ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye mesajı... "Adım adım hayata geçiyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Programında açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye sürecine değinen Erdoğan, "Ülkemizin yaklaşık yarım asrına mal olan terör meselesini kalıcı biçimde çözme yolunda kayda değer mesafe aldık. Terörsüz bölge hedefimizle de daha geniş bir vizyon ortaya koyduk. Şimdi bu vizyonun adım adım hayata geçmekte olduğunu görüyoruz." dedi.

HABER MERKEZİ - | Son Güncelleme Tarihi:
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye mesajı... "Adım adım hayata geçiyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Külliye'de düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Programında önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;

Kıymetli misafirler, sizlerle birlikte milletimizin her bir ferdinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı bir kez daha tebrik ediyorum. Biraz önce mesajlarını dinlediğimiz askerlerimizin her birini kutluyor, kendileriyle milletçe gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu anlamlı günde sizlerin huzurunda 104 sene önce milletimizi büyük zaferle buluşturan kahraman ordumuzun başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını, Polatlı'dan top seslerinin geldiği günlerde bile milletin emanetine sahip çıkan meclisimizin vatanperver üyelerini, millî mücadelede toprağa düşenler başta olmak üzere vatanımız, bayrağımız ve bağımsızlığımız için canlarını feda etmiş tüm şehitlerimizi bugün bir kere daha rahmetle, minnetle yâd ediyorum.

İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif'in "Hakk'ın bu veli kulları taş türbeye girmez, / Ufrana bürünmüş yalnız Fatiha bekler" dediği cümle şühedanın ruhlarına hep beraber fatihalarımızı, dualarımızı gönderiyor; Cenab-ı Allah mekânlarını cennet, makamlarını âli eylesin diyoruz.

Türk milletinin istiklal mücadelesinin en kritik safhalarından biri olan Büyük Taarruz, millî mücadelenin son ve belirleyici aşamasıdır. 26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'den başlatılan taarruz, Gazi Mustafa Kemal'in komutasında yürütülen ve dört gün süren göğüs göğüse çarpışmaların ardından Dumlupınar'da kesin bir zaferle sonuçlanmıştır. 30 Ağustos günü milletimiz, kendisine kefen biçen müstevlilerin heveslerini kursaklarında bırakmış, Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açmıştır. Milletimiz türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen kazandığı bu zaferle 1071 Malazgirt Zaferi'nden beri kendisine vatan kılınan toprakların Türk yurdu ve İslam toprağı olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir. 30 Ağustos, Türk'ü Anadolu'dan atmak, şayet güçleri yetseydi kökümüzü kazımak isteyen işgalcilerin hüsran, milletimizin ise bayram günüdür.

Gazi Mustafa Kemal, 30 Ağustos'un ne manaya geldiğini Büyük Zafer'in ikinci yılında Dumlupınar'da Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı'nın temelini atarken yaptığı konuşmada bakınız nasıl anlatıyor:

"Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk devletinin, Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırılmış oldu. Sonsuz hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada pervaz eden şühedanın ruhları devletimizin ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır. Burada temelini attığımız şehit asker abidesi işte o ruhları, o ruhlarla beraber gazi arkadaşlarını, fedakâr ve kahraman Türk milletini temsil edecektir. Bu abide, Türk vatanına göz dikeceklere Türk milletinin 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, saldırısını, gücü ve iradesindeki şiddeti hatırlatacaktır."

Sadece Dumlupınar'daki şehit asker abidesi değil; asırlardır bu topraklarda ödediğimiz ve hasımlarımıza ödettiğimiz bedeller, milletimizin istiklali söz konusu olduğunda neleri göze aldığının canlı birer şahididir. Kıymetli dostlar, 1071'de Malazgirt'te başlayıp 1922'de Dumlupınar'da zirveye ulaşan zaferler silsilemize baktığımızda şunu görüyoruz: Biz tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir milletiz. Geçmişteki bütün devletlerimiz gibi son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti'ni de birilerinin lütfuyla değil, her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduk. İstiklalimizi öyle büyük güçlerin, emperyalist güçlerin yardımıyla değil; yüzyıllardır kınalı kuzularını "ya şehit ol ya gazi" diyerek dualarla cepheye uğurlayan analarımızın fedakârlığıyla kazandık. Biz başkalarına bel bağlayarak değil, kendi bileğimizin gücüne inanarak, birbirimize dayanarak, gerektiğinde aynı siperlerde aynı hilal uğruna can vererek bu topraklarda var olduk; bin yıldır böyle ayakta kaldık.

Şu değişmez hakikatin altını bugün bir kez daha, tekrar çiziyorum: Bizi tanımak isteyenler Malazgirt'e, Çanakkale'ye baksın. Bu milletin fıtratını anlamak isteyenler büyük zafere baksın. Bu ülkenin hangi şartlar altında kurulduğunu öğrenmek isteyenler millî mücadeleye baksın. Bu milletin seciyesini görmek isteyenler Nene Hatunlara, Kara Fatmalara, Şerife Bacılara, Şahin Beylere, Sütçü İmamlar'a baksın. 15 Temmuz gecesi ölüm kusan silahlara meydan okuyan serdengeçtilere baksın; 15 Temmuz'dan 40 gün sonra yaptığımız Fırat Kalkanı Harekâtı'na baksın. Türkiye'yi tahrik etmeye çalışanlar, ham hayallere kapılmadan önce açıp kendi geçmişlerini de görecekleri bir tarih kitabı okusun. Şunu herkes iyi bilsin, iyi anlasın ki; ecdadımızın heybeti mârufu cihandır: "Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır."

Burada şu gerçeği de özellikle hatırlatmak istiyorum: Sınırlar ülkeleri fiziken ayırabilir ama kalpleri ayıramaz, insanları ayıramaz. Bilhassa asırlardır aynı kıbleye yönelen, aynı mukaddes kitaba inanan, aynı peygambere gönül düşüren kardeşler arasına asla hudut çizilemez. Türkiye olarak komşularımızdan başlayarak gönül ve kültür coğrafyamızla ilişkilerimizi, işbirliklerimizi her alanda güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

Madem bölgemiz zor olduğu kadar tarihî bir süreçten geçiyor, bizim de milletçe buna uygun hareket etmemiz gerekiyor. Hatırlarsanız bundan iki yıl önce yine bu kürsüden milletimize iç cepheyi tahkim etme çağrısı yapmıştık. Hamdolsun bu çağrımız hem siyasette hem de milletimiz nezdinde mâkes buldu. Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli'nin de çok kıymetli katkılarıyla ülkemizde yeni bir dönemin kapıları aralandı. Ülkemizin yaklaşık yarım asrına mal olan terör meselesini kalıcı biçimde çözme yolunda kayda değer mesafe aldık. Terörsüz bölge hedefimizle de daha geniş bir vizyon ortaya koyduk. Şimdi bu vizyonun adım adım hayata geçmekte olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Suriye'de olduğu gibi terör defterleri kapandıkça umutlar büyüyecek, coğrafyamızda farklı bir rüzgâr esmeye başlayacak. Nasıl 10-15 sene önce söylediklerimiz Cenab-ı Allah'ın yardımıyla bugün tek tek gerçeğe dönüşüyorsa, bugün söylediklerimizin de çok uzak olmayan bir vakitte gerçekleştiğine inşallah hep beraber şahitlik edeceğiz.

Gerek millet, gerekse bölgedeki kardeş halklar olarak büyük sıkıntıların ardından tarihe yeni bir altın sayfa yazma fırsatı yakalamış durumdayız. Allah'ın izniyle bu fırsatın kaçmasına müsaade etmeyeceğiz. Bunun için en büyük ihtiyacımız birliktir, beraberliktir. Siyasi görüşümüz, kökenimiz farklı olsa dahi tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet şiarımız etrafında kenetlenmektir. İhtiyacımız olan büyük Türkiye mutabakatıdır.

Ben milletimizin tarihin bizi çağırdığı ufuklara doğru gür bir ırmak misali önüne çıkan bentleri yıkarak akacağına yürekten inanıyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu duygularla bir kez daha 30 Ağustos Zafer Bayramınızı tebrik ediyorum.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
Erdoğan Zafer Bayramı Açıklamalar