ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Kahve ile birlikte alınmaması gereken 12 ilaç

Mehmet Can Çoban - | Son Güncelleme Tarihi:
Kahve ile birlikte alınmaması gereken 12 ilaç

Kahvede bulunan kafein, vücudunuzun belirli ilaçları nasıl emdiğini ve işlediğini önemli ölçüde etkileyebilir. Reçeteli ilaç kullanıyorsanız, sağlık profesyonelleri kahve ve diğer kafeinli içeceklerden uzak durmanızı veya ilaçlarınız ile aralarında zaman bırakmanızı tavsiye etmektedir.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Kahve, günlük yaşamın bir parçası olsa da, belirli ilaçlarla birlikte alındığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kafein içeriği nedeniyle kahve, vücudun ilaçları absorbe etme ve metabolize etme sürecini değiştirebilir. Bu nedenle, herhangi bir reçeteli ilaç kullanıyorsanız, kahve tüketimi konusunda dikkatli olmanız ve sağlık hizmeti sağlayıcınıza danışmanız oldukça önemlidir.

Antikoagülanlar ve kanama riski

Kan pıhtılaşmasını önleyen veya azaltan antikoagülan ilaçlar, kan pıhtısı riski yüksek olan hastaların günlük tedavi rutininin bir parçasıdır. Warfarin ve heparin gibi yaygın antikoagülanlar, kalp hastalıkları ve tromboz gibi ciddi durumların yönetiminde kritik rol oynar. Ancak yapılan araştırmalar, kafeinin bu ilaçların kan dolaşımındaki konsantrasyonunu artırarak etkilerini güçlendirdiğini açıkça göstermektedir. Antikoagülan tedavisi gören ve düzenli olarak kahve tüketen kişiler, istenmeyen kanama olayları yaşama riski altında bulunmaktadırlar. Bu nedenle, antikoagülan ilaç kullananlar kahve tüketimini minimize etmeli veya tamamen kaçınmalıdırlar.

Antidepresanlar ve tedavi etkinliği

Depresyon, anksiyete ve diğer ruh sağlığı durumlarının tedavisinde kullanılan antidepresan ilaçlar, vücudun kafein tarafından olumsuz yönde etkilenebilir. Amitriptyline, fluoxetine, escitalopram ve paroxetine gibi yaygın antidepresanlar, beyin kimyasını düzenleyerek hastaların ruh sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur. Antidepresan alırken yüksek miktarlarda kahve ve diğer kafeinli içecekler tüketmek, vücudun ilaçtan yeterince yararlanmasını engelleme potansiyeline sahiptir. Bazı antidepresan türlerinde ise kafein, ilaçların etkisini artırarak istenmeyen yan etkileri tetikleyebilir. Özellikle fluvoxamine gibi ilaçlarla kahve kombinasyonu, kalp çarpıntısı ve uyku bozuklukları gibi ciddi kafein yan etkilerinin ortaya çıkma riskini önemli ölçüde arttırmaktadır.

Antipsikotikler ve beyin sağlığı

Majör depresif bozukluk ve şizofreni gibi ciddi ruh sağlığı durumlarının tedavisinde kullanılan antipsikotik ilaçlar, beyin fonksiyonlarını düzenlemek için tasarlanmıştır. Aripiprazole, haloperidol ve pimozide gibi bu ilaçlar, hastalara yaşam kalitesini iyileştirme konusunda yardımcı olur. Ancak kahve ile birlikte alındığında, vücudun bu önemli ilaçları emme kapasitesi azalabilir ve tedavinin etkinliği düşebilir. Bununla birlikte, dozajınızı düzenli aralıklarla aldığınız ve kahve tüketimini kontrol ettiğiniz sürece, antipsikotik ilaç kullanırken kahve içmek muhtemelen güvenli kalabilir.

Astım ilaçları ve solunum yolları

Akciğerleri ve hava yollarını etkileyen astım, nefes alma güçlüğü, kronik öksürük ve hırıltı gibi belirtilere neden olan ciddi bir sağlık durumudur. Bronkodilatör ilaçlar, hava yollarını gevşeterek hastalar için nefes almayı kolaylaştırır. Ancak bu ilaçların yan etkileri arasında huzursuzluk, hızlı kalp atışı, baş ağrısı ve sinirlilik bulunmaktadır. Kahvede bulunan kafein, bu yan etkileri daha da kötüleştirebilir ve hava yollarınızın emebileceği ilaç miktarını azaltabilir. Bronkodilatör tedavisi gören hastalar, ilaçlarının maksimum etkinliğini sağlamak için kahve içmekten kaçınmalıdırlar.

Tansiyon ilaçları ve kalp sağlığı

Yüksek tansiyon, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaygın bir kronik sağlık durumu olup, tedavi edilmediğinde kalp hastalığı ve felç gibi hayati tehditler oluşturabilir. Propranolol ve metoprolol gibi tansiyon ilaçları, kalp atış hızını düşürerek ve kalp üzerindeki yükü azaltarak çalışır. Tansiyon ilacını aldığınız anda kahve içmek, vücudunuzun ilacı yeterince emme yeteneğini azaltabilir ve tedavinin etkinliğini düşürebilir. Bu nedenle, tansiyon ilaçlarını kullanan hastalar, ilaçlarını aldıktan sonra belirli bir süre kahve tüketiminden kaçınmalıdırlar.

Kolinesteraz inhibitörleri ve Alzheimer tedavisi

Alzheimer hastalığı ve demans gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanılan kolinesteraz inhibitörleri, beyin üzerinde doğrudan etki gösterir. Donepezil gibi bu ilaçlar, nörotransmitter asetilkolini korumaya yardımcı olarak bilişsel fonksiyonları destekler. Kahvede bulunan kafein, bu ilaçlarla ciddi etkileşime girerek onların etkinliğini azaltır. Kafein, ilacın beyne ulaşan miktarını önemli ölçüde düşürebilir ve tedavinin başarısını tehlikeye atabilir. Alzheimer veya demans tedavisi gören hastalar, kahve tüketimini minimize etmelidir.

Soğuk algınlığı ve alerji ilaçları

Alerji veya soğuk algınlığı semptomlarını hafifletmek için kullanılan ilaçlar, genellikle pseudoephedrine adlı bir sinir sistemi uyarıcısı içerir. Bu bileşik, kahvenin vücutta oluşturduğu etkilerle benzer özelliklere sahiptir. Pseudoephedrine'i kahve ile almak, huzursuzluk, kalp çarpıntısı ve uyku sorunu gibi yan etki riskini önemli ölçüde arttırır. Sudafed veya Allegra gibi ilaçlar alırken kahve içmekten kaçınmak, tedavinin güvenli ve etkili olmasını sağlamak açısından kritik önem taşır.

Diyabet ilaçları ve kan şekeri kontrolü

Diyabet yönetimi, kan şekeri seviyelerinin dikkatli bir şekilde kontrol edilmesini gerektirir. Yapılan araştırmalar, kafeinin diyabet semptomlarını kötüleştirebileceğini ve glikoz kontrolüne müdahale edebileceğini göstermektedir. Çok fazla kafein tüketmek, kan şekeri ve insülin seviyelerinizi yükseltebilir ve bu da diyabet yönetimini daha zorlaştırabilir. Diyabet tedavisi gören hastalar, kahve tüketimini sınırlandırarak kan şekerlerini daha iyi kontrol altında tutabilirler.

Methotrexate ve kanser tedavisi

Kanser tedavisinde yaygın olarak kullanılan methotrexate, bir immünosüpresif ilaçtır ve kemoterapi protokollerinin önemli bir parçasıdır. Kafein, vücudun methotrexate'i nasıl emdiğini etkiler ve bu nedenle ilaç alırken kahve içmek, kan dolaşımında daha yüksek ilaç seviyelerine neden olabilir. Bu durum, istenmeyen yan etkilerin artmasına ve tedavinin güvenliğinin tehlikeye girmesine yol açabilir.

Osteoporoz ilaçları ve kemik sağlığı

Kemiklerin mineral yoğunluğunu ve kütlesini kaybetmesi sonucu ortaya çıkan osteoporoz, kırık riskini önemli ölçüde arttırır. İbandronate ve risedronate gibi osteoporoz ilaçları, kemikleri güçlendirerek kırık riskini azaltmaya yardımcı olur. Bu ilaçlarla kahve ve diğer yüksek kafeinli içecekleri içmek, ilaçların emilimini etkiler ve daha az etkili olmalarına neden olabilir. Çoğu sağlık hizmeti sağlayıcısı, osteoporoz ilaçlarını yiyecek veya içecek (su hariç) olmadan almayı tavsiye eder.

Quinolone antibiyotikler ve enfeksiyon tedavisi

Ciprofloxacin gibi quinolone antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek için geniş çapta kullanılan güçlü ilaçlardır. Kafein ile alındığında, quinolone antibiyotikler kafeinin etkilerini artırabilir ve kalp çarpıntısı ile huzursuzluk gibi yan etki riskini önemli ölçüde arttırabilir. Bu antibiyotik tedavisi gören hastalar, tedavi süresi boyunca kafeinli içecekler tüketmekten kaçınmalıdırlar.

Tiroid ilaçları ve hormon dengesi

Tiroid ilaçları, vücuttaki tiroid hormonu miktarını düzenleyerek çalışır. Hipotiroidizmi olan kişilerde tiroid bezi yeterince hormon üretmediği için düşük tiroid hormonu seviyeleri görülür. Levothyroxine gibi tiroid ilaçlarıyla kahve içmek, ilacın etkinliğini azaltabilir. Kafein, vücudunuzun tiroid ilacını emme yeteneğini yarı yarıya düşürebilir ve tedavinin başarısını tehlikeye atabilir.


Etiketler:
kahve ve ilaçlar kafein etkileşimi reçeteli ilaçlar sağlık uyarısı ilaç güvenliği