TCMB'nin 2026 Enflasyon Raporu açıklandı: Savaşın etkilerine rağmen kararlılık devam ediyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ikinci Enflasyon Raporu belli oldu. Merkez Bankası Başkanı Karahan'ın sunumu ile açıklanan raporda 3 yıllık enflasyon beklentileri ortaya çıktı. Karahan, 'Savaşın enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk. Savaşın etkilerine rağmen kararlılığımızdan vazgeçmedik.' dedi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İstanbul Finans Merkezi Yerleşkesi'nde yılın ikinci Enflasyon Raporu'nu açıkladı.
TCMB Başkanı Fatih Karahan, enflasyonda belirgin düşüş yaşanmasına rağmen yüksek seyrin korunduğunu belirterek, dezenflasyon sürecinde veri odaklı ve ihtiyatlı bir yaklaşım izleyeceklerini vurguladı.
Karahan'ın Enflasyon Raporu 2026-II Bilgilendirme Toplantısı konuşmasından satır başları:
Bir önceki Enflasyon Raporu toplantımızda 2026 yılına dair ilk öngörülerimizi sizlerle paylaşırken, küresel dinamiklerin de dezenflasyonun seyri açısından her zaman çeşitli riskler taşıdığını konuşmamın en başında not düşmüştüm.
Savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk.
#CANLI Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı (@yfatihkarahan): Küresel büyüme görünümüne ilişkin beklentiler, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle zayıfladı. Bu nedenle 2026 yılı dış talep varsayımımızı aşağı yönlü güncelledik. pic.twitter.com/ja5bzTgvTS
— 24 TV (@yirmidorttv) May 14, 2026
Nitekim, yaşanan etkilerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları para politikası duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönem para politikası kararlarında bunu göz önüne alarak temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda tüm araçlarımızı kullanmaya devam edeceğiz.
Küresel ekonomik görünüme ilişkin halihazırda süregelen belirsizliğin, jeopolitik gelişmeler kaynaklı belirgin şekilde yükseldiğini görüyoruz.
Şubat ayı sonunda başlayan savaş ile keskin bir şekilde artan enerji fiyatları yüksek düzeyini koruyor.
Yüksek küresel belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere, birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz.
Gelişmiş ülkelerde beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini ve bazılarında faiz artışı olasılıklarının da piyasa fiyatlamalarına yansıdığını görüyoruz.
Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonunda dengeli seyir devam etmekte.
İşsizlik oranı geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergeler daha az sıkı bir işgücü piyasasına işaret ediyor.
Çeyreklik olarak yatay seyreden kart harcamaları talepteki yavaşlamayı teyit ediyor.
Talebe ilişkin veriler bir bütün olarak, ilk çeyrekte talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğunu gösteriyor.
Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış gerçekleşti.
Bununla birlikte, korumacı önlemlerin küresel talep üzerinde oluşturduğu mevcut risklere, jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki artış kaynaklı riskler de eklendi.
Nisan ayı itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,4 seviyesinde gerçekleşti.
2026 yılı şubat ayı sonunda Orta Doğu'da başlayan gerilim, negatif arz şoklarına yol açarak, yakın dönem enflasyon görünümünde öne çıkan ana unsur oldu.
- Popüler Haberler -
Yerel kalkınma teşvik programı çağrı sonuçları açıklandı
Bakan Bolat: STA müzakerelerinin tamamlanmasıyla 40 milyar dolarlık ortak hedefe ulaşmayı amaçlıyoruz
Tohumda ihracat rekoru: Yüzde 141 karşılama oranı
Baykar ve Leonardo ortak girişimine yeşil ışık
Emsal karar; artık onlar da ihbar tazminatı alacak
Vergi Denetim Kurulu: 2021-2024'te 4 milyon araç satışıyla ilgili geniş çaplı inceleme yok



