Tarih ve lezzeti buluşturan Gaziantep'ten ziyaretçilerine eşsiz deneyim

Tarih ve lezzeti buluşturan Gaziantep, ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor. Kent; Zeugma Mozaik Müzesi, bakır atölyeleri ve zengin mutfağıyla öne çıkıyor. Gastronomi alanında UNESCO'nun Yaratıcı Şehirler Ağı'na giren Gaziantep, zengin kültürüyle damak tadını bir araya getiriyor.
Anadolu'nun ilk yerleşim merkezlerinden biri olan, Gaziantep, sadece bir şehir değil; insanlık tarihinin canlı bir şahididir. Paleolitik çağdan Osmanlı'ya kadar uzanan on bin yıllık sırrını bağrında taşıyan bu kadim metropol, bugün beş organize sanayi bölgesiyle bölgenin ekonomik lokomotifi olurken, her yıl ağırladığı binlerce yerli ve yabancı turistle de açık hava müzesi kimliğini koruyor. Kültürlerin, dinlerin ve medeniyetlerin birbirinin içinde sentezlendiği bu topraklar, ziyaretçilerine hem görsel hem de gastronomik bir şölen vaat ediyor.
ŞANLI DİRENİŞİN ABİDESİ
6000 yıllık bir höyük üzerine kurulu olan Gaziantep Kalesi, tüm ihtişamıyla kentin siluetini belirliyor. Bu kale kente "Gazi" unvanını kazandıran, Kurtuluş Savaşı'ndaki o destansı Antep Savunması'nın, açlığa ve cephanesizliğe rağmen teslim olmayan 6317 şehidin anısını yaşatan şanlı bir abidedir. Gaziantep Kalesi'nin içinde bir bölüm Panorama Müzesi'ne ayrılmış ve bu bölümde savaş yıllarını anlatan resimler, maketler ve heykellerin olduğu bir galeri var. Galeride halkın ve askerlerin İstiklal Savaşı'nda verdiği mücadele anlatılıyor.

Gaziantep Kalesi
DÜNYANIN GÖZÜ BURADA
MÖ 300 yılında Büyük İskender'in generali Selevkos Nikator tarafından kurulan Zeugma Antik Kenti, Roma döneminde "geçit-köprü" anlamına gelen adıyla altın çağını yaşadı. MS 256'da Sasaniler tarafından yakılıp yıkılsa da o dönemin ihtişamı, Zeugma Mozaik Müzesi'nde sergileniyor. Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan bu komplekste, kentin simgesi haline gelen ve gözlerindeki hüzünlü bakışla büyüleyen "Çingene Kızı" mozaiği başta olmak üzere, Fırat'ın suları altından kurtarılan yüzlerce metrekarelik mozaik, Roma ihtişamını günümüze taşıyor.

Zeugma Mozaik Müzesi

ADIM ADIM KADİM KENT
Tarihi dokuyu hissetmek ve kentin hafızasına yolculuk etmek isteyenler için işte adım adım Gaziantep rotası; Bey Mahallesi ve Tarihi Antep Evleri: Taş sokakları ve cumbalı konaklarıyla eski Antep yaşamının kalbi. Zincirli Bedesten ve Almacı Pazarı: Baharat kokularının birbirine karıştığı, yöresel lezzetlerin ve el sanatlarının ticaret merkezi. Rumkale: Fırat Nehri ile Merzimen Çayı'nın birleştiği noktada, sarp kayalıklar üzerinde yükselen büyüleyici bir Orta Çağ mirası. Şahinbey Milli Mücadele Müzesi ve Panorama 25 Aralık Müzesi: Kurtuluş mücadelesinin ruhunu interaktif ve devasa panoramalarla yaşatan tarihi duraklar. Emine Göğüş Mutfak Müzesi: Türkiye'nin ilk mutfak müzesi olarak, Antep lezzetlerinin mutfak araç gereçleri ve gelenekleriyle sergilendiği nokta. Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi: Bey Mahallesi'nde tarihi bir konakta, dünya çocuklarının düşlerini bir araya getiren masalsı bir durak.
UNESCO TESCİLLİ LEZZET İMPARATORLUĞU
Gaziantep misafirlerine tam bir lezzet şöleni sunuyor. Nitekim mutfağı, 2015 yılında UNESCO tarafından 'Yaratıcı Şehirler Ağı'na dahil edilerek dünyaca tescillenmiştir. Kentin 'yeşil altını' olarak bilinen, dünyadaki muadillerini geride bırakan Antep fıstığı yatar. Mutfak kültürünün tescilli kralı ise kırk kat incecik yufkanın, has fıstık ve sadeyağla buluşup odun ateşinde pişmesiyle ortaya çıkan, Avrupa Birliği'nden coğrafi işaret tescili alan ilk Türk ürünü Antep baklavasıdır.

Mutfaktaki bir diğer şaheser, hikayesi Yavuz Sultan Selim dönemine kadar uzanan, közlenmiş patlıcanlı ve süzme yoğurtlu dumanlı alt tabanın, zırh kıymasıyla buluştuğu Alinazik kebabıdır, saray zarafetini tabağa taşır.

Sofralarının vazgeçilmezi ise Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde "lahm-ı acinli börek" diye övdüğü, 300 yıllık geçmişe sahip Gaziantep lahmacunudur.

ÇEKİÇ SESLERİNİN BİN YILLIK MELODİSİ
Hanlar bölgesinde yer alan ve 19. yüzyıldan beri zanaatın nabzını tutan Gaziantep Bakırcılar Çarşısı, düzgün kesilmiş sert kalker (keymıh) taşından yapılmış dükkanlarıyla sizi zaman tüneline sokuyor. Ahşap kaplamalı dükkânlardan yükselen çekiç sesleri, bin yıllık el sanatının yaşayan melodisidir. Usta eller, sabırla bakırı işlerken; hemen yanı başındaki dükkanlarda sedefkarlık ve yemenicilik gibi yok zanaatlar da yaşatılıyor.
- Popüler Haberler -
Karahantepe'de ziyaretçi merkezi ve çevre düzenlemesi projelerinde sona yaklaşıldı
Zeugma Mozaik Müzesi'nde Bayram tatilinde yoğun ziyaretçi akını
30 yıl sonra bulundu! Harry Potter kitabı rekor fiyata satıldı
Üstad Necip Fazıl'ın vefatının 43. yılı! Eserleriyle derin izler bıraktı
Zeugma'nın Çingene Kızı mozaiği için bir parça daha Türkiye'ye geldi!
Sebastian Stan'dan The Batman: Part II'deki rolüne dair çarpıcı açıklama



