Yunanistan'dan geri kaldık itirafı! Türkiye'nin tozuna bile yetişemediler: Stratejik yatırım yapıyorlar

Yunan basını Türk kültür diplomasisinin aktif, çok boyutlu ve ekonomi ile teknolojiye bağlı olduğunu ifade etti. Haberde, Türk dış politikasının, hem bölgesel hem de uluslararası alanda konumunu güçlendirmek amacıyla ülkenin Afrika ve Orta Doğu'daki rolünü artırmayı, Çin ve Rusya ile bağlarını derinleştirmeyi ve Avrupa Birliği (AB) ile ticari ilişkilerini güçlendirmeyi hedeflediği vurgulandı.
Yunanistan merkezli Tovima internet sitesinde yer alan ve Kültür Diplomasisi Doktoru ve Yunan Kültür Diplomasisi Enstitüsü Başkanı Petros D. Kapsaskis tarafından hazırlanan makale Türkiye'nin kültürel gücüne önemli vurgu yapıyor.
Haberde, Türkiye'de merkezi yönetim mekanizması nedeniyle kültürel diplomasinin, kamu diplomasisinin bir parçası olduğu ifade edildi. Türkiye'nin yumuşak gücünün esas olarak Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TIKA), Basın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (DGPI), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTATB), Türk Diyanet İşleri Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü, TRT6 kanalı ve Maarif Vakfı gibi devlet kurumlarından oluştuğu ifade edildi.
Türk dış politikasının, hem bölgesel hem de uluslararası alanda konumunu güçlendirmek amacıyla ülkenin Afrika ve Orta Doğu'daki rolünü artırmayı, Çin ve Rusya ile bağlarını derinleştirmeyi ve AB ile ticari ilişkilerini güçlendirmeyi hedeflediği aktarıldı.
TÜRKİYE YUMUŞAK VE SERT GÜCÜ
Orta Doğu'da, devletlerle iyi ilişkiler, silahlanmanın artırılması ve askeri operasyonların yoğunlaştırılmasıyla sert güce dayalı bir politika izlenirken, Balkanlar, Kafkaslar ve Afrika'da ise okullar, anıtlar ve camilerin inşası, haber ajanslarının kurulması, eğitim ve kültür anlaşmalarının imzalanması (Afrika'ya Açılım Eylem Planı) ve sinema ve sanat yoluyla Türk dilinin ve Türk kültürünün tanıtımına odaklanan yumuşak güç politikasının izlendiği aktarıldı.

Haberde, özellikle Balkanların, Ankara'nın yumuşak güç etki alanındaki en önemli bölgelerden birini oluşturmakta olduğu; burada Ankara'nın politikasının esas olarak Türk eğitim merkezleri ve üniversitelerinin kurulması ve Bosna, Kuzey Makedonya, Arnavutluk ve Kosova gibi ülkelerle kültürel iş birliği anlaşmalarının imzalanması yoluyla yürütüldüğü dile getirildi.
TÜRKİYE'NİN DİPLOMATİK AĞI
Türkiye'nin 134 büyükelçilik, 81 başkonsolosluk, 12 daimi misyon ve bir ticaret ofisi de dahil olmak üzere yurtdışında 246 temsilcilik ile dünyanın dördüncü büyük diplomatik ağına sahip olduğu ifade edilen haberde, kültürel diplomasi açısından, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın ayrıca festivallerin, kültürel etkinliklerin, konserlerin, konferansların, belgesellerin ve diğer yayınların yer aldığı "Türkiye Haftası", "Türkiye Yılı" veya "Türk Yemekleri Haftası" gibi girişimlerin düzenlenmesinde de rol aldığı dile getirildi.
Aynı zamanda, başta Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika olmak üzere yurt dışında bulunan Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkili anıtların korunmasına yönelik girişimlerde bulunulduğu, kültürel varlıkların yasadışı ticaretine karşı mücadele edildiği ve bunların Türkiye'ye iadesinin talep edilerek tarihi varlıklara büyük önem verildiği vurgulandı.
"TÜRKİYE"NİN YENİDEN MARKALAŞTIRILMASI
Kültür Bakanlığı, "Türkiye" adının yeniden konumlandırılması ve "Türkiye" adıyla değiştirilmesinden sorumlu olduğu, bu isim değişikliğinin, ülkenin imajını kültürel kökleriyle ilişkilendirme (yeniden markalaşma) girişimi olduğu ifade edildi. Haberde, coğrafi konumun ve Türkiye'nin Doğu kültürlerinin kavşağı olarak tanıtılmasının, kültürel diplomasi yürütülmesinde merkezi bir rol oynadığı ifade edildi.
FİLM VE TELEVİZYON ENDÜSTRİSİ
Ayrıca bakanlığın, Türkiye'yi uluslararası alanda barışçıl bir güç ve modern, demokratik bir toplum olarak tanıtan filmlere de finansman sağladığı, nitekim, 2017 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra en büyük ikinci dizi ihracatçısı ve Doğu Avrupa ve Orta Doğu bölgesinde kültürel ürünlerin ana dağıtıcısı konumunda Türkiye'nin bulunduğu ifade edildi. Türk televizyon dizilerinin dünyanın 100'den fazla ülkesinde yayınlandığı ve ülkenin dijital politikasına önemli katkıda bulunduğu belirtildi.
Haberde ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın resmi X hesabının, ABD ve Hindistan liderlerinin ardından dünyada en çok takip edilen üçüncü hesap konumunda (20,9 milyon takipçi) olduğuna dikkat çekildi.
AFRİKA VE BALKANLAR'DAKİ ÜNİVERSİTELER, KURULUŞLAR VE KURUMLAR
Afrika'da Türkiye'nin, bursları artırmanın ve birçok yeni okul kurmanın yanı sıra, büyükelçiliklerinin sayısını da 2009'daki 12'den bugün 43'e çıkardığı ifade edildi. Ayrıca Afrika ülkeleriyle ticaret ilişkilerinin 2003'te 5,4 milyar dolardan 2021'de 30 milyar dolara yükseldiğinin altı çizildi.
40 Afrika ülkesi ve Türkiye'den hükümet yetkilileri ve siyasetçilerin katılımıyla gerçekleştirilen "Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi" siyasi ve ekonomik konferansının, Afrika-Türkiye ilişkilerinin kurumsallaştırılması ve güçlendirilmesini amaçladığı ifade edildi. Kızılay ve İnsani Yardım Vakfı (İHA) gibi kuruluşların ise insani yardım sağlayarak bu ilişkiye katkı sağladığı belirtildi.
Balkanlar'da ise Türkiye'nin, Osmanlı İmparatorluğu üzerinden bölgede barış içinde bir arada yaşandığı vurgusu yapılarak tüm ülkelerle mükemmel ilişkiler yürütüldüğü belirtildi. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bosna'nın bir Osmanlı mirası olduğu yönündeki açıklamasının, bu stratejik bakış açısının pratik bir göstergesi olduğu dile getirildi.
KÜLTÜREL VE GASTRONOMİK ZENGİNLİĞİ VURGULAMAK
Türkiye'nin, mutfak diplomasisi alanında aktif bir oyuncu olduğu, Balıkesir Gastronomi Festivali ile başlayan "Türk Mutfağı Haftası", "Türk Evi" himayesinde düzenlenen ve Türkiye'deki en önemli gastronomi mekanlarını keşfetmeyi ve öne çıkarmayı amaçlayan "Gastro Avı" ve önde gelen Türk şef ve gıda antropoloğu Ömer Akkor ile işbirliği içinde gerçekleştirilen "Anadolu'dan Bir Tutam" projesi gibi devlet girişimlerinin Doğu'nun beslenme tarihini 13.000 yıllık bir mutfak yolculuğunda sergilediği belirtildi.
Özellikle Türk kültür diplomasisinin aktif, çok boyutlu ve ekonomi ile teknolojiye bağlı olmasının, Yunanistan'a kıyasla eylemlerinin kapsamı, sistematikliği ve uluslararası etkisi açısından açık bir asimetriyi ortaya koymakta olduğu ifade edildi. Türkiye'nin, çok boyutlu yumuşak güç araçlarına stratejik olarak yatırım yaparken, Yunanistan'ın, önemli kültürel sermayesine rağmen, örgütlenme, finansman ve uzun vadeli kullanım açısından zorluklarla karşı karşıya kaldığı dile getirildi.
- Popüler Haberler -
Trump: İran nükleer şartını kabul etti
İsrail ve Lübnan arasında ateşkes! Trump: Liderler anlaşmayı kabul etti
Evrenin genişleme hızı yeniden ölçüldü! Bilim insanları şaşkın
ABD Savunma Bakanı Hegseth'ten İran'a yönelik tehdit
ABD'nin çekildiği Haseke'deki Kasrek Hava Üssü, Suriye ordusunun kontrolüne geçti
Avrupa'da çevrimiçi yaş doğrulama zorunluluğu kapıda



