ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Gerçekten ne kadar protein yemeliyiz? Uzmanlar ne diyor?

Duygu Göktürk - | Son Güncelleme Tarihi:
Gerçekten ne kadar protein yemeliyiz? Uzmanlar ne diyor?

Stanford Tıbbı beslenme uzmanları, ABD'de federal diyet yönergelerinin protein alımını artırması ve sosyal medyada artan protein takviyesi trendiyle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Uzmanlar, protein tüketiminin abartılmasının sağlık açısından riskler taşıyabileceğini ve toplumun gerçek protein ihtiyacının bilimsel verilerle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

ABD'de federal diyet yönergelerinin protein alımını artırması ve sosyal medyada protein takviyelerinin yoğun biçimde tanıtılması, beslenme alışkanlıklarında önemli değişikliklere yol açtı. Stanford Tıbbı'ndan alanında uzman diyetisyenler ve bilim insanları, protein tüketimiyle ilgili kafa karışıklığını gidermek ve yanlış anlamalara açıklık getirmek amacıyla bilimsel değerlendirmelerini paylaştı. Uzmanlar, market raflarında protein artırılmış ürünlerin hızla çoğalmasına rağmen, toplumun gerçek protein ihtiyacının abartıldığına dikkat çekti. ABD'de önerilen protein miktarlarının artırılması, özellikle sosyal medya etkisiyle yaygınlaşan yüksek protein tüketiminin sağlık üzerindeki etkilerini tartışmaya açtı. Stanford Tıbbı beslenme uzmanları, protein alımının vücuttaki temel işlevler için gerekliliğini kabul ederken, aşırıya kaçan tüketimin ve yanlış bilgilendirmenin risklerine karşı uyarılarda bulundu.

Marily Oppezzo: 'Protein sihirli bir çözüm değil'

Stanford Önleme Araştırma Merkezi'nde diyetisyen ve tıp eğitmeni olarak görev yapan Marily Oppezzo, protein konusundaki toplumsal algının abartıldığını belirtti. Oppezzo, 1990'larda düşük yağlı gıdalara gösterilen ilginin benzerinin bugün protein için yaşandığını söyledi. Ona göre, protein elbette sağlıklı bir diyetin vazgeçilmez bir parçası; ancak sosyal medyada yaratılan mucizevi etki gerçeği yansıtmıyor. Vücudun temel yapı taşlarından biri olan protein, kaslardan saç ve cilde kadar pek çok dokunun oluşumunda rol oynuyor. Oppezzo, "Protein alımı önemli, fakat Instagram'da anlatıldığı kadar mucizevi bir çözüm değil" diyerek, toplumun protein abartısına karşı dikkatli olması gerektiğini aktardı. Uzmanlar, protein ihtiyacının karşılanmasında temel olanın, dengeli ve çeşitli bir beslenme olduğunu vurguladı. Ayrıca, vücudun temel amino asitleri sentezleyemediği için dışarıdan alınması gerektiğini, ancak Amerikan toplumunun büyük bölümünün bu ihtiyacı zaten fazlasıyla karşıladığını belirtti.

Christopher Gardner: 'Yüksek protein furyası bilimsel temelden yoksun'

Stanford Önleme Araştırma Merkezi'nin beslenme çalışmaları direktörü Christopher Gardner ise, federal diyet yönergelerinde yapılan protein artışının bilimsel olarak desteklenmediğini ifade etti. Gardner, ABD'deki yetişkinlerin halihazırda önerilen miktarların üzerinde protein aldığını, yeni yönergelerin ise bu durumu daha da teşvik ettiğini söyledi. Son revizyonla birlikte, yetişkinler için önerilen günlük protein miktarı kilogram başına 1.2 ila 1.6 grama yükseldi. Bu, 68 kilogram ağırlığında bir yetişkinin günde 80 ila 110 gram protein tüketmesi anlamına geliyor. Gardner, "Gerçekten bu kadar yanıldık mı? Yeni kanıtlar yok. Protein, pazarlama açısından en çok kullanılan ürünlerden biri haline geldi" diyerek, bu artışın bilimsel bir dayanağı olmadığını vurguladı. Ayrıca, eski ve yeni diyet yönergeleri arasındaki farkın, Amerikalıların zaten yeterli protein tüketiyor olması nedeniyle büyük ölçüde önemsiz olduğunu belirtti. Gardner, 1980'lerde yapılan kontrollü diyet çalışmalarıyla belirlenen kilogram başına 0.8 gramlık RDA'nın, toplumun %98'inin ihtiyacını karşılayacak şekilde oluşturulduğunu hatırlattı.

Kas kaybı ve yaşlı nüfus için protein önerileri

Protein alımı özellikle yaşlı yetişkinler ve kilo kaybı sürecinde olanlar için ayrı bir önem taşıyor. Marily Oppezzo, 40 yaş üstü bireylerde ve kilo vermek amacıyla ilaç kullananlarda kas kaybını önlemek için kilogram başına 0.8 gramdan daha fazla protein alınmasının faydalı olabileceğini açıkladı. Kilo kaybı ilaçları kullanan ve aktif olarak kilo veren kişilerde, "ayarlanmış vücut ağırlığı" üzerinden kilogram başına 1.6 gram protein önerdiğini belirtti. Bu yaklaşım, kas kaybı riskini azaltmayı hedefliyor. Ancak Oppezzo, kasların korunmasında asıl belirleyici faktörün direnç antrenmanı olduğunu vurguladı. McMaster Üniversitesi'nden Stuart Phillips'in "Protein pastanın üzerindeki krema, asıl pasta egzersizdir" sözünü hatırlatan Oppezzo, güç antrenmanının kas kaybını önlemede protein alımından daha etkili olduğunu söyledi. Yani, yüksek proteinli bir diyetin tek başına kas kaybını önlemede yeterli olmadığını, fiziksel aktivitenin öneminin altını çizdi.

Protein alımında dengenin önemi: Lif tüketimi göz ardı edilmemeli

Stanford Tıbbı uzmanları, yüksek protein tüketiminin potansiyel zararlarına da dikkat çekti. Christopher Gardner, fazla protein alımının tek başına zararlı olmayabileceğini; ancak bu proteinin kaynağının ve diyetin genel dengesinin önemli olduğunu söyledi. Özellikle kırmızı etin yoğun tüketimi, doymuş yağ alımını artırarak kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Gardner, Amerikalıların protein tüketimini artırırken lifli gıdalardan uzaklaştığını belirtti. Ulusal anketler, ABD'de yetişkinlerin yalnızca %5'inin önerilen lif miktarını karşıladığını gösteriyor. Oysa lif, bağırsak sağlığı ve kronik hastalık risklerinin azaltılması açısından büyük önem taşıyor. Gardner, "İltihabı azaltabilen ve kanseri önleyebilen birçok antioksidan var ve bunlar et, peynir ve protein barlarında bulunmuyor" diyerek, lif ve antioksidan açısından zengin baklagiller, tam tahıllar ve sebzelerin diyetin vazgeçilmez bir parçası olması gerektiğini vurguladı. Amerikan toplumunun baklagil tüketiminin son derece düşük olduğunu, ortalama bir bireyin günde 10 gramdan az baklagil tükettiğini aktardı. Uzmanlar, protein ihtiyacını karşılarken lifli ve bitkisel gıdalara da yer verilmesi gerektiğini hatırlattı.

Protein efsaneleri: Tamamlanmamış protein ve öğün dağılımı yanlışları

Christopher Gardner, kamuoyunda yaygın olan "tamamlanmamış protein" efsanesine de açıklık getirdi. Uzun yıllardır bitki proteinlerinin tam olmadığı ve hayvansal proteinlerle birlikte alınması gerektiği savunuluyordu. Gardner, bitki proteinlerinin de 20 amino asidin tamamını içerdiğini, ancak bazı amino asitlerin miktarının daha düşük olabileceğini söyledi. ABD'de ortalama protein alımının oldukça yüksek olduğunu, bu nedenle amino asit dengesizliğinin pratikte bir sorun teşkil etmediğini aktardı. Ayrıca, protein alımının gün içinde öğünlere eşit olarak dağıtılması gerektiği yönündeki görüşün de bilimsel olarak zorunlu olmadığını belirtti. Yapılan araştırmalar, proteinin tek öğünde veya gün içine yayılarak alınmasının vücudun protein metabolizması üzerinde belirgin bir fark yaratmadığını gösteriyor. Ancak yaşlı bireylerde, protein alımının öğünlere bölünmesinin yeterli protein alınmasını kolaylaştırabileceği ifade edildi. Ayrıca, egzersiz sonrasında protein tüketiminin kas onarımı için kritik olduğu görüşünün de abartıldığını belirten Gardner, "anabolik pencere"nin yaklaşık 24 saat sürdüğünü ve günün geri kalanında normal öğünlerle protein ihtiyacının karşılanabileceğini söyledi.

Stanford Tıbbı'ndan protein tüketimine dair son değerlendirme

Stanford Tıbbı beslenme uzmanları, yüksek proteinli diyetlerin tek başına zararlı olmayabileceğini; ancak bunun yanında diyet dengesinin ve diğer besin öğelerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, sebze, meyve, tam tahıl ve kuruyemiş gibi besinlerin sağladığı lif, vitamin, fitokimyasal ve antioksidanlardan mahrum kalınmaması gerektiğinin altını çizdi. Protein alımının gerekliliği bilimsel olarak kabul edilse de, bunun abartılıp mucizevi bir çözüm olarak sunulmasının toplum sağlığı açısından riskler barındırdığına dikkat çekildi. Sonuç olarak, Stanford Tıbbı'nın bilimsel değerlendirmeleri, protein tüketiminde aşırılıktan kaçınılması, dengeli beslenmenin ön planda tutulması ve toplumun doğru bilgilendirilmesi gerekliliğini ortaya koydu.


Etiketler:
protein beslenme Stanford Tıbbı diyet sağlık