Kuzey Kore ikinci deniz destroyerini hizmete soktu! Kim Jong Un nükleer caydırıcılığı güçlendirme sözü verdi
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Wonsan limanında düzenlenen törenle ikinci deniz destroyerini donanmaya kattı ve daha güvenilir bir nükleer caydırıcılık sistemi kurulması gerektiğini vurguladı. ABD, Güney Kore ve Japonya ise aynı dönemde Jeju açıklarında beş günlük Freedom Edge tatbikatını başlattı.

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, ülkesinin ikinci deniz destroyerini resmi törenle hizmete aldı ve düşmanlarına karşı daha güçlü, daha güvenilir bir nükleer caydırıcılık altyapısı oluşturulması çağrısında bulundu. Devlet medyası bu gelişmeyi Pazartesi günü duyururken, tam da aynı zaman diliminde ABD, Güney Kore ve Japonya üçlü bir askeri tatbikat başlattı. Kim'in bu tatbikatı doğrudan bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirdiği biliniyor. Bölgede artan gerilim, hem deniz kuvvetleri yarışını hem de diplomatik çıkmazı derinleştiriyor.
Kang Kon destroyeri Wonsan'da törenle donanmaya katıldı
Kang Kon adlı destroyer, Pazar günü doğu liman kenti Wonsan'da gerçekleştirilen kapsamlı bir törenle Kuzey Kore donanmasına dahil edildi. Törene bizzat Kim Jong Un'un yanı sıra, Güney Kore istihbarat servisi tarafından muhtemel varis olarak tanımlanan genç kızı da katıldı. Devlet medyasının yayımladığı fotoğraflarda, beyaz elbise ve blazer ceket giyen kızın kırmızı halıda babasının yanında yürüdüğü, savaş gemisini gezdiği ve denizcilerle birlikte poz verdiği görüldü. Bu görüntüler, Kuzey Kore'nin iktidar geçişine dair verdiği sinyaller açısından uluslararası gözlemcilerin dikkatini çekti. Kızın bu denli yüksek profilli bir askeri etkinlikte boy göstermesi, rejimin geleceğe yönelik planlarını açıkça sergilediği şeklinde yorumlandı.
Kuzey Kore'nin destroyerleri nükleer silah taşıma kapasitesine sahip
Yeni hizmete giren Kang Kon ve Haziran ayında donanmaya katılan Choe Hyon, her biri 5.000 tonluk iki destroyer olarak Kuzey Kore'nin en büyük ve en gelişmiş savaş gemileri kabul ediliyor. Devlet medyası, bu gemilerin hem konvansiyonel hem de nükleer silah taşıma kapasitesine sahip olduğunu duyurdu. Uzmanlara göre her iki destroyer büyük olasılıkla Rus teknik desteğiyle inşa edildi. Temmuz ayında Kuzey Kore, Kang Kon destroyerinden nükleer kapasiteli seyir füzelerini başarıyla test ettiğini açıkladı. Bu test, geminin yalnızca sembolik değil, operasyonel açıdan da ciddi bir tehdit unsuru olduğunu ortaya koydu. Destroyerlerin silah ve radar sistemlerinin hem saldırı hem de savunma yeteneklerini önemli ölçüde artıracağı dış uzmanlar tarafından vurgulandı.
Kim Jong Un: 'Düşmanların endişeleri kesinlikle derinleşecek'
Törendeki konuşmasında Kim Jong Un, art arda gelen gemi ilavelerinin düşmanlara korku saldığını ifade etti. Kim, Kuzey Kore donanmasının nükleer silahlanmasının, nükleer caydırıcılığı daha çeşitli ve pratik biçimde kullanılabilir hale getirdiğini söyledi. "Düşmanların endişeleri kesinlikle derinleşecek" diyen Kim, "Nükleer savaş caydırıcımızın çeşitli ve etkili operasyonunu uygulamaya koymak, deniz savunması ve savaş caydırıcılığı için askeri faaliyetlerimizi daha da güçlendirmek amacıyla daha güçlü ve güvenilir bir nükleer savaş caydırıcısı daha net bir şekilde kurmalıyız" dedi. Bu sözler, Kuzey Kore'nin nükleer donanma stratejisini ne denli ciddiye aldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Kim, donanma modernizasyonunu öncelikli hedef haline getirdi
Yıllarca balistik füze geliştirme programına ağırlık veren Kim Jong Un, son dönemde odağını giderek artan biçimde donanmanın modernizasyonuna çevirdi. Pazar günkü konuşmasında Kim, birkaç yıl öncesine kadar Kuzey Kore donanmasının görevine uygun savaş gemilerinden yoksun olduğunu açıkça kabul etti. Bu itiraf, yaşanan dönüşümün boyutlarını anlamak açısından dikkat çekici bir ayrıntı olarak değerlendirildi. Kim ayrıca sekiz ay içinde kamuoyuyla paylaşılacak başka bir "önemli" deniz ilerlemesinin peşinde olduklarını duyurdu. Pek çok gözlemci, bu projenin Kim'in daha önce hedef olarak belirlediği nükleer güçle çalışan bir denizaltı edinme planıyla doğrudan bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Böyle bir denizaltının hizmete girmesi, bölgedeki stratejik dengeleri kökten değiştirebilecek bir gelişme olarak nitelendiriliyor.
ABD, Güney Kore ve Japonya Freedom Edge tatbikatını başlattı
Pazartesi günü ABD, Güney Kore ve Japonya, Güney Kore'nin güneyindeki Jeju adasının açıklarındaki sularda beş günlük Freedom Edge tatbikatını resmen başlattı. Güney Kore ordusu, tatbikatın doğası gereği savunma amaçlı olduğunu ve Kuzey Kore'nin nükleer tehditlerine karşı ortak müdahale kabiliyetini güçlendirmeyi hedeflediğini açıkladı. Tatbikata üç ülkenin önemli deniz ve hava askeri varlıklarının katıldığı belirtildi. Bu üçlü tatbikat, bölgedeki askeri iş birliğinin derinleştiğinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi. Kuzey Kore ise bu tür tatbikatları her seferinde doğrudan kendisine yönelik bir provokasyon olarak nitelendiriyor.
Kuzey Kore, ABD'yi çatışmacı tutumla suçladı
Geçen hafta Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı, ABD'yi Kuzey Kore'ye karşı çatışmacı duruşunu daha açık biçimde ortaya koymakla suçladı. Bakanlık, Freedom Edge tatbikatını ve ABD yetkililerinin Kuzey Kore'nin tamamen nükleerden arındırılmasına kararlı kalmaya devam ettiğine dair açıklamalarını kanıt olarak gösterdi. Bu sert tepki, Pyongyang'ın Washington ile arasındaki güven bunalımının ne kadar derin olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kuzey Kore, ABD'nin söylem düzeyinde uzlaşma sinyalleri verse bile eylemlerinin tam tersini yansıttığını savunuyor.
Trump'ın tatbikat kısıtlaması Kim'i yumuşatamadı
21 Ağustos'ta ABD ve Güney Kore orduları, yıllık Ulchi Freedom Shield tatbikatını başlangıçta planlanandan altı gün önce sonlandırdı. Bu karar, Başkan Trump'ın Pentagon'a tatbikatı "önemli ölçüde azaltma" talimatı vermesinin ardından geldi. Trump, tatbikatı bir işgal provası olarak gören Kim Jong Un ile kurduğu iyi ilişkiyi gerekçe gösterdi. Ancak Kim'in kız kardeşi ve üst düzey yetkilisi Kim Yo Jong, Trump'ın bu uzlaşma girişimini küçümsedi. Kim Yo Jong, tatbikatı yalnızca kısaltmanın onun "provokatif ve saldırgan doğasını" değiştirmeyeceğini açıkça ifade etti. Kuzey Kore, ABD-Güney Kore tatbikatına yanıt verme tehdidini de yerine getirerek denize doğru yaklaşık 10 kısa menzilli balistik füze fırlattı. Bu füze denemeleri, Pyongyang'ın sözlerinin arkasında durduğunu ve askeri kapasitesini sergilemekten çekinmediğini gösterdi.
Diplomatik çıkmaz derinleşiyor, Kim'in eli güçleniyor
Kim Jong Un daha önce, ABD'nin Kuzey Kore'ye karşı "düşmanca politikasını" terk etmesi ve Kuzey Kore'nin nükleer devlet statüsüne saygı göstermesi halinde müzakerelere geri dönebileceğini belirtmişti. Ancak Kim ile Trump arasındaki önceki diplomasi süreci, Kuzey Kore'nin sınırlı bir nükleerden arındırma adımı karşılığında ne kadar ekonomik fayda elde etmesi gerektiğine dair derin anlaşmazlıklar yüzünden 2019'da çöktü. Aradan geçen sürede Kuzey Kore nükleer programını önemli ölçüde ilerletti, Rusya ve Çin ile bağlarını belirgin biçimde derinleştirdi. Uzmanlar, Kim'in şu anda geçmişe kıyasla çok daha güçlü bir pazarlık konumunda olduğunu değerlendiriyor. Nükleer caydırıcılık kapasitesinin deniz kuvvetlerine de yayılması, bu kaldıracı daha da artıran kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillendiği bu süreçte, hem askeri hem de diplomatik cephede gerilimin tırmanmaya devam edeceği öngörülüyor.
- Popüler Haberler -
OECD Genel Sekreteri Cormann: Türkiye'nin uzun vadeli istikameti umut vaat edici
İran'dan ABD'ye açık tehdit: Varlıklarımıza saldırırsanız siz de saldırıya uğrarsınız
Endonezya'daki yanardağ patlaması! 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edildi
Klima binlerce hayat kurtarıyor ama küresel ısınmayı da hızlandırıyor
Kolombiya'da askeri birliğe İHA'lı saldırı! 3 asker hayatını kaybetti
Avustralya'da sosyal medya algoritmalarına yeni düzenleme! Kullanıcılar akışlarını kapatabilecek



