ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Milyonlarca kişi risk altında! COVID eski virüsleri uyandırıyor

Kubilay Dikmen - | Son Güncelleme Tarihi:
Milyonlarca kişi risk altında! COVID eski virüsleri uyandırıyor

Boston Çocuk Hastanesi'nde yürütülen kapsamlı bir araştırma, COVID-19 sonrası hastalarda yıllardır vücutta gizlenen 11 farklı virüsün yeniden aktif hale geldiğini ortaya koydu. Araştırmada özellikle anellovirüslerin, uzun COVID ile güçlü bir ilişki gösterdiği vurgulandı. Uzmanlar, bu bulguların milyonlarca kişiyi ilgilendiren uzun COVID'in anlaşılması ve tedavisi için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor.

Boston Çocuk Hastanesi'nde gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir araştırma, COVID-19 nedeniyle hastaneye yatırılan bireylerde, yıllardır vücutta sessiz kalan 11 farklı virüsün yeniden aktif hale geldiğini ortaya koydu. Çalışmada, özellikle anellovirüs adı verilen ve toplumun yaklaşık yüzde 90'ında bulunan bir virüs ailesinin, uzun COVID ile en güçlü şekilde bağlantılı olduğu belirlendi. Uzmanlar, bu bulgunun milyonlarca uzun COVID hastasının tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabileceğini belirtiyor.

Dr. Ofer Levy: 'Anellovirüsler uzun COVID'in arkasındaki gizli etken olabilir'

Boston Çocuk Hastanesi Hassas Aşılar Programı'nın başında yer alan Dr. Ofer Levy, araştırmanın baş araştırmacısı olarak dikkat çekiyor. Dr. Levy, yıllardır vücutta sessiz kalan ve çoğu insanın farkında dahi olmadığı anellovirüslerin, COVID-19'un ardından yeniden aktif hale gelmesinin, uzun COVID olarak bilinen ve milyonlarca insanı etkileyen kronik durumla doğrudan ilişkili olabileceğini vurguladı. Araştırmada, Epstein-Barr, sitomegalovirüs ve herpes simpleks gibi bilinen virüslerin yanı sıra, anellovirüslerin özellikle uzun süreli fiziksel engellilik ve kalıcı semptomlarla daha yakından ilişkili olduğu tespit edildi. Dr. Levy, "Uzun COVID ile anellovirüsler arasında kurulan bu bağlantı, dünya genelinde milyonlarca insanın yaşadığı kronik sağlık sorunlarının anlaşılması açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

Boston Çocuk Hastanesi'nin dev çalışmasında 1.154 hasta ve 200.000 örnek analiz edildi

Amerika Birleşik Devletleri genelinde 20 farklı hastanede yürütülen ve Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından finanse edilen araştırma kapsamında, 1.154 COVID-19 hastası detaylı şekilde takip edildi. Bu süreçte, hastalığın seyrini ve uzun vadeli etkilerini anlamak için 200.000'den fazla biyolojik örnek toplandı ve yaklaşık 1 milyar veri noktası analiz edildi. Boston Çocuk Hastanesi'nden Joann Diray Arce, bu çalışmanın bugüne kadar COVID-19 ile ilgili yapılan en kapsamlı biyomarker araştırması olduğunun altını çizdi. Araştırmacılar, hastaların kan örneklerinde, normalde uyku halinde olması gereken virüslerin genetik materyalini inceledi ve 40 gün içinde 11 farklı virüsün yeniden aktif hale geldiğini tespit etti. En sık rastlananlar arasında Epstein-Barr, herpes simpleks 1, sitomegalovirüs ve anellovirüsler öne çıktı.

Viral reaktivasyonun ardında bağışıklık zayıflığı değil iltihap çıktı

Çalışmanın dikkat çekici bulgularından biri de, virüslerin yeniden aktif hale gelmesinin her zaman bağışıklık sisteminin zayıflığıyla ilgili olmadığını göstermesi oldu. Dr. Levy ve ekibi, Epstein-Barr ve sitomegalovirüs gibi virüslerin, bağışıklık sistemi normal çalışan hastalarda da yeniden aktifleşebildiğini gözlemledi. Bu hastalarda, özellikle vücutta yüksek seviyede iltihap tespit edildi. Uzmanlar, bu durumun, yaygın kabul görenin aksine, güçlü bir iltihabi yanıtın, virüslerin uyanmasında etkili olabileceğini gösterdiğini vurguladı. Bu bulgu, uzun COVID'in nedenleri ve tedavi yaklaşımları konusunda yeni bir bakış açısı sunuyor.

Uzun COVID ve anellovirüs ilişkisi: Yeni tedavi yollarının kapısı aralanıyor

Uzmanlar, araştırmanın uzun COVID'in kökenine dair önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor. Dr. Levy, "Geleneksel olarak, viral reaktivasyonun zayıflamış bağışıklıkla ilişkili olduğu düşünülür. Ancak burada, güçlü iltihaplı yanıtlar bağlamında virüslerin yeniden aktif hale geldiğini gözlemledik. Bu durum, uzun COVID'in patofizyolojisine dair yeni soruları gündeme getiriyor" dedi. Anellovirüslerin uzun COVID'deki rolüne henüz tam anlamıyla açıklık getirilememiş olsa da, bu virüslerin zararsız kabul edilmesinin yanlış olabileceği ve hastalığa katkıda bulunabileceği ihtimali gündeme geldi. Uzmanlar, anellovirüslere karşı antiviral ilaçların geliştirilmesinin gelecekte mümkün olabileceğini ve bu alanda takip çalışmalarının şart olduğunu ifade ediyor.

ABD'de 10 milyon uzun COVID hastası: Tehlike geçmedi, yeni pandemilere hazırlık çağrısı

Dr. Levy, COVID-19'un toplumda oluşturduğu tehdidin kamuoyunun algısında azalmasına rağmen, gerçek rakamların hâlâ endişe verici boyutlarda olduğunu belirtti. Amerika Birleşik Devletleri'nde 2025-2026 solunum sezonunda 50.000 kişinin COVID nedeniyle hayatını kaybettiğine ve 10 milyondan fazla yetişkinin uzun COVID ile mücadele ettiğine dikkat çekti. Dr. Levy, "Bu hastaların en iyi sonuçlarla iyileşmelerine yardımcı olmalıyız" diyerek, hem mevcut hastalara destek verilmesi hem de olası yeni koronavirüs pandemilerine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, COVID-19'dan elde edilen tüm bilimsel derslerin, gelecekte karşılaşılabilecek benzer salgınlara karşı daha etkin bir mücadele için değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Çalışmanın sınırları ve anellovirüslerin gelecekteki rolü

Araştırmacılar, elde edilen bulguların umut verici olmasına rağmen, henüz hiçbir virüsün doğrudan uzun COVID'e neden olduğunun kanıtlanmadığını belirtiyor. Çalışmada yer alan tüm hastaların, hastaneye yatacak kadar ağır COVID geçirenlerden oluştuğu, evde hafif semptomlarla atlatanların ise kapsam dışında bırakıldığı vurgulandı. Ayrıca, anellovirüslerin insan vücudunda tam olarak nasıl bir etki yarattığı halen belirsizliğini koruyor. Dr. Levy, "Anellovirüsler hakkında daha fazla bilgi edinmemiz gerekiyor. Zararsız gibi görünen bu virüslerin hastalığa katkısı olabilir ve bu olasılığı değerlendirmek için yeni takip çalışmaları şart" şeklinde konuştu. Eğer anellovirüslerin uzun COVID'de rolü doğrulanırsa, bu virüslere karşı özel ilaçların geliştirilmesi gündeme gelebilir.

Uzmanlar: Anellovirüslerin kontrolü için yeni tedavi stratejileri geliştirilmeli

Çalışmayı yürüten ekip, COVID-19 enfeksiyonu sırasında bağışıklık sisteminin anellovirüsler gibi yeniden aktifleşen virüslere verdiği yanıtı anlamak için araştırmalarını sürdürüyor. Araştırmacılar, bu virüslerin kontrol altına alınmasını sağlayacak yeni tedavi yöntemleri geliştirmek ve bu tedavilerin ne zaman uygulanmasının en etkili sonuç vereceğini belirlemek istiyor. Zamanlamanın, müdahalenin başarısı açısından kritik olduğu ifade ediliyor. Dr. Levy, "Uzun COVID ile moleküler ve viral ilişkilerin daha iyi anlaşılması, daha etkili tanı ve tedavi yöntemlerine ulaşmamızı sağlayabilir" diyerek, bilim dünyasının önünde çözülmesi gereken önemli sorular bulunduğuna işaret etti.

Sonuç olarak, Boston Çocuk Hastanesi'nde yürütülen bu kapsamlı araştırma, anellovirüslerin uzun COVID ile ilişkisine dair bilim dünyasında yeni bir tartışma başlattı. Uzmanlar, elde edilen bulguların hem mevcut uzun COVID hastalarının tedavisinde hem de gelecekteki olası salgınlara hazırlıkta kritik rol oynayabileceğini belirtiyor. Araştırmanın, anellovirüslerin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılması ve yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesi için yol gösterici olması bekleniyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
COVID-19 uzun COVID anellovirüs Boston Çocuk Hastanesi viral reaktivasyon