ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Evrenin sırlarını çözmek için yapay zeka devreye girdi

Onur Bal - | Son Güncelleme Tarihi:
Evrenin sırlarını çözmek için yapay zeka devreye girdi

Almanya'daki Max Planck Işık Bilimi Enstitüsü'nde geliştirilen Urania adlı yapay zeka programı, mevcut teknolojiden çok daha güçlü 50 yeni yerçekimi dalgası dedektörü tasarımı ortaya çıkardı. Bu buluş, evrenin gözlem kapasitesini 50 kat artırabilecek potansiyele sahip.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Yapay zeka teknolojisinin bilimsel araştırmalara katkısı her geçen gün artarken, yerçekimi dalgalarının incelenmesi alanında da çığır açan bir gelişme yaşanmıştır. Kuantum fizikçisi Mario Krenn liderliğindeki araştırmacı ekibi, Urania isimli bir yapay zeka algoritması geliştirerek, günümüzde kullanılan dedektörlerden önemli ölçüde daha verimli ve hassas modeller tasarlamayı başarmıştır. Bu sistem, en iyi insan tasarımlarını geride bırakarak en az 50 farklı dedektör konsepti ortaya koymak suretiyle, bilim dünyasında yeni bir dönemi başlatmıştır.

Yerçekimi dalgaları ve mevcut teknolojinin sınırları

Yerçekimi dalgaları, kara deliklerin birleşmesi veya nötron yıldızlarının çarpışması gibi kozmik olaylar tarafından üretilen uzay-zaman yapısındaki dalgalanmalardır. Bu olguların incelenmesi, modern fiziğin en ilgi çekici konularından biri olarak kabul edilmektedir. LIGO (Lazer İnterferometre Yerçekimi Dalgası Gözlemevi) ve Virgo gibi gelişmiş gözlem araçları, bu dalgalanmaları tespit etmede önemli başarılar elde etmiş olsa da, araştırmacılar mevcut teknolojinin henüz potansiyelinin çok küçük bir bölümünü kullandığını belirtmektedir. Yapay zeka tarafından tasarlanan yeni dedektörler, bu sınırlamaları aşmak ve evrenin daha derinlemesine incelenmesini sağlamak için tasarlanmıştır.

Urania algoritmasının devrim niteliğindeki başarısı

Urania yapay zeka programı, mevcut dedektörleri daha da hassas hale getirebilecek ve dolayısıyla çok daha uzak ve daha az güçlü kozmik olayları tespit edebilecek yeni modeller önermiştir. Bu dedektörler, şu anda keşfedilenden çok daha geniş bir frekans aralığını kapsayacak şekilde tasarlanmıştır. 10 ila 5.000 Hz arasında çalışabilen bu geniş bant, daha büyük bir kozmik sinyal çeşitliliğini yakalamaya imkan tanıyacaktır. Araştırmacılar, bu yeni modellerin evrenin gözlemlenebilir kapasitesini 50 kat artırabileceğini tahmin etmektedir. Bu ilerleme, yanınızda duyulan basit bir fısıltıdan tüm bir şehir ölçeğinde duyulabilir bir konuşmaya geçmeye benzer bir sıçramayı temsil etmektedir.

Yapay zeka tarafından önerilen dedektörlerin en dikkat çekici özelliklerinden biri, hassasiyetlerinin Voyager gibi LIGO'nun en son iyileştirme projelerine kıyasla 1,6 kat daha yüksek olmasıdır. Bu, potansiyel olarak tespit edilebilir olayların sayısını dört katına çıkaracak ve daha zayıf, daha uzak sinyalleri incelemeye olanak tanıyacaktır. Böylece bilim insanları, uzak evren hakkında şimdiye kadar ulaşılamayan ayrıntılı bilgiler elde edebileceklerdir.

Yeni keşif olanakları ve bilimsel uygulamalar

Yapay zeka tarafından tasarlanan yerçekimi dalgası dedektörleri, ikili nötron yıldızlarının tespitinde önemli bir rol oynayabilecektir. Çok yoğun olan bu yıldız sistemleri, onları oluşturan ultra yoğun madde hakkında hayati bilgiler sağlayan yerçekimi dalgaları yayarak birleşirler. Urania algoritması, bu sistemlerin birleşme sonrası sinyallerini yakalama kapasitesine sahip dedektörler önermiştir. İki nötron yıldızının çarpışmasından kaynaklanan bu sinyaller, aşırı koşullarda maddenin egzotik durumlarını anlamak için kritik öneme sahiptir.

Süpernovaların tespitini iyileştirme de yapay zeka tarafından tasarlanan dedektörlerin önemli bir uygulaması olarak öne çıkmaktadır. Muazzam miktarda enerji serbest bırakan bu yıldız patlamaları, aynı zamanda yerçekimi dalgaları da üretmektedir. Yapay zeka, bu olayları daha hassas bir şekilde tespit edebilecek dedektörler tasarlamaya olanak tanımıştır. Bu gelişme, evrenin evrimini daha iyi anlamamızı sağlamanın yanı sıra, şimdiye kadar erişilemeyen astrofizik olgularının keşfine yol açacaktır.

Bilim ve teknolojinin geleceği için yeni perspektif

Bu çalışma, giderek daha belirgin hale gelen bir eğilimi göstermektedir: yapay zeka aracılığıyla makineler, astronomi ve fizik kadar karmaşık alanlarda insan sınırlarını aşabilmektedir. Yapay zeka, yalnızca uzun süredir devam eden bilimsel sorunlara yeni çözümler keşfetmeye olanak tanımakla kalmamakta, aynı zamanda gözlem aletlerini tasarlama şeklimizi yeniden düşünmeye de imkan vermektedir. Mario Krenn'e göre, bilim insanlarının görevi artık yapay zekanın neyi başardığını anlamak ve sonuçlarını yorumlamaktır. Bu durum, bilimin gelecekte nasıl evrilebileceği konusunda bir dönüm noktasına işaret etmektedir.

Urania algoritması ve onun tasarladığı yerçekimi dalgası dedektörleri üzerine yapılan bu çalışma, yarının bilimsel aletlerinin geliştirilmesinde bir katalizör rolü oynayabilecek potansiyele sahiptir. İster evrenin kökenlerini anlama ister şimdiye kadar görünmez olan olguları keşfetme olsun, yapay zeka destekli bu yeni dedektörler bilim dünyasında benzeri görülmemiş olanaklar sunmaktadır. Böylece, yapay zeka ve insan bilimi arasındaki işbirliği, evrenin sırlarını çözmek için yeni bir çağın kapılarını açmaktadır.


Etiketler:
yapay zeka yerçekimi dalgaları bilim ve teknoloji uzay araştırması Urania algoritması