ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Küresel petrokimya haritası çıkarıldı! Emisyonların en büyük kaynakları tek tek belirlendi

Sheffield Üniversitesi'nin liderliğinde yürütülen yeni bir araştırma, dünya genelindeki 37.000 petrokimyasal tesisin yalnızca %10'unun sektörün toplam emisyonlarının %53'ünü ürettiğini ortaya koydu. Araştırma, petrokimya sektöründeki emisyonların coğrafi ve kimyasal olarak nasıl dağıldığını ilk kez bu denli ayrıntılı şekilde gözler önüne seriyor.

Ada Kahriman - | Son Güncelleme Tarihi:
Küresel petrokimya haritası çıkarıldı! Emisyonların en büyük kaynakları tek tek belirlendi

Sheffield Üniversitesi'nin Kimya, Malzeme ve Biyomühendislik Okulu'ndan Fanran Meng'in öncülüğünde gerçekleştirilen yeni bir çalışma, küresel petrokimya sektöründe emisyonların nereden ve nasıl kaynaklandığını çarpıcı biçimde ortaya çıkardı. Dünya genelinde 37.000'den fazla petrokimyasal tesisin incelendiği araştırmada, bu tesislerin yalnızca %10'unun sektörün toplam sera gazı emisyonlarının %53'ünü oluşturduğu belirlendi. Bulgular, petrokimya endüstrisinin karbon ayak izi açısından ne denli kritik bir rol oynadığını ve emisyonların belirli tesislerde yoğunlaştığını gösteriyor. Araştırma, mevcut politikalar ve üretim alışkanlıkları değişmediği takdirde, petrokimya kaynaklı emisyonların 2050 yılına kadar %50 oranında artabileceğine dikkat çekiyor.

Fanran Meng: 'Petrokimya sektöründe emisyonlar kritik düzeyde yoğunlaşıyor'

Araştırmanın başındaki isim Fanran Meng, bugüne kadar petrokimya sektöründeki emisyonların bu kadar detaylı ve küresel ölçekte haritalanmadığını vurguladı. Çalışmada, emisyonların yalnızca toplam miktarı değil, aynı zamanda hangi ülkelerde, hangi ürünlerde ve hatta hangi fabrikalarda yoğunlaştığı da açıkça ortaya kondu. Analiz edilen tesislerin onda birinin, sektörün toplam sera gazı salımının yarısından fazlasını üretmesi, sektördeki dengesizliği gözler önüne seriyor. Meng, bu durumun, emisyon azaltımı için öncelikli müdahale noktalarını belirlemede büyük avantaj sunduğuna işaret etti. Özellikle etilen ve amonyak üretiminin, petrokimya sektöründeki en yüksek emisyon kaynakları arasında yer aldığı belirtildi. Bu kimyasallar, plastikten gübreye, ambalajdan temizlik ürünlerine kadar pek çok alanda kullanıldığı için, üretimlerinin karbon ayak izine olan etkisi de büyük boyutlara ulaşıyor.

Sheffield Üniversitesi araştırmasında emisyonlar için açık erişimli veri tabanı oluşturuldu

Araştırma ekibi, elde edilen kapsamlı verileri daha kullanılabilir hale getirmek amacıyla, sektör temsilcilerinin, politika yapıcıların ve bilim insanlarının emisyonların kaynağını ayrıntılı şekilde görebileceği açık erişimli bir gösterge paneli hazırladı. Bu platform, petrokimya sektöründe hangi tesislerin ve süreçlerin en fazla emisyon ürettiğini şeffaf biçimde ortaya koyuyor. Böylece, verimlilik artışları, elektrifikasyon, hammadde değişimi ya da karbon yakalama ve depolama gibi müdahalelerin en etkili olacağı noktalar somut şekilde tespit edilebiliyor. Sheffield Üniversitesi'nin bu katkısı, hem endüstri hem de hükümetler için emisyon azaltıcı stratejiler geliştirmede önemli bir rehber niteliği taşıyor. Araştırmacılar, bu detaylı haritalamanın, sektörün karmaşıklığı içinde somut adımlar atılabilmesi için bir başlangıç noktası sunduğunu belirtiyor.

2050'de net sıfır hedefi petrokimya için gerçekçi değil

Çalışmanın en önemli bulgularından biri ise, petrokimya sektöründe emisyonların azaltılması için en iyimser senaryoların bile yetersiz kalması. Fanran Meng ve ekibi, büyük ölçekli elektrik şebekesi karbonsuzlaştırması, karbon yakalama ve depolama teknolojilerinin tam uygulanması ve biyolojik bazlı hammaddelerin yaygın kullanımı gibi önlemlerin bir araya getirilmesi halinde dahi, sektörün 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşamayacağını ortaya koydu. Bu sonuç, yalnızca üretim süreçlerini temizlemenin yeterli olmadığını, aynı zamanda petrokimyasal ürünlere olan talebin de azaltılması gerektiğini gösteriyor. Meng, petrokimya endüstrisinin modern üretim, tarım ve tüketim alışkanlıklarının temelinde yer aldığını, bu nedenle tek bir çözümün mümkün olmadığını vurguladı. Sektördeki yapısal zorluklar ve modern toplumun petrokimyasallara bağımlılığı, çözüm arayışını daha da karmaşık hale getiriyor.

Petrokimya sektöründe eyleme geçmek için kısa liste hazır

Yeni araştırma, ağır sanayi alanında iklim politikalarının genellikle daha temiz enerji ve teknolojilere odaklandığını, ancak petrokimya özelinde talep azaltıcı önlemlerin de zorunlu olduğunu öne sürüyor. Emisyonların yarısından fazlasının yalnızca %10'luk bir tesis grubunda yoğunlaşması, düzenleyicilere ve şirketlere somut bir müdahale listesi sunuyor. Fanran Meng, bu kısa listenin eyleme dönüşmesinin, politika, yatırım ve araştırma alanında atılacak adımlara bağlı olduğunu belirtti. Araştırmada, karbon yakalama, elektrifikasyon ve hammadde değişikliklerinin hâlâ önemli olduğu, ancak bunların tek başına sorunu çözmeyeceği açıkça ifade edildi. Sheffield Üniversitesi'nin sunduğu tesis düzeyindeki veriler, hem sektörün dönüşümü hem de küresel iklim hedefleri için yol haritası oluşturuyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
petrokimya emisyon iklim değişikliği Sheffield Üniversitesi karbon ayak izi