığını gösteriyor. Uzmanlar, arkadaşlarla iletişim kurmanın, sosyal gruplara katılmanın ve düzenli buluşmaların beyin sağlığını korumada etkili olduğunu ifade ediyor. Sosyal bağlantıların, yalnızca psikolojik açıdan değil, fizyolojik olarak da beyin fonksiyonlarını desteklediği vurgulanıyor.
Belleği korumanın bir diğer yolu ise zihni aktif tutmak. Dijital beyin oyunları yerine klasik bulmacalar çözmek, yeni kitaplar okumak veya farklı güzergahlar kullanmak, nöronların çalışmasını teşvik ediyor. Dr. Budson, bulmacalarda verilen ipuçlarının ve yeni kelime kombinasyonlarının beyni sürekli olarak zorladığını belirtiyor. Ayrıca, torunlara kitap okumak veya teknolojik yardım almadan yeni bir yeri keşfetmek de zihinsel egzersiz olarak öneriliyor.
İşitme, uyku ve vitamin düzeyleri: Demans önlemede ihmal edilmemesi gereken başlıklar
İşitme sağlığının korunması, demans riskini azaltmada önemli bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. Dr. Budson, demans vakalarının yaklaşık yüzde yedisinin, işitme kaybının işitme cihazları ile giderilmesiyle önlenebileceğini aktarıyor. Gürültülü ortamlarda kulak tıkaçları kullanmak ve işitme testlerini düzenli yaptırmak, işitme kaybının önüne geçilmesini sağlıyor. Uzmanlar, işitme kaybı ile demans arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu belirtiyor.
Uyku düzeni de demans riskini etkileyen önemli bir unsur. Nörodejeneratif hastalıklar konusunda uluslararası otorite kabul edilen Dr. Dale Bredesen, uyku apnesinin Alzheimer için en büyük risk faktörlerinden biri olduğunu ifade ediyor. Gecede en az yedi saat uyumak, beyin sağlığını korumada kritik rol oynuyor. Horlama veya dinlenmemiş uyanma gibi belirtiler yaşayan kişilere, mutlaka uyku apnesi taraması yaptırmaları öneriliyor.
Vitamin seviyelerinin düzenli olarak kontrol edilmesi de unutulmamalı. Özellikle B12 ve D vitamini eksiklikleri, uzun vadede bilişsel gerilemeye yol açabiliyor. Uzmanlar, pahalı hafıza takviyelerinin bilimsel olarak kanıtlanmadığını, bunun yerine doktor kontrolünde vitamin düzeylerinin izlenmesinin daha etkili olduğunu vurguluyor. Federal Ticaret Komisyonu'nun, yanlış iddialarla pazarlanan hafıza takviyelerine karşı açtığı davalar da bu konuda dikkat çekiyor.
Ağız sağlığı ve antiviral tedaviler: Demans riskini azaltmada yeni bulgular
Düzenli ağız bakımı, demans riskini azaltmada önemli bir rol üstleniyor. Diş eti iltihabının beyin iltihabını tetikleyebileceği belirtiliyor. Bu nedenle dişlerin düzenli fırçalanması, diş ipi kullanımı ve diş hekimi kontrolleri öneriliyor. Elektrikli diş fırçaları, kapsamlı temizlik sağlayarak diş eti hastalıklarının önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, soğuk yarası gibi viral enfeksiyonların da demans riski ile ilişkili olabileceği ifade ediliyor. Tayvan'da yapılan bir araştırma, antiviral kremlerle soğuk yarası tedavisi uygulanan kişilerde demans riskinin yüzde 90 oranında daha düşük olduğunu ortaya koydu. Dr. Bredesen, bu bulgunun ağız ve cilt sağlığının beyin fonksiyonları üzerindeki etkisini bir kez daha gösterdiğini belirtiyor.
Uzmanlar, demans riskini azaltmak için tüm bu alışkanlıkların bir anda hayata geçirilmesinin şart olmadığını, küçük ve sürdürülebilir adımların uzun vadede daha etkili sonuçlar doğuracağını vurguluyor. Örneğin, bir arkadaşla günlük yürüyüşe çıkmak veya akşam saatlerinde bulmaca çözmek gibi basit değişiklikler, zamanla kalıcı ve koruyucu alışkanlıklara dönüşebiliyor. Demans riskinin azaltılması için önerilen bu sekiz alışkanlık, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde farkındalığın artmasına katkı sağlıyor.
- Popüler Haberler -
Osmaniye'nin Bahçe ilçesinde otomobil uçuruma yuvarlandı: 1 ölü, 1 yaralı
İstanbul Sultangazi'de zincirleme trafik kazası! 5 yaralı
Mersin'in Tarsus ilçesinde trafik kazası, 1 ölü
Başsavcılık soruşturma başlattı! Manisa'daki silahlı saldırıyı provoke edenler tespit edildi
Meteorolojiden sağanak alarmı: Sel ve heyelan tehlikesi kapıda! 5 il için kritik uyarı
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu



