ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Karaciğer yağını yüzde 67 azalttı! Ancak uzmanlar uzun vadeli kullanımı için uyardı

ABD'de yürütülen yeni bir araştırma, ketojenik diyetinin karaciğer yağını yüzde 67 oranında azaltarak prediyabeti tersine çevirmede önemli rol oynadığını ortaya koydu. Cell Metabolism dergisinde yayımlanan çalışmada, ketojenik diyeti uygulayanların karaciğer insülin duyarlılığı ve yağ oranında çarpıcı iyileşmeler kaydedildi.

Eren Çoşkundili - | Son Güncelleme Tarihi:
Karaciğer yağını yüzde 67 azalttı! Ancak uzmanlar uzun vadeli kullanımı için uyardı

ABD'de gerçekleştirilen kapsamlı bir klinik araştırma, ketojenik diyetinin prediyabetli ve karaciğer yağlanması olan yetişkinlerde kısa sürede dikkat çekici sonuçlar sağladığını gözler önüne serdi. Cell Metabolism dergisinde yayımlanan bu çalışma, obezite, prediyabet ve aşırı karaciğer yağı sorunu yaşayan 42 yetişkinin üç farklı kilo verme diyetiyle incelendiği bir süreci kapsıyor. Katılımcılar rastgele olarak düşük karbonhidratlı ketojenik diyeti, Akdeniz diyeti ve düşük yağlı, bitki bazlı diyet uygulayan üç gruba ayrıldı. Araştırmanın sonuçları, ketojenik diyetinin karaciğer yağını yüzde 67 gibi yüksek bir oranda azaltırken, prediyabetli bireylerde de hastalığın gerilemesine önemli katkı sunduğunu gösterdi.

Cell Metabolism araştırmasında ketojenik diyeti öne çıktı

Çalışmada yer alan 42 yetişkin, kilo verme amacıyla üç farklı diyet grubuna dahil edildi. ketojenik diyetinde katılımcılar, kalorilerinin yaklaşık yüzde 4'ünü karbonhidrattan, yüzde 73'ünü ise yağdan aldı. Akdeniz diyetinde bu oranlar sırasıyla yüzde 50 karbonhidrat ve yüzde 35 yağ olarak belirlendi. Düşük yağlı diyette ise kalorilerin yüzde 70'i karbonhidrattan, yüzde 15'i yağdan sağlandı. Tüm gruplarda kas insülin duyarlılığında yaklaşık yüzde 50'lik bir iyileşme gözlemlendi. Ancak karaciğer insülin duyarlılığı söz konusu olduğunda, Ketojenik diyeti uygulayan grupta bu iyileşme diğer gruplara göre iki ila üç kat daha fazla oldu. Bu bulgu, karaciğerin kan şekerini düzenleme kapasitesinde ketojenik diyetinin belirgin bir avantaj sağladığını ortaya koydu. Ayrıca, ketojenik diyetiyle karaciğer yağında yüzde 67'lik bir azalma sağlanırken, Akdeniz ve düşük yağlı diyetlerde bu oran yüzde 45'te kaldı. Araştırmacılar, bu farkın karaciğerin yeni yağ üretimindeki azalmayla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti.

Diyetisyen Muhlstein'dan ketojenik diyeti yorumu: Prediyabet ve karaciğer yağlanmasında umut

Çalışmanın sonuçlarını değerlendiren beslenme uzmanı ve diyetisyen Ilana Muhlstein, ketojenik diyetinin kısa vadede prediyabetli bireyler için dikkate değer bir seçenek olduğunu vurguladı. Muhlstein, insanların kilo kaybını genellikle sadece kalori açığına indirgediğini, ancak bu çalışmada makro besinlerin dağılımının sağlık göstergeleri üzerinde farklı etkiler yarattığını belirtti. Ketojenik diyeti uygulayan grupta karaciğerin yeni yağ üretiminde daha büyük bir azalma ve yağ yakımında artış tespit edildi. Muhlstein'a göre, aşırı kalori ve metabolik dengesizlikler, alkol tüketimi olmasa bile karaciğer yağlanmasına yol açabiliyor. Bu nedenle, yağlı karaciğer sorunu yaşayanların düşük karbonhidratlı bir diyete yönelmeleri gerektiğini savundu. Ayrıca, karbonhidrat alımının azaltılmasının vücudu depolanmış yağı enerji için kullanmaya teşvik ettiğini dile getirdi. Araştırmada dikkat çeken bir diğer unsur ise, ketojenik grubunda kısa süreli uygulamada kolesterol veya kan yağlarında olumsuz bir artışın gözlemlenmemesi oldu. Muhlstein, özellikle prediyabeti olanlar için ketojenik diyetinin kısa vadede faydalı olabileceğini, ancak kalp hastalığı riski taşıyanların dikkatli olması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Ketojenik diyetinin potansiyeli ve sınırlamaları: Araştırmacılardan önemli uyarı

Araştırmacılar, ketojenik diyetinin obezite, prediyabet ve aşırı karaciğer yağına sahip bireylerde karaciğer yağlanması ve insülin duyarlılığı üzerinde en büyük iyileşmeleri sağladığını belirtti. Ancak çalışmanın kısa süreli olması ve her grupta yaklaşık 14 kişinin bulunması, elde edilen bulguların genelleştirilebilirliğini sınırlıyor. Katılımcıların yarısında prediyabetin gerilediği gözlenirken, bu oran Akdeniz diyeti grubunda yüzde 29, düşük yağlı diyet grubunda ise yüzde 7 olarak kaydedildi. Araştırmacılar, kilo kaybı benzer olsa da, diyetin içeriğinin metabolik sonuçlar üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı. Muhlstein ise ketojenik diyetinin yüksek doymuş yağ içeriği nedeniyle uzun vadede önerilmediğini, lif oranının düşük olmasının da kalp sağlığı açısından risk oluşturabileceğini belirtti. Bu nedenle uzmanlar, ketojenik diyetinin kısa süreli bir çözüm olarak değerlendirilebileceğini, sonrasında ise Akdeniz diyetine geçişin kalp ve beyin sağlığı için daha uygun olacağını savundu.

Sonuç: Ketojenik diyeti, prediyabet ve karaciğer yağlanmasında yeni bir seçenek mi?

ABD'de yapılan bu dikkat çekici araştırma, ketojenik diyetinin kısa sürede karaciğer yağını azaltma ve prediyabeti geriletme potansiyelini ortaya koydu. Ancak uzmanlar, diyetin uzun vadeli etkileri ve olası riskleri konusunda temkinli olunması gerektiğini belirtiyor. Prediyabet ve karaciğer yağlanmasıyla mücadele eden bireylerin, beslenme düzenlerinde ketojenik diyetini kısa vadeli bir seçenek olarak değerlendirmeleri ve ardından daha sürdürülebilir, kalp dostu bir diyete geçiş yapmaları öneriliyor. Araştırmanın sunduğu bulgular, beslenme bilimi ve metabolik sağlık alanında yeni tartışmaların önünü açarken, kişiselleştirilmiş diyet yaklaşımlarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
keto diyeti karaciğer yağı prediyabet akdeniz diyeti beslenme araştırmaları