ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Telefonunuzun Wi-Fi'si açıkken dışarı çıkmak neden tehlikeli?

Tayfun Demirel - | Son Güncelleme Tarihi:
Telefonunuzun Wi-Fi'si açıkken dışarı çıkmak neden tehlikeli?

Türkiye'de akıllı telefon kullanıcıları, evden çıkarken Wi-Fi bağlantılarını kapatmadıklarında ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalıyor. Kamu Wi-Fi ağlarında yaşanan veri sızıntıları, kişisel bilgilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesine yol açabiliyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Günümüzde akıllı telefonlar hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelirken, bu cihazların sunduğu kolaylıklar kadar taşıdığı güvenlik riskleri de giderek artıyor. Özellikle Türkiye'de, evden çıkarken telefonun Wi-Fi bağlantısını açık bırakmak, kullanıcıların farkında olmadan kişisel verilerini ve hareketlerini tehlikeye atmalarına neden olabiliyor. Uzmanlar, Wi-Fi özelliğinin açık kalmasının, görünmeyen tehditlere kapı araladığını ve siber saldırganların işini kolaylaştırdığını vurguluyor.

Wi-Fi açıkken yayılan sinyaller ve görünmeyen tehlikeler

Akıllı telefonlar, Wi-Fi özelliği açık olduğunda yalnızca mevcut ağlara bağlanmakla kalmaz; aynı zamanda sürekli olarak çevredeki ağları arar ve daha önce bağlandığı Wi-Fi ağlarının sinyallerini sessizce yaymaya devam eder. Bu "probe" istekleri, cihazın bağlı olmadığı durumlarda bile devam eder ve saldırganlar tarafından kolaylıkla yakalanabilir. Türkiye'deki uzmanlar, bu sinyallerin yalnızca ağ aramakla kalmayıp, kullanıcının kimliği, konumu ve hatta bağlantı geçmişi hakkında önemli ipuçları verdiğini belirtiyor. Bu durum, kötü niyetli kişilerin temel araçlarla bile kullanıcıyı gerçek zamanlı olarak izleyebilmesine veya cihazı sahte ağlara yönlendirebilmesine yol açabiliyor. Özellikle kamuya açık alanlarda, Wi-Fi'nin açık bırakılması, kişisel verilerin siber suçluların eline geçme riskini ciddi şekilde artırıyor.

Kamu Wi-Fi ağlarında veri sızıntısı ve izleme yöntemleri

Kamuya açık Wi-Fi ağları, Türkiye'de yaygın olarak kullanılmakla birlikte, kullanıcılar için büyük bir güvenlik açığı oluşturuyor. Yapılan araştırmalar, ücretsiz Wi-Fi hizmeti sunan 67 farklı hotspot üzerinde gerçekleştirilen incelemelerde, veri toplama işlemlerinin kullanıcı onayı alınmadan başlatıldığını ortaya koydu. Bu ağlarda, izleme çerezleri, tarayıcı parmak izi toplama ve sosyal medya giriş bilgileri gibi yöntemlerle kullanıcıların hareketleri uzun süreli olarak takip edilebiliyor. Özellikle bazı çerezlerin 20 yıla kadar cihazda kalacak şekilde tasarlanmış olması, veri gizliliği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Ayrıca, şifrelenmemiş HTTP bağlantıları üzerinden iletilen kişisel veriler, saldırganların bu bilgilere kolayca erişebilmesine olanak tanıyor. Türkiye'deki siber güvenlik uzmanları, kamu Wi-Fi ağlarının sunduğu konforun, kullanıcıların veri güvenliğini tehlikeye atabileceği konusunda uyarıyor.

Şifreli ağlarda bile güvenlik açıkları ve saldırı teknikleri

Birçok kullanıcı, şifreli Wi-Fi ağlarının tamamen güvenli olduğunu düşünse de, son yıllarda yapılan araştırmalar bu inancın yanlış olabileceğini gösteriyor. 2024 yılında yayımlanan bir çalışma, Wi-Fi şifreleme protokollerinde önemli bir güvenlik açığı tespit etti. Bu açık, şifreli paketlerin boyutlarının analiz edilmesiyle, saldırganların bağlantı detaylarını ortaya çıkarabilmesine ve oturumları ele geçirebilmesine olanak tanıyor. Araştırmacılar, 80 farklı kamu Wi-Fi ortamında gerçekleştirdikleri testlerde, 75'inde bağlantıların başarıyla ele geçirilebildiğini belirtti. Ayrıca, büyük üreticilere ait 30 yönlendiricinin hiçbiri bu saldırıyı engelleyemedi. Bu bulgular, Türkiye'deki kullanıcıların da şifreli ağlarda dahi tam anlamıyla güvende olmadığını gözler önüne seriyor. Saldırganlar, şifre çözme anahtarlarına ihtiyaç duymadan, yalnızca paket boyutlarını inceleyerek SSH oturumlarını sonlandırabiliyor veya web trafiğine kötü amaçlı içerik enjekte edebiliyor.

Kullanıcı alışkanlıkları ve otomatik bağlantı riskleri

Türkiye'de yapılan araştırmalar, birçok kullanıcının kamu Wi-Fi ağlarının taşıdığı risklerin farkında olmasına rağmen, kolaylık uğruna bu ağlara bağlanmaya devam ettiğini gösteriyor. Özellikle yoğun insan trafiğinin olduğu alanlarda, kullanıcılar genellikle güvenlikten ziyade erişim kolaylığını ön planda tutuyor. Bu durum, "kötü ikiz" olarak adlandırılan sahte Wi-Fi ağlarının yaygınlaşmasına yol açıyor. Akıllı telefonlar, daha önce bağlandıkları ağların SSID'lerini otomatik olarak tanıyıp yeniden bağlanma eğiliminde olduğundan, kullanıcı herhangi bir işlem yapmasa bile cihazı sahte bir ağa bağlanabiliyor. Böyle bir durumda, saldırganlar veri iletimini izleyebilir, manipüle edebilir ve hatta kullanıcının hem kişisel hem de kurumsal bilgilerine erişebilir. Otomatik bağlantı alışkanlıkları, Türkiye'deki siber saldırganların işini kolaylaştırırken, kullanıcıların özel ve profesyonel verileri büyük bir tehlikeye girebiliyor.

Bireysel önlemler ve güvenli bağlantı için pratik öneriler

Kamuya açık veya yarı güvenilir Wi-Fi ağlarının oluşturduğu riskler karşısında, Türkiye'deki kullanıcıların alabileceği bazı basit ama etkili önlemler bulunuyor. Öncelikle, evden veya güvenilir bir ortamdan çıkarken telefonun Wi-Fi özelliğini kapatmak, cihazın çevreye sinyal yaymasını engelliyor ve saldırganların hedef olma ihtimalini azaltıyor. Ayrıca, otomatik bağlanma seçeneklerinin devre dışı bırakılması, cihazın sahte ağlara istemsizce bağlanmasını önlüyor. Hassas işlemler için, mobil veri veya kişisel hotspot kullanmak, paylaşılan ağlardan çok daha güvenli kabul ediliyor. Eğer kamu Wi-Fi'si kullanmak zorunlu hale gelirse, VPN uygulamaları internet trafiğini şifreleyerek veri sızıntısı riskini azaltabiliyor. Son olarak, cihaz yazılımının güncel tutulması, bilinen açıkların istismar edilmesini engellemede önemli bir rol oynuyor. Türkiye'de akıllı telefonlar, bankacılık işlemlerinden biyometrik verilere, iş ve sağlık bilgilerine kadar pek çok hassas veriyi sakladığı için, alınacak küçük önlemler büyük kayıpların önüne geçebiliyor.

Sonuç olarak, Türkiye'de akıllı telefon kullanıcılarının Wi-Fi güvenliği konusunda bilinçlenmesi ve basit önlemlerle kendilerini korumaları büyük önem taşıyor. Evden çıkarken Wi-Fi özelliğini kapatmak, hem kişisel verilerin hem de dijital kimliğin korunmasına katkı sağlıyor. Gelişen siber tehditler karşısında, kullanıcıların alacağı bireysel tedbirler, güvenli bir dijital yaşam için en etkili savunma olarak öne çıkıyor.


Etiketler:
Wi-Fi güvenliği akıllı telefon kamu ağı veri gizliliği siber tehdit