ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Taklamakan'da devrim! Çin'in çölü balık çiftliğine dönüştürme hikâyesi

Tunahan Köpüklü - | Son Güncelleme Tarihi:
Taklamakan'da devrim! Çin'in çölü balık çiftliğine dönüştürme hikâyesi

Çin, Taklamakan Çölü'nde başlattığı yapay okyanus projesiyle milyonlarca balığı dev tanklarda yetiştiriyor. Sincan bölgesinde hayata geçirilen bu yenilikçi girişim, çölün ortasında sürdürülebilir su ürünleri üretimiyle uluslararası pazarlara açılıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Kuzeybatı Çin'in Sincan bölgesinde yer alan Taklamakan Çölü, uzun yıllar boyunca yaşamdan yoksun, tarıma elverişsiz ve aşırı zorlu doğa koşullarıyla bilinen bir bölge olarak anılıyordu. Ancak Çin'in son yıllarda başlattığı devasa yapay okyanus projesi, bu çölü adeta bir deniz ürünleri üretim merkezine dönüştürdü. Milyarlarca dolarlık yatırımla hayata geçirilen proje kapsamında, çölün ortasında kurulan dev tanklarda milyonlarca balık ve karides yetiştirilmeye başlandı. Bu yenilikçi girişim, sadece Çin'de değil, tüm Asya'da bilim insanlarının ve sektör temsilcilerinin dikkatini çekti. Proje, kısa sürede elde edilen yüksek verimlilik ve sürdürülebilirlik sonuçlarıyla, çölün potansiyelini bambaşka bir boyuta taşıdı.

Çölün ortasında yapay okyanus: Taklamakan'da devrim niteliğinde dönüşüm

Taklamakan Çölü, yaklaşık 337 bin kilometrekarelik alanıyla Asya'nın en büyük çöllerinden biri olarak biliniyor. Gündüzleri 50°C'yi aşan sıcaklıklar, geceleri ise donma seviyelerine kadar düşen hava koşulları, burayı uzun yıllar boyunca "Orta Asya'nın Ölü Denizi" olarak tanımlanmasına neden olmuştu. Toprağının tuzlu-alkali yapısı ve yıllık ortalama 100 mm'nin altında kalan yağış miktarı, bölgenin tarımsal üretim açısından 'teknik olarak ölü' kabul edilmesine yol açtı. Ancak Çinli mühendisler, bu zorlu koşulları avantaja çevirmek için sıra dışı bir strateji geliştirdi. Çölün derinliklerinde bulunan tuzlu-alkali yeraltı suyu katmanları, Tianhan Dağları'ndan gelen eriyik suyla birleştirildi. Bu karışım, termal ve kimyasal olarak stabilize edilerek, çölün ortasında işlevsel bir deniz ekosistemi yaratılmasına olanak tanıdı. Böylece, Taklamakan Çölü'nde dev tanklarda sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliği mümkün hale geldi. Bu yapay okyanus projesi, sadece iklimsel bir mucize değil; aynı zamanda hassas mühendislik, jeoloji ve çevresel kontrolün birleşimiyle ortaya çıkan bir başarı hikâyesi olarak öne çıkıyor.

Dev tanklar ve sürdürülebilir üretim: Su yönetiminde yüksek teknoloji

Çin'in Taklamakan'daki su ürünleri üretiminde kullandığı dev tanklar, 10.000 metrekareye kadar ulaşan büyüklükleriyle dikkat çekiyor. Bu tanklar, geleneksel yeraltı rezervuarlarından farklı olarak, kalın su geçirmez zarlarla kaplanmış kapalı biyolojik üniteler şeklinde tasarlandı. Suyun kumlu ve tuzlu toprağa sızmasını önleyen bu sistemler, 24 saat boyunca çalışan pompa, havalandırma ve biyolojik filtrasyon mekanizmalarıyla destekleniyor. Otomatik sensörler, özellikle tuzluluk ve çevresel istikrar gibi kritik parametreleri sürekli izleyerek sistemin güvenliğini sağlıyor. Taklamakan'daki aşırı sıcaklık farkları ve tozlu ortam, suyun sıcaklığını sabit tutmayı zorlaştırsa da, termal sensörler ve otomatik düzenleme mekanizmaları sayesinde tanklardaki suyun 20°C ile 30°C arasında kalması sağlanıyor. Su kaynaklarının son derece sınırlı olduğu bu bölgede, kullanılan suyun %90'ından fazlası entegre arıtma süreçleriyle geri dönüştürülüyor. Katı atıklar ve yenilmeyen yem artıkları, ana sisteme geri dönmeden önce çökelti tanklarında ve biyolojik filtrelerde ayrıştırılıyor. Bu sürdürülebilir su yönetimi modeli, çölün ortasında verimli ve çevre dostu bir üretim sürecinin temelini oluşturuyor.

Biyoteknoloji ve mikroorganizmalar: Yapay ekosistemin görünmeyen kahramanları

Taklamakan'daki yapay okyanus projesinin başarısında biyoteknolojinin rolü büyük. Tanklarda oluşturulan ekosistemin motoru, biyolojik filtrasyon üniteleri içinde yaşayan mikroorganizmalardan oluşuyor. Yaklaşık 500 farklı mikroorganizma türü, atıkların parçalanmasında ve potansiyel olarak zararlı bileşenlerin nötrleştirilmesinde görev alıyor. Bu mikroorganizmalar, yalnızca suyun temiz kalmasını sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda balıklar için ek doğal besinler üreterek dışarıdan endüstriyel yem ihtiyacını azaltıyor. Böylece, sistem izole tankların ötesine geçerek, entegre ve kendi kendini düzenleyen bir yapay ekosistem haline geliyor. Bu biyolojik çeşitlilik, tanklarda yetiştirilen balık ve karideslerin sağlıklı büyümesini destekliyor ve hayatta kalma oranlarını önemli ölçüde artırıyor. Kirlenme riski, sürekli devam eden su arıtma süreci sayesinde minimuma indiriliyor ve su ürünleri üretiminde sürdürülebilirlik sağlanıyor.

Yüksek verimlilik ve ekonomik dönüşüm: Taklamakan'da su ürünleri üretiminde rekorlar

Projenin ilk denemelerinde, 2022 yılında yüz binlerce genç balık ve karides tanklara bırakıldı. En dikkat çekici sonuçlardan biri, tanklardaki hayatta kalma oranının %99'un üzerine çıkması oldu. Açık okyanus çiftliklerinde çevresel değişiklikler ve hastalıklar nedeniyle hayatta kalma oranı genellikle %60 ile %80 arasında değişirken, Taklamakan'daki kontrollü ortam bu oranı önemli ölçüde yükseltti. Bu başarı, çevresel parametrelerin sürekli izlenmesi ve biyoteknolojik destek sayesinde mümkün oldu. Sincan bölgesinde yıllık su ürünleri üretimi 200.000 tona yaklaştı. 2023 yılında 184.000 ton su ürünleri hasat edilirken, 2024'te bu rakam %6,8 artışla 196.500 tona ulaştı. Elde edilen gelir ise 530 milyon doları aştı. Daha önce ekonomik değeri olmadığı düşünülen Taklamakan, bugün Çin'in kuzeybatısında su ürünleri üretiminin merkezi haline geldi. Otomatik sistemler sayesinde her bir metreküpten maksimum verim elde edilmeye çalışılıyor. Bu gelişmeler, bölgenin ekonomik ve endüstriyel dönüşümünde önemli bir rol oynuyor.

Milyar dolarlık yatırım ve uluslararası pazarlara açılım

Taklamakan'daki yapay okyanus projesinin hayata geçirilmesi için bugüne kadar toplamda 5 milyar dolarlık yatırım yapıldı. Bu yatırımların yaklaşık 1,6 milyar doları son iki yılda yoğunlaştı ve projenin büyük ölçekli ticarileşme aşamasına geçmesini sağladı. Yüksek teknolojili otomasyon, hassas çevresel kontrol ve sürdürülebilirlik odaklı üretim, projenin uluslararası pazarlarda rekabetçi olmasını mümkün kıldı. Taklamakan'da yetiştirilen deniz ürünleri, sadece yerel pazarlara değil, Singapur gibi uzak destinasyonlara da ihraç ediliyor. Çin'in bu dev girişimi, büyük kentsel merkezlere ve uluslararası pazarlara düzenli tedarik sağlayacak kapasiteye ulaşmış durumda. Projenin temel argümanı, büyük ölçekli teknolojik yatırım olmadan çöl koşullarında ticari üretimin imkânsız olduğu gerçeğine dayanıyor. Ancak sistemin başarıyla çalışması, Çin'in sürdürülebilir su ürünleri üretiminde yeni bir çağ başlatmasını sağladı.

Qiemo ilçesinde örnek uygulamalar ve hızlı büyüme

Sincan'ın Qiemo ilçesi, yapay okyanus projesinin en hızlı büyüdüğü bölgelerden biri olarak öne çıkıyor. Guangdong'da tekstil sektöründe çalışan Gong Yonghong, 2023 yılında Sincan'a gelerek çölün ortasında deniz balıklarının yetiştirildiğini ve işlenmiş ürünlerin ihraç edildiğini gördü. Bu deneyim, Gong'un kendi girişimini başlatmasına ilham verdi. 2024 baharında, ekibiyle birlikte 1,3 hektarlık bir çiftlik kurdu. Üç ay içinde iki balık tankı, bir üreme tankı ve standart bir atölye inşa edildi. Haziran 2024'te, 100.000 deniz balığı kıyı bölgelerinden çiftliğe getirildi. Sazan, grup balığı, gümüş levrek ve tatlı su midyeleri gibi türler tanklara yerleştirildi. Teknisyenler, balıkların büyümesini yakından izleyerek stratejiler geliştirdi ve ilk partinin hayatta kalma oranı %99'u aştı. Ardından 60.000 şeritli sazan yavrusu daha tanıtıldı ve çölün ortasında "okyanus sakinleri"nin üçüncü nesli oluşturuldu.

Yeni türler, domino etkisi ve bölgesel yayılım

Qiemo'daki başarı, Sincan'ın diğer bölgelerine de yayıldı. Gong Yonghong'un şirketi, deneysel olarak 2 milyon larva ve inci istiridyelerini tanklara bıraktı. Bu adım, çöl deniz ürünleri etiketinin güçlenmesine ve bölgedeki su ürünleri çeşitliliğinin artmasına katkı sağladı. Makit ilçesinde, 130 gram ağırlığında Avustralya ıstakozu yetiştiren bir çiftlik kuruldu. Hotan'da ise yıllık 280 ton üretim kapasitesine sahip bir üreme üssü faaliyete geçti. Atux'ta, grup balıkları ve karides dahil olmak üzere altı farklı sucul türün yetiştirildiği bir tesis kuruldu. Bu çeşitlilik, çöl tuzlu suyunun su ürünleri yetiştiriciliğinde artan kullanımını ve bölgesel yayılımı destekliyor. Taklamakan'daki bu gelişmeler, bölgenin sadece balık ve karides değil, istiridye ve ıstakoz gibi yüksek değerli deniz ürünleriyle de adından söz ettirmesini sağladı.

Yerel istihdam, gelir artışı ve toplumsal dönüşüm

Yapay okyanus projesi, sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal açıdan da önemli değişimlere yol açtı. Bölgedeki büyüyen su ürünleri sektörü, yerel çiftçiler ve işçiler için yeni gelir ve istihdam olanakları yarattı. Tatirang belediyesinden çiftçi Jurat Imin, Mayıs ayında projeye katılarak aylık 5.000 yuan (yaklaşık 704 dolar) maaş almaya başladı. Bu gelir seviyesi, bölgedeki birçok kişi için önemli bir ekonomik istikrar anlamına geliyor. Ayrıca, projede edindiği beceriler sayesinde kendi işini kurma planları yapan Imin gibi birçok yerel çalışanın, gelecekte girişimci olarak sektöre katkı sağlaması bekleniyor. Projenin önümüzdeki dönemdeki hedefleri arasında daha fazla türün tanıtılması, kapsamlı kalite kontrol ve izlenebilirlik sistemlerinin kurulması, tam bir endüstriyel zincirin oluşturulması ve "şirket artı çiftçiler" modeliyle operasyonların genişletilmesi yer alıyor. Böylece, daha fazla yerel sakin projenin ekonomik faydalarından yararlanabilecek.

Arıtılmış suyla tarımsal denemeler: Deniz pirinci ve çöl tarımında yeni ufuklar

Taklamakan'daki yapay okyanus projesinin etkileri, su ürünleri üretimiyle sınırlı kalmıyor. Tanklardan çıkan arıtılmış su, atılmak yerine yüksek tuzlu topraklarda tarımsal denemelerde kullanılıyor. Özellikle deniz pirinci olarak bilinen tuza dayanıklı pirinç türlerinin yetiştirilmesi için bu suyun kullanılması, çöl tarımında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Sincan'da 2018'den bu yana devam eden denemelerde, daha önce ekime uygun olmayan topraklarda pirinç yetiştirilebildiği gözlemlendi. Toprak tuzluluğu seviyeleri %1,7'nin üzerinde olan bu alanların dönüşümü, su ürünleri yetiştiriciliğinden çıkan arıtılmış suyun sağladığı sürekli besin akışı ve kısmi tuzdan arındırma sayesinde mümkün oldu. Bu strateji, çöl içinde sucul yaşamı desteklerken, aynı zamanda tarım sınırlarını da genişletiyor. Çin'in Taklamakan'daki hedefi, sürdürülebilir üretimi hem su ürünleri hem de tarım alanında entegre bir şekilde geliştirmek.

Sonuç: Taklamakan'da sürdürülebilirlik ve inovasyonun buluşma noktası

Çin'in Taklamakan Çölü'nde başlattığı yapay okyanus projesi, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de dikkat çeken bir başarı hikâyesine dönüştü. Çölün ortasında milyonlarca balık ve karidesin yetiştirildiği bu dev girişim, sürdürülebilirlik, yüksek teknoloji ve biyoteknolojinin bir araya geldiği yenilikçi bir model sunuyor. Proje sayesinde, ekonomik açıdan değersiz kabul edilen bir bölge, kısa sürede uluslararası pazarlara açılan bir üretim merkezi haline geldi. Taklamakan'daki yapay okyanus, gelecekte benzer iklim ve coğrafi koşullara sahip diğer bölgeler için de ilham kaynağı olabilecek bir örnek oluşturuyor. Çin'in bu alandaki deneyimi, sürdürülebilir su ürünleri üretimi ve çöl tarımı konularında yeni ufuklar açmaya devam ediyor.


Etiketler:
taklamakan çölü yapay okyanus çin su ürünleri çöl tarımı sürdürülebilirlik