ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Her istifa kıdem tazminatını yakmaz

İşverenin keyfi kararları her zaman işçinin aleyhine sonuçlanmıyor. Çalışma koşullarındaki esaslı değişikliğe süresinde itiraz ederek sözleşmesini fesheden çalışan, istifa etse dahi kıdem tazminatına hak kazanıyor.

AKŞAM GAZETESİ - | Son Güncelleme Tarihi:
Her istifa kıdem tazminatını yakmaz

İşyerinde işverenin işin yürütümüyle ilgili kararlar alması doğal. Buna işverenin yönetim hakkı deniliyor. Ancak işverenin yönetim hakkı sınırsız değil. İşçinin görevini, çalıştığı yeri veya unvanını etkileyen her değişiklik yalnızca işveren istedi diye yapılamıyor. Yargıtay'ın son dönemde verdiği üç karar, işverenin yönetim hakkının nerede başlayıp nerede bittiğini göstermesi açısından çok çarpıcı.

UZAĞA GÖNDERİLEN BANKACI

2007 yılından beri aynı bankada çalışan işçi uzun süre yürüttüğü bireysel bankacılık yönetici yardımcılığı görevinden daha düşük bir kadroya geçiriliyor. Ardından günübirlik veya haftalık olarak başka şubelerde görevlendirilmeye başlanıyor. Görevlendirildiği yerlerden biri çalıştığı şubeden yaklaşık 52 kilometre uzakta. Üstelik bu görevlendirmelerin devam edeceği de kendisine bildiriliyor. İşçi sonunda iş sözleşmesini feshedip kıdem tazminatını istiyor. İşveren ise sözleşmede farklı yerlerde görevlendirme yapılabileceğine yönelik madde olduğunu, işçinin kendi isteğiyle ayrıldığını savunuyor.

YARGITAY 'DUR' DEDİ

İş sözleşmesinde nakil veya görevlendirmeye izin veren bir hüküm bulunması işverene sınırsız yetki vermiyor. İşveren bu yetkiyi objektif olarak ve dürüstlük kurallarına uygun kullanmak zorunda. İşveren görevlendirmenin nedenini ve bu yetkinin objektif kullanıldığını ortaya koyamayınca, yapılan değişiklik işçi açısından çalışma koşullarında esaslı değişiklik olarak kabul edildi. İşçinin istifası haklı nedenle fesih olarak değerlendirilince işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı da kesinleşti.

ZAMANINDA İTİRAZ ŞART

İşverenin çalışma koşullarında esaslı değişikliğine ilişkin bir başka olayda ise Yargıtay itirazın makul sürede yapılmadığı gerekçesiyle işçinin kıdem tazminatı alamayacağına hükmetti. Başlangıçta temizlik görevlisi olarak işe alınan işçi daha sonra hastanede tesisat biriminde teknik personel olarak görevlendiriliyor ve bir yıldan uzun süre bu şekilde çalıştırılıyor. Ardından yeniden temizlik görevine veriliyor. İşçi bu değişikliğe hemen itiraz etmiyor. Temizlik işinde bir yıldan fazla çalıştıktan sonra eski görevine dönmek için başvuruyor ve çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapıldığını ileri sürüyor. Yargıtay, yapılan görevlendirmenin esaslı değişiklik olduğu varsayılsa bile işçinin değişikliğe makul süre içerisinde itiraz etmediğini belirterek işçinin bir yıldan fazla yeni koşullarda çalıştıktan sonra İş Kanunu'nun 22. maddesindeki şekil eksikliğini ileri sürmesinin somut olayda dürüstlük kuralına uygun olmadığını belirtti. İşçi hem işinden hem kıdemden oldu.

İŞVERENİN HAKKI SINIRSIZ DEĞİL

İşverenin yönetim hakkı elbette var, ancak bu hak sınırsız değil. İşveren işçinin çalışma koşullarını sorgusuz sualsiz değiştiremez. Hukuken çalışma koşullarında esaslı değişiklik olarak ifade edilen bir değişikliğe işçinin onay cermesi gerekiyor. İşçi değişikliğe onay verirse yeni görevinde, şubesinde çalışmaya devam edebilir. Ancak değişikliğe onay vermezse ya eski görevinde ya da şubesinde çalışmaya devam etmesi ya da fesih hakkını makul sürede kullanarak istifa edip kıdem tazminatını talep etmesi gerekiyor. İşçinin hakkını korumak için değişikliğe yıllarca sessiz kalmaması gerekiyor. Ayrıca değişikliğin "esaslı" olduğundan emin olunması da şart. Bu nedenle istifa eden işçi kıdemini alabiliyor ancak ihbar tazminatını alamıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
işyeri işçi işveren çalışan çalışma çalışma koşulları istifa tazminat kıdem tazminatı yargıtay