ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Çin ticaret fazlasında rekor! Trump tarifelerine rağmen 1.2 trilyon dolar

Özkan Özcan - | Son Güncelleme Tarihi:
Çin ticaret fazlasında rekor! Trump tarifelerine rağmen 1.2 trilyon dolar

Çin, 2025 yılında ticaret fazlasında tarihi bir rekor kırarak 1.2 trilyon dolara ulaştı. ABD'nin uyguladığı Trump tarifelerine rağmen Çin'in ihracat odaklı büyümesi, küresel ticarette yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Çin, 2025 yılında ticaret fazlasında bugüne kadar görülmemiş bir seviyeye ulaşarak 1.2 trilyon dolarlık rekor bir başarıya imza attı. ABD'nin uyguladığı yüksek tarifelere ve ticaret baskılarına rağmen Çinli ihracatçılar, rotalarını yeni pazarlara çevirerek ülkenin ticaret fazlasını bir önceki yıla göre yüzde 20 artırdı. Bu gelişme, Çin'in küresel ticaretteki ağırlığını daha da artırırken, dünya genelinde yeni ekonomik tartışmaların da fitilini ateşledi.

ABD ile ticaret azalırken yeni pazarlar öne çıktı

Ticaret fazlası, bir ülkenin ihracatının ithalatını ne kadar aştığını gösteren temel bir ekonomik gösterge olarak öne çıkıyor. Çin'in 2025'te elde ettiği 1.2 trilyon dolarlık ticaret fazlası, hem ülke ekonomisi hem de küresel ticaret dengeleri açısından kritik bir dönüm noktası niteliğinde. Özellikle ABD ile ticaret hacminde yılın ilk 11 ayında yüzde 16,9'luk bir azalma yaşanırken, Çinli şirketler ihracatlarını Güneydoğu Asya, Afrika ve Latin Amerika gibi gelişmekte olan pazarlara yönlendirdi. Bu stratejik değişim, Çin'in ABD pazarındaki kaybını telafi etmesini sağladı ve ticaret fazlasının rekor düzeye çıkmasının önünü açtı.

Çin'in ABD ile ticaretindeki gerilemeye rağmen, ihracatın diğer bölgelere kaydırılması ülkenin küresel ekonomik etkisini artırdı. Özellikle yüksek teknoloji ürünleri, makine aletleri ve endüstriyel robotlar gibi sektörlerde yıllık bazda yüzde 13'lük bir ihracat artışı kaydedildi. Elektrikli araçlar, lityum piller ve güneş panelleri gibi fotovoltaik ürünlerde ise yüzde 27'lik bir yükseliş yaşandı. Bu gelişmeler, Çin'in üretim kapasitesini ve ihracat odaklı büyüme modelini güçlendirdi.

Küresel ticaret dengelerinde yeni gerginlikler

Çin'in ticaret fazlasındaki bu tarihi artış, dünya genelinde yeni ekonomik tartışmalara yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump'ın başlattığı ticaret savaşına karşı Çin'in gösterdiği direnç, ülke içinde bir zafer olarak görülse de, küresel ölçekte farklı tepkilere neden oldu. Birçok ülke, ucuz Çin ürünlerinin yerel sanayilerine zarar verdiği ve haksız rekabete yol açtığı gerekçesiyle endişelerini dile getirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Pekin'e yaptığı son ziyarette, Çin ile ticaret dengesizliğinin sürdürülemez olduğunu vurguladı ve Avrupa'nın Çin'den iç tüketimi artırmasını, ihracatı ise sınırlamasını talep etti.

Çin'in ticaret fazlasındaki bu artış, yalnızca ekonomik bir başarı olarak değil, aynı zamanda küresel ticaret ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak da değerlendiriliyor. ABD ve Çin arasında karşılıklı olarak uygulanan tarifeler, iki ülke arasındaki ticaretin seyrini belirlerken, Çin'in yeni pazarlara açılması küresel rekabeti daha da kızıştırdı. Özellikle Trump yönetiminin Çin'e olan bağımlılığı azaltma ve Amerikan üretimini geri getirme hedefi, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni gerginliklerin yaşanmasına zemin hazırladı.

İhracat başarısının arka planı ve sürdürülebilirlik tartışmaları

Çin'in ihracat odaklı büyüme stratejisi, ülkenin ekonomik dayanıklılığının bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Gümrük İdaresi Başkan Yardımcısı Wang Jun, düzenlediği basın toplantısında, Çin'in karmaşık ve zorlu bir dış ortamda dahi ilerlemeye devam ettiğini belirtti. Ancak bu başarı, beraberinde bazı soru işaretlerini de getiriyor. Analistler, Çin'in önümüzdeki yıllarda ticaret fazlasını bu seviyede sürdürebilip sürdüremeyeceğini tartışıyor. Birçok ülke, "Çin'in sanayi aşırı kapasitesi" olarak tanımlanan durum karşısında kendi pazarlarını koruma yollarını araştırıyor.

Çin ekonomisinin ihracata bağımlı yapısı, aynı zamanda iç piyasadaki zorluklarla da bağlantılı. Ülkede devam eden gayrimenkul sektörü krizi, ekonomik büyümeyi yavaşlatırken, yetkililer iç tüketimi artırmak için çeşitli önlemler almaya çalışıyor. Ancak, geniş imalat sektörünün hem iç hem de dış talep tarafından desteklenmesi hedeflenen modele ulaşmakta zorluklar yaşanıyor. Bu nedenle, Çin'in ticaret fazlasındaki rekor artış, bir yandan ekonomik başarı olarak görülürken, diğer yandan sürdürülebilirlik açısından soru işaretleri doğuruyor.

ABD ile ateşkes ve yeni tarifeler gündemde

2025 yılı boyunca ABD ve Çin arasındaki ticaret ilişkileri, karşılıklı müzakereler ve yeni tarifelerle şekillendi. Ekim ayında, Trump ve Çin lideri Xi Jinping'in bir araya gelerek Çin mallarına uygulanan tarifeleri yüzde 20'ye indiren bir ateşkes üzerinde anlaşmaları, iki ülke arasındaki gerilimi bir nebze azalttı. Ancak, yılın başlarında bu tarifelerin kısa süreliğine yüzde 145'e kadar çıktığı da biliniyor. Ateşkesin devam ettiği bu dönemde, Trump'ın İran ile ticaret yapan ülkelere yönelik yüzde 25'lik yeni bir tarife açıklaması, Çin'in de bu uygulamadan etkilenebileceği endişesini beraberinde getirdi.

Çinli ihracatçılar, ABD'nin Çin'e olan bağımlılığını azaltma ve Amerikan üretimini teşvik etme politikasının, önümüzdeki dönemde daha fazla ticaret gerginliğine yol açabileceğini öngörüyor. Bu ortamda, Çin'in ticaret fazlasındaki rekor artış, hem ülke ekonomisi hem de küresel ticaret dengeleri açısından yakından izleniyor.

Sonuç olarak, Çin'in 2025'te elde ettiği 1.2 trilyon dolarlık ticaret fazlası, ülkenin ihracat odaklı büyüme stratejisinin bir yansıması olarak öne çıkarken, küresel ticaret ilişkilerinde de yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Ancak, bu başarının sürdürülebilirliği ve uluslararası ticaret dengelerine etkisi, önümüzdeki yıllarda da tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.


Etiketler:
Çin ticaret fazlası ABD Çin ticaret savaşı küresel ihracat Trump tarifeleri ekonomik gerginlik