ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Her gün kullandığımız plastiklerde hangi kimyasallar var? Yüzde 93'ü yüksek risk taşıyor

Çevresel Adalet Vakfı'nın yeni raporu, evlerde ve günlük hayatta kullanılan plastik eşyaların yüzde 93'ünde insan sağlığı için yüksek riskli kimyasallar bulunduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, kanser ve genetik değişikliklerden endokrin bozukluklara kadar geniş bir sağlık tehdidine dikkat çekiyor.

Eren Çoşkundili - | Son Güncelleme Tarihi:
Her gün kullandığımız plastiklerde hangi kimyasallar var? Yüzde 93'ü yüksek risk taşıyor

Çevresel Adalet Vakfı (EJF) tarafından hazırlanan ve CNN'e özel olarak sunulan son araştırma, evlerde ve kişisel bakımda yaygın biçimde kullanılan plastik ürünlerin neredeyse yüzde 93'ünde insan sağlığı için tehlikeli kimyasallar bulunduğunu gösterdi. Raporda, gıda ambalajlarından giysilere, oyuncaklardan hijyen ürünlerine kadar günlük hayatta karşılaşılan plastiklerdeki kimyasal maddelerin kansere, genetik bozukluklara, endokrin ve üreme sistemi sorunlarına yol açabileceği uyarısı yapıldı. Araştırmanın başında yer alan Naima Fenderl, plastik kimyasalların vücutta oluşturduğu riskleri ve maruz kalma düzeylerini detaylı biçimde analiz ettiklerini belirtti. Elde edilen sonuçlar, plastik kimyasalların insan sağlığı üzerindeki etkilerinin tahmin edilenden çok daha yaygın ve ciddi olduğunu ortaya koydu.

Çevresel Adalet Vakfı: Plastik kimyasallar her alanda risk oluşturuyor

Çevresel Adalet Vakfı'nın raporu, insanların günlük yaşamda temas ettiği beş temel plastik kategorisinde yüksek riskli kimyasalların oranlarını detaylı biçimde inceledi. Gıda ile temas eden plastiklerde bulunan kimyasalların yüzde 92'si insan sağlığı için tehlikeli olarak tanımlandı. Çocuk oyuncaklarının yüzde 89'u, tekstil ve giysilerin yüzde 93'ü, şişelenmiş su, mutfak eşyası, bahçe aletleri ve ofis malzemeleri gibi ev ürünlerinin ise yüzde 92'sinden fazlası yüksek riskli plastik kimyasallar içeriyor. Ayrıca, diş ipi, ped, adet ürünleri, hap kapsülleri, yamalar ve şırıngalar gibi hijyen ve tıbbi plastiklerin de yüzde 93'ünde tehlikeli kimyasallar yer alıyor. Bu oranlar, plastik kimyasalların evlerde, işyerlerinde ve sağlık alanında neredeyse her üründe bulunduğunu gösteriyor. Raporda, plastik kimyasalların sadece bireysel sağlığı değil, toplumsal sağlığı da tehdit ettiği vurgulandı.

Uzmanlar: Plastik kimyasalların etkisi yeterince bilinmiyor

Boston College Küresel Gezegen Sağlığı Gözlemevi'nin direktörü Dr. Philip Landrigan, raporun plastik kimyasallar konusundaki bilgi eksikliğine dikkat çekti. Landrigan, plastik kimyasalların insan hayatına beklenmedik şekillerde sızdığını ve bu maddelerin zararları konusunda yeterli veri bulunmadığını belirtti. Raporda, günlük kullanılan plastiklerde tespit edilen 3.552 kimyasalın yaklaşık yüzde 80'i hakkında toksisite veya maruz kalma riskiyle ilgili yeterli bilgi olmadığı ifade edildi. Landrigan, "Bu kimyasalların çocuklarımıza ve bize ne tür zararlar verebileceği konusunda bilim dünyasının elinde kesin bilgiler yok" dedi. Ayrıca, kimya endüstrisinin sahip olduğu verilerin kamuoyuyla paylaşılmaması, tüketicilerin ve bilim insanlarının riskleri tam olarak değerlendirmesini engelliyor. Uzmanlar, plastik kimyasalların sağlık üzerindeki etkilerini anlamak için daha fazla araştırma ve şeffaflık gerektiğini vurguluyor.

Amerikan Kimya Konseyi: Rapora eleştiri ve veri eksikliği vurgusu

Kimyasal üretim şirketlerini temsil eden Amerikan Kimya Konseyi, EJF'nin raporunun önemli veri kaynaklarını dışladığını ve bu nedenle dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Konseyin düzenleyici ve bilimsel işler başkan yardımcısı Kimberly Wise White, Uluslararası Kimya Dernekleri Konseyi'nin plastik katkı maddeleri veritabanı ile ABD ve Avrupa Birliği'ndeki düzenleyici veri tabanlarının analiz dışında bırakıldığını belirtti. White, "Raporun seçici çerçevesi, büyük düzenleyici çerçeveleri analizden dışlayarak kimyasalları düzenlenmemiş olarak yanıltıcı şekilde sunuyor" dedi. Bu eleştiriler, plastik kimyasalların düzenlenmesi ve denetlenmesi konusundaki uluslararası farklılıkların da altını çiziyor. Ancak, raporun ortaya koyduğu yüksek risk oranları, mevcut düzenlemelerin insan sağlığını korumada yetersiz kalabileceğini gösteriyor.

Plastik kimyasallar hayatımızın her alanında

Plastik kimyasallar, günlük yaşamın hemen her alanında karşımıza çıkıyor. ABD'de süpermarketlerde satılan ürünlerin yüzde 80'inden fazlası tek kullanımlık plastiklerle ambalajlanıyor. Giysilerin yaklaşık yüzde 60'ı plastik bazlı sentetik kumaşlardan üretilirken, çocuk oyuncaklarının yüzde 90'ı plastikten yapılıyor. Tencere, tava, mutfak aletleri, gıda saklama kapları ve mobilyalar gibi binlerce ev eşyasında da plastik kimyasallar bulunuyor. Bu yaygın kullanım, insan sağlığına yönelik potansiyel maruziyetin boyutlarını artırıyor. Araştırmacılar, plastik kimyasalların vücuttaki birikimi ve çevreye yayılması nedeniyle riskin sadece bireysel değil, küresel bir sorun haline geldiğini belirtiyor. Plastik kimyasalların çevresel etkileri ve biyolojik birikimi, sağlık üzerindeki uzun vadeli tehlikeleri büyütüyor.

PlastChem veritabanı: 16 bin kimyasalın 4 bini son derece tehlikeli

2024 yılında uluslararası bir bilim insanları ekibi, plastiklerdeki bilinen tüm kimyasalları kapsayan PlastChem adlı veritabanını oluşturdu. Bu veritabanında tanımlanan 16 bin kimyasalın 4 bin 200'ü insan sağlığı ve çevre için "son derece tehlikeli" kategorisinde yer alıyor. Kalan 10 binden fazla kimyasal hakkında ise hiçbir veri bulunmuyor. Çevresel Adalet Vakfı, analizinde PlastChem veritabanını temel aldı ve bulguları politika açısından anlamlı bir şekilde yeniden paketledi. PlastChem, özellikle BPA gibi bisfenoller, ftalatlar ve "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS gibi yüksek riskli kimyasal gruplarına odaklanıyor. Bu maddeler, kalp hastalığı, erken ölüm, obezite, düşük doğum ağırlığı, doğum kusurları ve nörogelişimsel bozukluklar gibi sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Ayrıca, bu kimyasallar çevrede kolayca bozulmuyor, vücutta birikiyor ve su kaynaklarına yayılıyor.

Mevzuat eksikliği: Yüksek riskli kimyasalların yarısı düzenlenmiyor

Naima Fenderl, bilinen yüksek riskli plastik kimyasalların yüzde 50'sinden fazlasının Avrupa Birliği gibi büyük yargı alanları veya uluslararası çevre anlaşmaları tarafından düzenlenmediğine dikkat çekti. Basel Sözleşmesi, Minamata Sözleşmesi, Montreal Protokolü, Rotterdam Sözleşmesi ve Stockholm Sözleşmesi gibi küresel anlaşmalar, birçok tehlikeli kimyasalı kapsam dışında bırakıyor. Fenderl, ABD'nin bu uluslararası anlaşmaların bazılarını onaylamamış olmasının, Amerikan tüketicilerini sağlık riskleri karşısında daha savunmasız hale getirdiğini belirtti. Bu durum, plastik kimyasalların düzenlenmesi ve kontrolü konusunda küresel bir standart eksikliğine işaret ediyor. Uzmanlar, uluslararası iş birliğinin ve kapsamlı mevzuatın sağlık risklerinin azaltılmasında kritik rol oynayacağını vurguluyor.

Plastik üretimi ve kimyasal çeşitliliği hızla artıyor

Plastik kimyasalların yaygınlığı, dünya genelinde plastik üretiminin hızla artmasıyla doğrudan bağlantılı. 1950 yılında yılda yaklaşık 2 milyon metrik ton plastik üretilirken, bugün bu rakam 430 milyon metrik tonu aştı. Bilim insanları, 2050 yılına kadar plastik üretiminin iki katına çıkacağını ve yılda 2 milyar metrik ton kimyasal plastik katkı maddesi üretileceğini öngörüyor. Dünya genelinde kimya endüstrisinin elinde 325 bin sentetik kimyasal bulunuyor. Bu kimyasalların yalnızca yüzde 20'si hakkında toksikolojik bilgiye sahip olunması, sağlık üzerindeki potansiyel riskleri daha da belirsiz kılıyor. Plastik kimyasalların kontrolsüz yayılımı, hem çevre hem de insan sağlığı için büyüyen bir tehdit oluşturuyor.

Uzmanlardan çağrı: Plastik kimyasallar için acil önlem alınmalı

Bilim insanları ve çevre kuruluşları, plastik kimyasalların insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkilerine karşı acil önlemler alınması gerektiğini savunuyor. Araştırmacılar, mevcut düzenlemelerin yetersiz kaldığını ve daha kapsamlı, şeffaf bir denetim mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Tüketicilerin, plastik kimyasalların içerik ve riskleri konusunda bilgilendirilmesi, üretici firmaların ise şeffaflık ve sorumluluk ilkesiyle hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor. Plastik kimyasalların sağlık üzerindeki etkilerini en aza indirmek için uluslararası iş birliği, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve etkili mevzuatın hayata geçirilmesi öneriliyor. Uzmanlar, plastik kimyasalların yaygınlığı ve sağlık risklerinin, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren küresel bir sorun haline geldiğini hatırlatıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
plastik kimyasallar ev eşyası tehlikesi çevre sağlığı EJF raporu sağlık riski