ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Orta Doğu'da savaşın gizli silahı! İran su kozunu oynar mı?

DURSUN TOPÇU - | Son Güncelleme Tarihi:
Orta Doğu'da savaşın gizli silahı! İran su kozunu oynar mı?

Kurak coğrafyaların en hayati kaynağı olan su, ABD-İsrail- İran savaşının kaderini belirleyebilecek en kritik unsur haline gelebilir. İran'ın su altyapılarını hedef alma ihtimali, Körfez ülkelerini birkaç hafta içinde kaosa sürükleyebilecek “yıkıcı” bir senaryoyu gündeme taşıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Orta Doğu'da 18. yüzyıl sonlarında başlayan güç mücadelelerinde şüphesiz petrol, doğalgaz ve jeopolitik hatlar belirleyici oldu. Ancak bugün, bölgenin milattan öncesine dayanan en vazgeçilmez gerçeği yeniden ön plana çıkıyor; o da su.

Tarihi boyunca büyük medeniyetlerin yükselişine ve çöküşüne sahne olan Mezopotamya, Dicle ve Fırat nehirleri etrafında şekillendi. Suya erişim, sadece tarımı değil, önemli ölçüde devletlerin varlığını da belirledi. Bugün ise benzer bir gerçek, 28 Şubat'ta başlayan savaşın gölgesinde yeniden kendini gösteriyor.

BÖLGENİN SU ALTYAPISI

ABD-İsrail-İran arasında 19. gününe giren savaş, klasik askeri unsurların ötesine taşınmış durumda. İran'ın füze ve insansız hava araçlarıyla bölgedeki hedefleri vurma kapasitesini göstermesinin ardından, Orta Doğu coğrafyasına hakim uzmanlar daha kritik bir tehdide dikkat çekiyor; bölgenin su altyapısı.

Su kozu, ABD'nin yanında yer alan ya da üstlerini açan komşularına saldırı düzenleyen İran'ın elindeki en etkili silah olabilir.

Başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Umman olmak üzere Körfez ülkeleri, içme sularının büyük bölümünü deniz suyunu arıtan tesislerden sağlıyor. Bu tesisler, modern yaşamın görünmeyen omurgasını oluşturuyor.

EN BÜYÜK ZAAFİYET

Ancak bu bağımlılık aynı zamanda ciddi bir zafiyet anlamına geliyor. Bölgede sayıları 400'ü aşkın tuzdan arındırma tesisinin büyük bölümü yüksek enerji tüketen petrol ve doğal gaz altyapısına entegre çalışıyor. Bu da enerji tesislerine ya da doğrudan su arıtma merkezlerine yapılacak saldırıların zincirleme bir krizi tetikleyebileceği anlamına geliyor.

İKİ HAFTA DAYANABİLİRLER

Arabistan Yarımadası'nda aşırı sıcaklıklar ve düşük yağış nedeniyle su hayati bir ihtiyaç. Yine uzmanlara göre Körfez ülkeleri, mevcut su depolarıyla yalnızca 7 ila 14 gün arasında dayanabilir. Bu sürenin aşılması durumunda ise dışarıdan su temini hem lojistik açıdan son derece zor hem de milyarlarca dolarlık maliyet gerektiren bir seçenek olarak öne çıkıyor.

İRAN, KÖRFEZ ÜLKELERİNDEN ŞANSLI

İran'ın ise su tedarik yapısı Körfez ülkelerinden biraz farklı. Ülke, ihtiyacının büyük bölümünü nehirler ve yer altı kaynakları karşılıyor. Tuzdan arındırmanın toplam içindeki payı sadece yüzde 2. Bu durum, olası bir su krizinde Tahran'a stratejik bir avantaj sağlıyor. Suudi Arabistan ise içme suyunun yaklaşık %70'ini tuzdan arındırma ile karşılıyor. Büyük şehirlerde bu oran %90'a yaklaşıyor. Yine Birleşik Arap Emirlikleri su ihtiyacının yaklaşık %42'sini bu tesislerden sağlıyor. Kuveyt için ise bu oran %90 seviyesinde. Bahreyn yaklaşık %60 oranında bu tesislere bağımlı; çünkü kentsel alanlarda bu oran %95'e kadar çıkabiliyor.

Orta Doğu uzmanları, "Kurak bir coğrafyada suyun kesilmesinin, petrol akışının durmasından çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceği" görüşünde birleşiyor. Aşırı sıcaklıklar, düşük yağış ve hızla artan nüfus düşünüldüğünde, suyun yokluğu kısa sürede insani bir felakete dönüşebilir.

Bugün gelinen noktada, Ortadoğu'da savaşın kaderini belirleyecek unsurun petrol kadar, suyun da olabileceği konuşuluyor. Ve bu gerçek, bölgenin binlerce yıllık tarihini hatırlatıyor: Bu coğrafyada gücü elinde tutan, suyu kontrol eden oldu.


Etiketler:
su kaynakları ABD-İsrail-İran savaşı Körfez ülkeleri kaosu