Kolesterolü düşürmek için yağdan tamamen kaçınmak yerine ne yapmak gerekiyor?

Yüksek kolesterol sorunu yaşayan Amerikalılar için kardiyologlar, yanlış bilinen üç önemli alışkanlığa dikkat çekti. Uzmanlar, kolesterolü düşürmek isteyenlerin diyet ve takviye konusundaki hatalı yaklaşımlarına karşı uyarıda bulundu.
Yüksek kolesterol problemiyle mücadele eden Amerikalıların yaklaşık yüzde 10'unu ilgilendiren yeni bir uyarı, alanında uzman kardiyologlardan geldi. Kardiyologlar, kolesterol seviyelerini düşürmek isteyenlerin sıklıkla başvurduğu üç yaygın alışkanlığın, sanıldığı kadar faydalı olmadığını ve bazı durumlarda yanlış bir güven duygusu yarattığını açıkladı. Uzmanlar, özellikle düşük yağlı diyetler, takviyelere aşırı güven ve kolesterolün yalnızca beslenmeyle kontrol altına alınabileceği düşüncesinin, kolesterol yönetiminde ciddi eksikliklere yol açabileceğini vurguladı.
Dr. Rozanski: 'Düşük yağlı diyet tek başına yeterli değil'
Kardiyolog Dr. Alan Rozanski, kolesterolü düşürmek amacıyla uygulanan düşük yağlı diyetlerin yaygın bir yanılgı olduğunu belirtti. Rozanski'ye göre, diyet yağının tamamen ortadan kaldırılması yerine, doymuş ve doymamış yağlar arasındaki dengeye dikkat etmek gerekiyor. Günlük alınan kalorinin yüzde 20 ila 35'inin yağdan gelmesi gerektiğini belirten Rozanski, "Artık diyet yağının düşman olmadığı bilimsel olarak kabul görüyor. Önemli olan, hangi tür yağın tüketildiği" dedi. Doymuş yağların aşırı tüketimi kolesterol seviyelerini yükseltebilirken, doymamış yağların artırılması LDL yani 'kötü' kolesterolün düşürülmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, zeytinyağı gibi sağlıklı yağlarla yemek pişirilmesini, kırmızı et yerine tavuk veya balık tercih edilmesini ve atıştırmalık olarak cips yerine kuruyemişlerin seçilmesini öneriyor. Ayrıca, doymuş yağ alımının toplam kalorinin yüzde 7'sinden az olması, sağlıklı kolesterol seviyelerini destekliyor.
Dr. Kheder: 'Takviyelere aşırı güven tehlikeli olabilir'
Kolesterol seviyesini düşürmek için balık yağı, sarımsak ya da bitkisel steroller gibi takviyelere yönelenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Ancak kardiyolog Dr. Kevin Kheder, bu takviyelerin tek başına yeterli olmadığının altını çiziyor. "Piyasada kalp sağlığına faydalı olduğu iddia edilen birçok takviye var, fakat bunların çoğu, dengeli bir diyet, düzenli egzersiz veya tıbbi tedavi kadar güçlü bilimsel kanıtlara sahip değil" diyen Kheder, özellikle omega-3 takviyelerinin yüksek kolesterolü yönetmede tek başına etkili olmadığını belirtti. Amerikan Aile Hekimleri Derneği de, omega-3 takviyelerinin kardiyovasküler hastalık riskini düşürdüğüne dair yeterli kanıt bulunmadığını bildiriyor. Dr. Kheder, takviyelerin ancak doktor kontrolünde ve diğer tedavi yöntemleriyle birlikte kullanılmasının faydalı olabileceğini, yeni bir takviyeye başlamadan önce mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğini vurguluyor.
Kardiyologlardan kolesterol yönetiminde yaşam tarzı vurgusu
Kardiyologlar, yüksek kolesterolün yalnızca beslenmeyle ilgili olmadığını ve genetik faktörlerin de önemli rol oynadığını belirtiyor. Dr. Kheder, "Bazı hastalar tüm sağlıklı alışkanlıkları uygulasa bile, genetik yatkınlık nedeniyle yüksek LDL kolesterol ile karşılaşabilir" diyerek, tek başına diyetin yeterli olmayabileceğini ifade etti. Sigara kullanımı ve hareketsiz yaşam tarzı da kolesterol seviyelerini olumsuz etkiliyor. Bu nedenle, düzenli fiziksel aktivite, sigaranın bırakılması ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarının benimsenmesi şart. Uzmanlar, haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik egzersiz yapmanın, HDL yani 'iyi' kolesterolü artırdığını ve trigliseritleri düşürdüğünü belirtiyor. Ayrıca, lif açısından zengin, tam tahıllar, meyve ve sebzelerle desteklenen bir beslenme düzeni, kolesterol kontrolünde etkili oluyor. Yulaf, fasulye ve avokado gibi çözünür lif içeren gıdalar, sağlıklı yağlarla birlikte tüketildiğinde kolesterol seviyelerinde belirgin bir düşüş sağlanabiliyor.
Düzenli kontroller kolesterol yönetiminde hayati önem taşıyor
Yüksek kolesterol genellikle herhangi bir belirti vermeden ilerlediği için, düzenli kan testleri büyük önem taşıyor. Dr. Kheder, "Kolesterol seviyelerinin düzenli olarak takip edilmesi, yaşam tarzı değişikliklerinin etkili olup olmadığını görmemizi sağlar ve gerektiğinde tıbbi müdahale için zamanında adım atmamıza olanak tanır" dedi. Özellikle daha önce yüksek kolesterol teşhisi konmuş bireylerin, sağlık profesyonelleriyle düzenli olarak iletişimde kalması ve kontrollerini aksatmaması öneriliyor. Bu yaklaşım, hem kolesterolün kontrol altında tutulmasını hem de olası kalp-damar hastalıklarının erken teşhisini mümkün kılıyor. Uzmanlar, kolesterol yönetiminde hem tıbbi hem de yaşam tarzı temelli yaklaşımların birlikte uygulanmasının, uzun vadede kalp sağlığını korumanın anahtarı olduğunu vurguluyor.
- Popüler Haberler -
Soykırımcı İsrail'den katliam! Gazze'de can kaybı 73 bin 407'ye yükseldi
Trump'tan Kim Jong-un'a zirve çağrısı! Yıl bitmeden yüz yüze görüşmek istiyor
Etna Dağı'nda facia! ABD'li turist fırtınada yıldırım çarpması sonucu öldü
NASA, SpaceX roketinin Ay'da oluşturduğu yeni kraterin görüntülerini yayınladı
ABD'deki Türk-Amerikan kuruluşları F-35 satışı için Kongre üyelerinden destek istiyor
Mağarada saat, takvim ve güneş olmadan 2 ay geçirdi! Çıktığında tarihi 25 gün geride sanıyordu



