ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bilim insanlarından uyarı! Ultra işlenmiş gıdaların gerçek yüzü ortaya çıktı

Mehmet Can Çoban - | Son Güncelleme Tarihi:
Bilim insanlarından uyarı! Ultra işlenmiş gıdaların gerçek yüzü ortaya çıktı

Bilim insanlarının son dönemde yaptığı uyarılar, ultra işlenmiş gıdaların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini bir kez daha gündeme getirdi. Özellikle karaciğer, bağırsak ve kalp hastalıkları ile ruh sağlığı üzerindeki riskler, uzmanların dikkat çektiği başlıca konular arasında yer alıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Son yıllarda Türkiye'de ve dünyada hızla artan ultra işlenmiş gıda tüketimi, bilim insanlarının ciddi uyarılarına neden oldu. Özellikle Kasım ayında bir araya gelen 43 uzmandan oluşan uluslararası araştırma grubu, ultra işlenmiş gıdaların insan vücudunda yol açtığı zararları kamuoyuyla paylaştı. Yapılan bilimsel çalışmalar, bu tür gıdaların başta karaciğer olmak üzere, bağırsak, kalp ve beyin gibi hayati organlarda kalıcı hasarlara yol açabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, ultra işlenmiş gıdaların besleyici gıdaların yerini alarak diyet kalitesini düşürdüğünü ve birçok kronik hastalığın yanı sıra erken ölüm riskini de artırdığını belirtti.

Ultra işlenmiş gıdalar nedir, hangi ürünler bu gruba giriyor?

Ultra işlenmiş gıdalar, birden fazla endüstriyel işlemden geçen ve genellikle katkı maddeleriyle zenginleştirilen ürünler olarak tanımlanıyor. Türkiye'de market raflarında sıkça karşılaşılan işlenmiş etler, cipsler, dondurma, seri üretim ekmekler, bazı kahvaltılık gevrekler, bisküviler, hazır yemekler ve gazlı içecekler bu gruba dahil ediliyor. Bu ürünler genellikle yüksek oranda doymuş yağ, tuz ve şeker içeriyor. Uzmanlar, ultra işlenmiş gıdaların aşırı tüketilmesinin, insanların daha sağlıklı ve besleyici gıdalara daha az yer ayırmasına neden olduğunu vurguluyor. Bu durum, özellikle çocuklar ve gençler arasında sağlıksız beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşmasına yol açıyor.

Karaciğer sağlığı üzerinde ciddi tehdit

2023 yılında Liverpool Üniversitesi tarafından 60.000'den fazla kişi üzerinde gerçekleştirilen geniş çaplı bir araştırma, ultra işlenmiş gıdaların yağlı karaciğer hastalığı riskini önemli ölçüde artırdığını gösterdi. Türkiye'de de benzer şekilde, hazır yemekler ve atıştırmalıkların yaygınlaşması, karaciğer sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Alkol dışı yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), karaciğerde yağ birikmesiyle ortaya çıkan ve ilerleyen dönemlerde siroz, karaciğer yetmezliği, kanser ve sepsis gibi ölümcül sağlık sorunlarına yol açabilen bir hastalık olarak biliniyor. Araştırmalar, ultra işlenmiş gıdaların ambalajlarında kullanılan endüstriyel kimyasalların da bu hastalığın ilerlemesini hızlandırabileceğine işaret ediyor. Özellikle fazla kilolu bireylerde, ultra işlenmiş gıdaların yoğun tüketimiyle birlikte yağlı karaciğer hastalığına yakalanma olasılığı daha da yükseliyor.

Bağırsak sağlığı ve mikrobiyom üzerindeki etkiler

Ultra işlenmiş gıdaların bağırsak sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri de bilim insanlarının gündeminde. Liverpool Üniversitesi'nden Dr. Alex Henney, ultra işlenmiş gıdaların gıda matrisini bozarak bağırsak mikrobiyomunun dengesini olumsuz etkilediğini belirtti. Bu tür gıdaların protein ve sağlıklı lifler yerine, çoğunlukla yağ ve rafine karbonhidrat içermesi, bağırsakların ihtiyaç duyduğu sinyallerin iletilmesini engelliyor. Sonuç olarak, sindirim sistemi sağlıklı bir şekilde çalışamıyor ve bireyler aşırı yeme eğilimi gösterebiliyor. Ayrıca, yapılan çeşitli araştırmalar, ultra işlenmiş gıdaların Crohn hastalığı ve diğer iltihabi bağırsak hastalıkları riskini artırdığını ortaya koydu. Bilim insanları, özellikle 50 yaş altındaki bireylerde bağırsak kanseri vakalarındaki artışın arkasında ultra işlenmiş gıda tüketiminin rolünü araştırıyor.

Kardiyovasküler hastalıklar ve kalp sağlığı

Uzun süreli ultra işlenmiş gıda tüketiminin bir diğer önemli sonucu ise kardiyovasküler hastalık riskinin artması. Son dönemde Amerika'da yapılan bir araştırma, özellikle şekerli içecekler ve işlenmiş etlerin kalp sağlığı üzerinde diğer ultra işlenmiş gıdalara göre daha zararlı olduğunu gösterdi. Bununla birlikte, bazı ultra işlenmiş gıdaların (örneğin paketlenmiş ekmek, kahvaltılık gevrekler, tuzlu atıştırmalıklar ve süt bazlı tatlılar) kalp hastalığıyla doğrudan ilişkilendirilmediği de belirtildi. Harvard Üniversitesi'nden Doç. Dr. Josiemer Mattei, tüm ultra işlenmiş gıdaların aynı derecede zararlı olmadığını, bazılarının içerdiği besin maddeleri sayesinde olumsuz etkileri dengeleyebileceğini ifade etti. Ancak genel olarak, ultra işlenmiş gıdaların aşırı tüketimi kalp krizi, inme ve diğer kardiyovasküler rahatsızlıkların görülme sıklığını artırıyor.

Beyin ve ruh sağlığına etkileri

Ultra işlenmiş gıdaların yalnızca fiziksel sağlık üzerinde değil, aynı zamanda zihinsel sağlık üzerinde de olumsuz etkileri bulunuyor. The Times'ın aktardığına göre, aşırı hazır yemek ve tatlı tüketimi, bireylerin depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlar yaşama olasılığını artırıyor. Fransa'da 26.000'den fazla kişiyle yapılan bir araştırmada, ultra işlenmiş gıda tüketimi ile depresyon riski arasında anlamlı bir ilişki tespit edildi. Ayrıca, Çin'de gerçekleştirilen bir başka çalışmada, ultra işlenmiş gıdaların demans gelişme riskini yükselttiği ortaya kondu. Alzheimer Araştırmaları Birleşik Krallık kuruluşu da bu bulguları doğruladı. Türkiye'de de benzer şekilde, modern yaşamın getirdiği hızlı tüketim alışkanlıklarının, bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkilediği gözlemleniyor.

Bilim insanlarından uyarı: Araştırmalar devam ediyor

Uzmanlar, ultra işlenmiş gıdaların insan sağlığı üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için yeni araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Mevcut bulgular, bu ürünlerin başta karaciğer, bağırsak, kalp ve beyin olmak üzere birçok organ üzerinde ciddi riskler taşıdığını gösteriyor. Bilim insanları, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin ultra işlenmiş gıdalardan uzak durması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve taze, doğal gıdalara yönelimin artırılması gerektiği ifade ediliyor. Türkiye'de de bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması, sağlık politikalarının geliştirilmesi ve bireylerin bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Sonuç olarak, ultra işlenmiş gıdaların sağlık üzerindeki olumsuz etkileri bilimsel olarak her geçen gün daha net bir şekilde ortaya konuyor. Türkiye'de de bu konuda alınacak önlemler ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, toplum sağlığının korunması açısından kritik bir rol oynuyor. Uzmanlar, ultra işlenmiş gıdaların mümkün olduğunca azaltılması ve doğal besinlerin tercih edilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.


Etiketler:
ultra işlenmiş gıdalar sağlık beslenme kronik hastalıklar Türkiye