ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Rusya ve ABD arasında nükleer silah anlaşması sona eriyor

Tayfun Demirel - | Son Güncelleme Tarihi:
Rusya ve ABD arasında nükleer silah anlaşması sona eriyor

Nükleer silahlar alanında ABD ve Rusya arasında imzalanan Yeni START anlaşmasının sona ermesi, Moskova'nın uluslararası alandaki etkisini ve nükleer süper güç statüsünü tartışmaya açtı. Uzmanlar, bu gelişmenin küresel güvenlik dengeleri üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Nükleer silahlar alanında ABD ile Rusya arasında 2010 yılında imzalanan Yeni START anlaşmasının sona ermesi, uluslararası güvenlik dengelerinde önemli bir kırılmaya işaret ediyor. Rusya'nın Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana azalan küresel etkisi, nükleer süper güç statüsünü koruması sayesinde uluslararası arenada belirli bir ağırlık taşımaya devam etmişti. Ancak bu anlaşmanın bitişiyle birlikte, Moskova'nın elindeki son stratejik kozlardan biri de zayıflıyor. Uzmanlar, nükleer silahlar üzerindeki denetimin kalkmasının hem ABD hem de Rusya için yeni bir belirsizlik dönemi başlatabileceğini belirtiyor.

Yeni START anlaşmasının önemi ve sona erişi

2010 yılında dönemin ABD Başkanı Barack Obama ile Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev arasında imzalanan Yeni START anlaşması, iki ülkenin sahip olabileceği konuşlandırılmış uzun menzilli nükleer başlık sayısını 1.550 ile sınırlandırıyordu. Bu anlaşma, Soğuk Savaş sonrası dönemde nükleer silahlar konusunda atılan en önemli adımlardan biri olarak görülüyordu. Anlaşmanın sağladığı denetim mekanizmaları sayesinde, taraflar birbirlerinin nükleer tesislerini inceleyebiliyor ve şeffaflık sağlanabiliyordu. Ancak son dönemde ABD'nin Rusya'yı denetimlere izin vermemekle suçlaması ve iki ülke arasında artan güvensizlik, anlaşmanın geleceğini tehlikeye attı. Trump yönetimi döneminde ise nükleer silahlar üzerindeki sınırlamaların kaldırılması ihtimali gündeme gelmiş, Washington yönetimi bu konuda daha az hassas bir tutum sergilemişti. Sonuç olarak, Yeni START'ın sona ermesiyle birlikte, dünyanın en büyük nükleer cephaneliklerine sahip iki ülke artık bu cephanelikleri sınırlayan ve denetleyen bir anlaşmadan yoksun kalıyor.

Moskova'nın endişeleri ve küresel güvenlik riski

Rusya cephesinde, Yeni START anlaşmasının sona ermesi ciddi endişelere yol açtı. Kremlin yetkilileri, anlaşmanın bitişinin "Kıyamet Saati"ni ileriye taşıyacağını ve insanlığın nükleer bir felakete daha da yaklaşmasına neden olacağını savunuyor. Eski Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, anlaşmanın sona ermesinin hemen bir nükleer savaş anlamına gelmediğini belirtse de, tüm dünyanın bu gelişmeye karşı alarmda olması gerektiğini vurguladı. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov ise, ABD'nin anlaşmayı uzatma tekliflerine sessiz kalmasının yeni bir güvensizlik dönemini başlatabileceğine dikkat çekti. Peskov, "İlk kez, dünyanın en büyük nükleer cephaneliklerine sahip olan ABD ve Rusya, bu cephanelikleri sınırlayan temel bir belge olmadan kalacak" diyerek, bunun küresel ve stratejik güvenlik açısından çok olumsuz sonuçlar doğuracağını ifade etti. Moskova'nın bu konudaki endişeleri, sadece kendi çıkarlarını değil, aynı zamanda dünya genelinde paylaşılan bir kaygıyı da yansıtıyor.

ABD'nin yaklaşımı ve yeni güç dengeleri

ABD tarafında ise nükleer silahlar üzerindeki kontrolün kaldırılması, özellikle Çin gibi yeni nükleer güçlerin de gelecekteki anlaşmalara dahil edilmesi isteğiyle gerekçelendiriliyor. Trump yönetimi döneminde, nükleer silahlı savaş gemileri gibi Soğuk Savaş dönemine ait politikalar yeniden gündeme getirilmişti. Bu durum, Rusya'nın ekonomik ve askeri kapasitesiyle ABD'ye karşı koyma şansını daha da azaltıyor. Washington'un savunma bütçesi ve teknolojik üstünlüğü, Moskova'nın bu yarışta geride kalmasına neden oluyor. ABD'nin nükleer silahlar konusunda daha esnek bir tutum sergilemesi, Rusya'nın uluslararası arenadaki etkisini daha da zayıflatıyor. Ayrıca, ABD'nin Çin'i de kapsayan yeni bir nükleer silahlar anlaşması arayışı, küresel güç dengelerinde yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.

Küresel güvenlik için yeni bir sınav

Yeni START anlaşmasının sona ermesi, sadece ABD ve Rusya arasındaki nükleer silahlar kontrolünün bitmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda, nükleer silahlar konusunda uluslararası camiada kabul gören sınırlamaların ve denetim mekanizmalarının da sonunu işaret ediyor. Bu gelişme, nükleer silahlar alanında yeni bir silahlanma yarışının başlaması riskini artırıyor. Uzmanlar, iki ülke arasında yeni bir anlaşma yapılmazsa, nükleer silahlar üzerindeki denetimsizliğin küresel güvenlik açısından ciddi tehditler oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Türkiye gibi bölgesel aktörler için de bu gelişmeler yakından takip ediliyor; zira nükleer silahlar üzerindeki kontrolün kalkması, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini doğrudan etkileyebilir.

Sonuç olarak, ABD ile Rusya arasında nükleer silahlar alanında imzalanan son büyük anlaşmanın sona ermesi, uluslararası güvenlikte yeni bir belirsizlik döneminin kapılarını aralıyor. Nükleer silahlar üzerindeki denetimin kalkması, hem Moskova'nın hem de Washington'un küresel rolünü ve sorumluluklarını yeniden tanımlamasına neden olabilir. Uzmanlar, tarafların bir an önce yeni bir anlaşma için masaya oturmasının, dünya barışı açısından hayati önem taşıdığı görüşünde birleşiyor.


Etiketler:
nükleer silahlar Rusya ABD yeni START silah kontrolü