ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Ormanlar değiştikçe hava da değişiyor! Bilim insanlarından yeni uyarı

Doğu Asya'da iklim değişikliği nedeniyle ormanlarda yaşanan büyük dönüşüm, hava kirliliği tahminlerini olumsuz etkiliyor. Pusan Ulusal Üniversitesi ve Avusturya Uluslararası Uygulamalı Sistem Analizi Enstitüsü'nden bilim insanları, eski bitki örtüsü verileriyle yapılan modellemelerin yanıltıcı sonuçlar verdiğini ortaya koydu.

Behram Yıldız - | Son Güncelleme Tarihi:
Ormanlar değiştikçe hava da değişiyor! Bilim insanlarından yeni uyarı

Doğu Asya'da orman ekosistemlerinde son yıllarda yaşanan hızlı değişim, hava kirliliği tahminlerinde ciddi sapmalara yol açıyor. Güney Kore'deki Pusan Ulusal Üniversitesi ve Avusturya Uluslararası Uygulamalı Sistem Analizi Enstitüsü'nden araştırmacılar, 2003 yılına ait eski bitki örtüsü verilerine dayanan atmosfer kimyası modellerinin günümüz gerçekliğini yansıtmadığını belirledi. Ekip, özellikle biyojenik emisyonların ve buna bağlı olarak ozon ile partikül kirliliği oluşumunun, artık var olmayan orman örtüsüne göre hesaplandığını saptadı. Bu durumun, şehirlerde ve banliyölerde hava kalitesi uyarılarında büyük hatalara neden olabileceği vurgulandı.

Pusan Ulusal Üniversitesi: 'Bitki örtüsü güncellenmezse hava tahminleri yanıltıyor'

Pusan Ulusal Üniversitesi'nden Hyo-Jung Lee ve Yu-Jin Jo ile Avusturya'dan Younha Kim'in ortak çalışmasında, 2003'teki uydu görüntülerinin bugünkü orman yapısını temsil etmediği ortaya kondu. Araştırmacılar, atmosfer kimyası modellerinin temelini oluşturan bitki örtüsü verilerinin, Doğu Asya'da iklim değişikliği, yeniden ağaçlandırma ve arazi kullanımındaki değişimlerle birlikte köklü biçimde farklılaştığını belirledi. Özellikle biyojenik emisyonların, yani bitkilerin havaya saldığı izopren ve monoterpen gibi organik bileşenlerin, orman dokusundaki değişimle birlikte önemli ölçüde arttığı veya azaldığı tespit edildi. Bilim insanları, eski verilerle çalışan modellerin, hava kirliliği oluşumuna dair yerel ve zamansal farklılıkları kaçırdığını, bunun da halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu ifade etti.

Younha Kim: '2003 verileriyle simüle edilen ormanlar artık yok'

Çalışmada, WRF-Chem atmosfer kimyası modeli ile MEGAN biyojenik emisyon modülü birleştirildi ve 2003 yılına ait standart bitki örtüsü veri seti, 2024 yılına ait güncel uydu gözlemleriyle karşılaştırıldı. Simülasyonlarda yalnızca bitki örtüsüne ait veriler değiştirilerek, diğer tüm koşullar sabit tutuldu. Sonuçlar, güncel orman haritalarının kullanılması durumunda biyojenik emisyonlar, yer seviyesindeki ozon ve biyojenik ikincil organik aerosol seviyelerinde önemli değişiklikler yaşandığını gösterdi. Younha Kim, "Artık var olmayan orman haritalarıyla yapılan tahminler, şehirlerde ve banliyölerde hava kirliliği riskini doğru yansıtamıyor" dedi. Araştırmada, Çin'in bazı bölgelerinde orman yoğunluğu artarken, Japonya gibi ülkelerde ise bitki örtüsünde azalma yaşandığı, bu dengesizliğin kirlilik tahminlerinde de yansıma bulduğu kaydedildi.

Banliyölerde kirlilik artışı, kırsalda ise farklı bir tablo

Araştırmacılar, banliyö bölgelerinde bitki örtüsü değişikliklerinin ve azot oksit seviyelerinin birleşerek, kirletici oluşumunda belirgin artışlara yol açtığını belirledi. Bu alanlarda, biyojenik emisyonların atmosferdeki diğer kirleticilerle reaksiyona girerek daha fazla ozon ve ikincil organik aerosol oluşturduğu saptandı. Buna karşılık, şehir merkezlerinde bitki örtüsünün genişlemesi için yeterli alan bulunmadığı için hava kirliliği seviyelerinde büyük bir değişiklik görülmedi. Kırsal bölgelerde ise, orman dokusu artmasına rağmen azot oksit miktarının düşük kalması nedeniyle, beklenen kirlilik artışı gerçekleşmedi. Araştırma, biyojenik emisyonların tek başına hava kirliliğini belirlemediğini, atmosferdeki diğer bileşenlerle olan etkileşimin de en az onun kadar önemli olduğunu gösterdi.

Eski orman haritaları yerel farklılıkları gizliyor

Bilim insanları, eski bitki örtüsü verileriyle çalışan modellerin, hava kirliliğinin oluşumunu her yerde benzer şekilde yanlış tahmin ettiğini, ancak asıl tehlikenin, şehir ve banliyö gibi hassas bölgelerdeki yerel farklılıkların gözden kaçırılması olduğunu vurguladı. Özellikle, bir şehirdeki hava kalitesi uyarısı için doğru ve güncel verilere ihtiyaç duyulduğu, aksi takdirde halk sağlığı açısından yanlış alarm veya yetersiz uyarı riski oluştuğu belirtildi. Younha Kim, "Biyojenik emisyon modüllerinde bitki örtüsü veri setlerinin düzenli olarak güncellenmesi, atmosfer kimyası modellerinin doğruluğunu artırıyor" diyerek, bu alandaki güncellemelerin politika yapıcılar ve kamu sağlığı uzmanları için kritik önemde olduğunu ifade etti.

Güncel uydu verileriyle modellerin doğruluğu artıyor

Araştırma ekibi, güncel uydu verilerinin hava kirliliği modellerine entegre edilmesinin, günlük hava kalitesi tahminlerinde önemli iyileşmeler sağladığını bildirdi. Özellikle Ağustos 2024 döneminde, bitki örtüsü aktivitesinin ve biyojenik emisyonların zirveye ulaştığı günlerde yapılan analizler, modellerin gerçek koşulları çok daha hassas biçimde yansıttığını gösterdi. Bilim insanları, bu yöntemin önümüzdeki yıllarda farklı mevsimler ve daha uzun zaman dilimleri için de uygulanacağını, böylece iklim değişikliğinin ve ekosistem dönüşümünün hava kalitesi üzerindeki etkilerinin daha net ortaya konacağını belirtti.

Sonuç olarak, Doğu Asya'da iklim değişikliği ve arazi kullanımıyla hızla değişen orman örtüsünün, hava kirliliği tahmin modellerinde mutlaka güncel uydu verileriyle temsil edilmesi gerektiği ortaya çıktı. Bilim insanları, eski haritaların kullanılması halinde, şehirlerde ve banliyölerde hava kalitesi tahminlerinin yanıltıcı olabileceği ve halk sağlığının tehlikeye girebileceği uyarısında bulundu. Araştırmacılar, atmosfer kimyası modellerinde bitki örtüsü verilerinin düzenli olarak güncellenmesinin, hem bilimsel doğruluk hem de toplum sağlığı açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
iklim değişikliği hava kirliliği bitki örtüsü Doğu Asya biyojenik emisyon