ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bilim insanları bu yılanın sırrını çözemiyor! Vücudunun yarısı dondu, yine de yaşadı

Hüseyin Cihad Önal - | Son Güncelleme Tarihi:
Bilim insanları bu yılanın sırrını çözemiyor! Vücudunun yarısı dondu, yine de yaşadı

Kuzey Amerika'nın bazı bölgelerinde yaşayan kırmızı yanaklı çorap yılanı, vücudunun neredeyse yarısı donsa bile hayatta kalabiliyor. Bilim insanları, bu yılanın donma toleransı sayesinde ekstrem soğuklara nasıl dayandığını araştırıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Kuzey Amerika'nın soğuk bölgelerinde yaşayan kırmızı yanaklı çorap yılanı, bilim dünyasında büyük bir merak konusu haline geldi. Özellikle Kanada'nın Manitoba eyaletinde gözlemlenen bu yılan türü, vücut sıvılarının neredeyse yüzde 40'ı donmuş haldeyken bile hayatta kalabiliyor. Bilim insanları, donma toleransı olarak bilinen bu olağanüstü yeteneğin ardındaki biyolojik mekanizmaları çözmeye çalışıyor. İklim değişikliğinin etkisiyle kış koşullarının giderek daha öngörülemez hale gelmesi, bu türün hayatta kalma stratejilerinin anlaşılmasını daha da önemli kılıyor.

Donma toleransı: Yılanlar buzun içinde nasıl yaşamayı başarıyor?

Çoğu sürüngen, kış aylarında donma riskinden kaçınmak için yer altına çekilerek kendini korumaya çalışır. Ancak kırmızı yanaklı çorap yılanı, donma toleransı sayesinde vücudunda buz oluşmasına rağmen yaşamını sürdürebiliyor. Sıcaklık sıfırın altına indiğinde, bu yılanların dış hücrelerinde buz kristalleri oluşmaya başlıyor. Bilim insanlarının yaptığı deneylerde, bu türün kısa süreli -2,5°C'lik soğuklara maruz bırakıldığında, vücut sıvılarının yaklaşık yüzde 40'ının donduğu ve buna rağmen yılanların üç saatlik donma sürecinden sonra tamamen iyileştiği tespit edildi. Ancak donma süresi uzadıkça hayatta kalma oranı hızla düşüyor; on saatlik donma sonrasında yılanların yalnızca yarısı hayatta kalırken, 24 ila 48 saatlik donma sürecinde ise hiçbir yılanın hayatta kalamadığı gözlemlendi.

Bu olağanüstü donma toleransı, yılanların metabolik faaliyetlerini ciddi şekilde yavaşlatması ve vücutta kriyoprotektan adı verilen koruyucu moleküllerin birikmesiyle mümkün oluyor. Yılanlar, metabolizmayı baskılayarak enerji tüketimini minimuma indiriyor ve dokularını koruyacak kimyasal tepkileri devreye sokuyor. Ancak bu kimyasal savunma, amfibyenlerde olduğu kadar güçlü değil. Yılanlarda taurinin ve glikozun artışı sınırlı kalıyor ve bu maddeler yalnızca belirli dokularda yoğunlaşıyor. Bu nedenle donma toleransı, yılanlar için oldukça dar bir hayatta kalma penceresi sunuyor.

Yaşam alanı ve çevresel faktörler donma toleransını nasıl etkiliyor?

Donma toleransı, yalnızca yılanın biyolojisine değil, aynı zamanda yaşadığı çevreye de sıkı sıkıya bağlı. Manitoba gibi bölgelerde, bu yılanlar kış aylarını derin ve iyi yalıtılmış yuvalarda geçirerek donma riskini azaltıyor. Ancak, yaşam alanlarının kenarında veya hava koşullarının daha değişken olduğu bölgelerde, donma toleransı yetersiz kalabiliyor ve yılanlar için ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. 2023 yılında yapılan bir araştırmada, ince kar örtüsü ve donma öncesi yaşanan sel olaylarının, kuzey çorap yılanı popülasyonlarında kış ölümlerini artırdığı ortaya kondu. Bu gibi durumlarda, yılanlar güvenli sığınaklara ulaşamadan donma riskiyle karşı karşıya kalıyor.

Donma toleransı, yılanlarda evrimsel bir adaptasyon olarak değil, daha çok son çare olarak ortaya çıkıyor. Amfibyenlerde görülen güçlü donma savunma mekanizmalarına sahip olmayan bu yılanlar, sınırlı kriyoprotektan rezervleri ve daha az esnek hidrasyon sistemleri nedeniyle, çevresel koşullar sınırlarını aştığında hayatta kalma şanslarını hızla kaybediyor. Bu kırılgan biyoloji, yılanların sadece hafif sıfırın altındaki sıcaklıklarda ve kısa süreler için hayatta kalmasına olanak tanıyor.

İklim değişikliği ve donma toleransının geleceği

İklim değişikliği, Kuzey Amerika'da kış desenlerini değiştirerek yılanların donma toleransını test ediyor. Ortalama sıcaklıkların yükselmesi, donma riskini azaltabilir gibi görünse de, artan sıcaklık dalgalanmaları, beklenmedik sel olayları ve dondurma-çözme döngüleri yeni tehditler oluşturuyor. Bu değişken koşullar, yılanların brumasyon adı verilen kış uykusu davranışlarını da olumsuz etkileyebiliyor. Bilim insanları, hangi kış uykusu alanlarının yılanlar için en güvenli ortamı sağladığını belirlemek ve bu alanların korunup korunamayacağını değerlendirmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Donma toleransının genetik ve moleküler temellerini anlamak için araştırmacılar, yılanların donma sırasında hangi genlerin ve düzenleyici sistemlerin devreye girdiğini incelemeye odaklanmış durumda. Uzun vadeli izleme çalışmaları ile metabolomik ve transkriptomik analizlerin birleştirilmesi, bu hassas dengenin nasıl evrildiğini ve yılanların modern çevresel streslere karşı dayanıklılığını ortaya koyabilir. Donma toleransı, yılanların hayatta kalma stratejilerinin yalnızca bir parçası olarak görülüyor; bu nedenle, çevresel değişikliklere karşı alınacak önlemler ve koruma çalışmaları büyük önem taşıyor.

Sonuç olarak, kırmızı yanaklı çorap yılanının donma toleransı, doğanın sınırlarını zorlayan ve bilim dünyasını şaşırtan bir hayatta kalma örneği sunuyor. Ancak bu yetenek, yalnızca belirli koşullarda ve kısa sürelerle sınırlı. İklim değişikliğinin getirdiği yeni zorluklar karşısında, bu yılan türünün gelecekte nasıl bir uyum göstereceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.


Etiketler:
donma toleransı yılan Thamnophis sirtalis parietalis buzda hayatta kalma Kuzey Amerika