Katil İsrail ordusu Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürüyor

Gazze Şeridi'nde Katil İsrail ordusunun ateşkesi ihlal ederek farklı bölgelere yönelik saldırılarını sürdürdüğü bildirildi.
Katil İsrail, Gazze'de 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesi ihlal etmeyi sürdürüyor.
Sağlık kaynaklarının verdiği bilgiye göre, İsrail askerine ait araçlardan güneydeki El-Meslah bölgesinde yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırlara yoğun ateş açıldı.
Saldırılarda ikisi çocuk ve biri kadın; yaralanan 3 Filistinli, Han Yunus'taki Nasır Hastanesine kaldırıldı.
İsrail ordusu, Han Yunus'un doğusunda kontrolündeki bölgelere savaş uçaklarıyla da saldırı düzenledi.
Refah şehrinin batı bölgeleri ise yoğun topçu ateşine maruz kalırken, bu saldırılarda can kaybı ve yaralanma olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.
İsrail topçuları ise Cibaliye Kampı'nın doğu bölgelerini bombaladı.
İsrail ordusu, kuzeydeki Gazze kentinin Tuffah Mahalesi'nde açtığı ateş sonucu Muhammed Selim Debabiş isimli genç yaşamını yitirdi. Debabiş'in cenazesi Baptis Hastanesine kaldırıldı.
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Burec Mülteci Kampı'nda da İsrail ordusunun sivilleri hedef alan saldırısında 4 kişi yaralandı.
Burec Mülteci Kampı'nda yaralananlar, bölgedeki Aksa Şehitleri Hastanesine kaldırıldı.
İSRAİL ORDUSU, İŞGAL ALTINDAKİ BATI ŞERİA'DAKİ BASKINLARDA 27 FİLİSTİNLİYİ GÖZALTINA ALDI
İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'da düzenlediği baskınlarda aralarında 2 kadının da olduğu 27 Filistinliyi gözaltına aldı.
Filistin resmi ajansı WAFA'da yer haberde, İsrail ordusunun, Batı Şeria'nın Nablus, Tubas, Tulkerim ve Eriha kentlerinde Filistinlilerin evlerine baskınlar düzenlediği belirtildi.
Nablus'taki baskınlarda 17 Filistinlinin gözaltına alındığı aktarılan haberde, söz konusu kişiler arasında Asira eş-Şimaliye Belediye Başkan Yardımcısı Bera Ceraria'nın da olduğu ifade edildi.
İsrail güçlerinin Tubas kentindeki el-Faria Mülteci Kampı'nda düzenlediği baskında da biri genç, 6 Filistinliyi gözaltına aldığı, Tulkerim kentinde evine yapılan baskında ise bir gencin alıkonulduğu kaydedildi.
Haberde, Eriha kentinde de İsrail güçlerinin bir eve baskın yaparak Filistinli bir genci gözaltına aldığı belirtildi.
AA'nın yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre ise İsrail askerleri, El Halil kentinin güneyindeki el-Fevvar Mülteci Kampı'na düzenlediği baskında üniversite öğrencisi genç bir kız ile diğer bir genci gözaltına aldı.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
FİLİSTİNLİLER, GAZZE'YE DÖNÜŞTE REFAH KAPISI'NDA İSRAİL'İN BASKI VE TEHDİTLERİNE MARUZ KALIYOR
İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı'nı iki yıl boyunca işgal altında tuttuktan sonra sınırlı geçişlere açmasının ardından Gazze'ye dönmek isteyen Filistinliler sınırda İsrail ordusu ve desteklediği Ebu Şebab milislerinin taciz, işkence ve yağmasına maruz kalarak uzun bir yolu geçmek zorunda kalıyor.
Haaretz gazetesinin haberinde, ABD Başkanı Donald Trump Gazze planı çerçevesinde ateşkesin ikinci aşamasında gecikmeli ve sınırlı bir şekilde açılan Refah Sınır Kapısı'ndan geçiş sürecinin detayları ele alındı.
Habere göre, Gazze Şeridi'ndeki evlerine dönmek isteyen Filistinliler, sınırda İsrail askerleri ve destekledikleri milislerin tehdit, işkence ve kötü muamelesine maruz kalarak 15 kilometrelik bir güzergahı geçmek zorunda kalıyor.
Öte yandan Gazze'ye geçen Filistinliler yerel basına, Kahire'deki Filistin Büyükelçiliğinin kendilerinden gece saatlerinde Refah yakınlarındaki Mısır'ın El-Ariş kentine gelmelerini istediğini dile getirdi.
Mısır tarafındaki işlemlerin ardından Filistinliler Gazze tarafında da kontrol noktasından geçiriliyor. Gazze tarafındaki işlemler, Avrupa Birliği (AB) Refah Sınır Kapısı Sınır Yardım Misyonu (EUBAM) gözetiminde Filistin Yönetimi personeli tarafından yürütülüyor. Bu alanda İsrail askerleri bulunmuyor.
Bu aşamadan sonra İsrail ordusu işgalindeki bölgeye geçen Filistinliler, Selahaddin Caddesi üzerinden yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki İsrail ordusuna ait kontrol noktasına otobüslerle taşınıyor.
Filistinlilerin tanıklıkları, İsrail ordusunun kurduğu kontrol noktasına ulaşmadan önce Tel Aviv yönetimi destekli Ebu Şebab milislerinin sözlü ve fiziksel tacizlerine maruz kaldıkları bir süreçten de geçtiklerini ortaya koydu.
BM İnsan Hakları Ofisi, Gazze'ye dönen Filistinlilerin milisler tarafından kelepçelendiğine, gözlerinin bağlandığına ve tehdit edildiğine ilişkin kanıtlar olduğunu duyurdu.
Gazze'ye dönen bazı Filistinliler ise Ebu Şebab milislerinin valizleri aradığı ve kişisel eşya ve paralara el koyduğunu belirtti.
İSRAİL'DEN GAZZE'YE DÖNENLERE KELEPÇELİ VE GÖZLERİ BAĞLI SORGU
Haaretz gazetesine göre, Ebu Şebab milisleri tarafından İsrail ordusunun "Nekaz Regavim" olarak adlandırdığı kontrol noktasına getirilen Filistinliler, burada saatler süren sorgusu, gözleri bağlı ve kelepçeli üst aramalarına maruz kalıyor.
Arap basınına konuşan bazı Filistinliler ise sorgu sırasında uzun süre bekletildiklerini ve sağlık sorunlarına rağmen hareket etmelerine izin verilmediğini ifade etti.
Birleşmiş Milletlerin (BM) 5 Şubat'ta yayımladığı raporda, Gazze'ye dönenlerin "şiddet, küçük düşürücü sorgular ve bazı durumlarda gözleri bağlı ve kelepçeli şekilde üst araması" uygulamalarına maruz kaldıklarını aktardıkları kaydedildi.
Raporda ayrıca bazı kişilerin tıbbi yardıma ve tuvalete erişiminin engellendiği, bunun da "aşırı aşağılayıcı" durumlara yol açtığı belirtildi.
Filistinlilerin tanıklıklarına yer veren raporda, İsrail'in Gazze'ye geçenlere aileleriyle birlikte yeniden Mısır'a dönmeleri ve bir daha Gazze'ye gelmemeleri karşılığında para teklif ettiğinin altını çizdi. Bazı Filistinlilere ise İsrail ordusuna muhbirlik yapmaları yönünde teklif yapıldığını aktarıldı.
İsrail'in işkenceye varan sorgusundan geçen Filistinliler, son olarak BM Kalkınma Programı (UNDP) personelinin refakatinde otobüslerle Gazze'de İsrail ve Hamas kontrolündeki bölgeleri ayıran "Sarı Hat"ı geçerek, Han Yunus'taki Nasır Hastanesine getiriliyor.
İSRAİL GÜÇLERİ, HAPİSHANEDE BİR DERİ BİR KEMİK KALAN KASSAM LİDERLERİNDEN BERGUSİ'Yİ SOL GÖZÜNDEN YARALADI
Hamas Hareketi'nin askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları liderlerinden Abdullah el-Bergusi'nin, tutulduğu İsrail Gilboa Hapishanesi'nde baskın sırasında yaralandığı bildirildi.
Filistinli Esirler Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, "ziyaretçi salonuna oldukça yorgun ve bitkin bir şekilde geldiği" belirtildi.
Açıklamada, Bergusi'nin yaralanması şu ifadelerle aktarıldı:
"Bergusi'nin, sol gözünden yaralandığı açık bir şekilde görülüyordu. Baskın operasyonuyla eşzamanlı gelen ziyaretçiyle görüşmeye çıktığı sırada başını kapıya vurduğu için üzerinde kan izleri de vardı."
Bergusi'nin 110 kilogramdan 60 kilograma düştüğüne dikkat çekilen açıklamada, bunun ihmal ve kötü beslenme sonucunda oldukça tehlikeli sağlık sorunları yaşadığının işareti olduğu kaydedildi.
Açıklamada, hapishanenin en düşük seviyede dahi yaşam şartlarına sahip olmadığının altı çizildi.
Abdullah el-Bergusi, 67 kez ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. İsrail hapishanelerindeki en fazla ceza alan Filistinli esir durumunda.
İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın liderlerinden ve Ramallahlı olan Bergusi, 2003 yılında tutuklandı.
FİLİSTİNLİ ANNE VE KIZI, İSRAİL HAPİSHANELERİNDE ÇIPLAK ARAMA VE PSİKOLOJİK BASKIYA MARUZ KALDI
Filistinli bir anne ve kızı, İsrail hapishanelerinde maruz kaldıkları hak ihlallerini anlatarak, çıplak arama, psikolojik baskı ve zorlu tutukluluk koşullarına maruz kaldıklarını belirtti.
Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti'nden yapılan yazılı açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde gözaltına alınan 55 yaşındaki Amine Suveylem ve 22 yaşındaki kızı Ayet'in İsrail hapishanelerinde yaşadıkları aktarıldı.
Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti'nden avukatın Damon Hapishanesi'nde gerçekleştirdiği ziyaret sonrası paylaşılan bilgilere göre Amine Suveylem, çok sayıda İsrail askerinin gözaltı sırasında Nablus'taki evlerine baskın düzenlediğini, kapıyı kırdığını, kendilerini kelepçeleyerek kızıyla ayrı askeri araçlarla götürüldüğünü anlattı.
Suveylem, nakil sırasında askeri aracın zemininde oturtulduğunu belirterek, bu durumun "omzunda hala devam eden ağrılara yol açtığını" kaydetti.
Kızının gözü önünde uzun süreli sorguya çekildiğini söyleyen Suveylem, "aşırı psikolojik baskıya maruz kaldığını" ifade etti.
Kızı Ayet ise nakledilmeden önce evde saha sorgusuna alındığını, ardından Hayfa ile Nasıra arasındaki el-Calama Gözaltı Merkezi'ne götürüldüğünü ve yoğun psikolojik baskı gördüğünü belirtti.
Açıklamada, anne ve kızın el-Calama'da hücre hapsinde tutuldukları ve bu süreçte sadece 3 gün bir araya gelmelerine izin verildiği bilgisi verildi.
Hücreleri "dar, soğuk, duvarları sert, yatakları ince ve kirli" olarak nitelendiren Filistinli anne ve kızı, yemeklerin az ve kalitesiz olduğunu vurguladı.
Filistinli anne ve kızı daha sonra Damon Hapishanesi'ne nakledildiklerini, çıplak aramaya maruz kaldıklarını, ardından kadınlar koğuşunda iki ayrı odaya konduklarını ve odalar arası iletişimin yasaklandığı vurguladı.
KADIN ESİRLERE İŞKENCE VE İNSANLIK DIŞI UYGULAMALAR
Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti, daha önce yaptığı açıklamada, İsrail'in Damon Hapishanesi'nde tutulan ve sayıları 50'yi bulan Filistinli kadın esirlerin de gaz sıkma, darp, kelepçeleme ve soğukta zorla bekletme gibi sistematik saldırılara maruz kaldığını açıklamıştı.
Kadın tutukluların hijyen malzemeleri ile sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığı aktarılan açıklamada tutuklular arasında kanser gibi kronik hastalıkları bulunan kadınların da yer aldığı belirtilmişti.
- Popüler Haberler -
Şili'de 6,2 büyüklüğünde deprem
İsrail basınından 7 Ekim krizi: Üst düzey iletişimsizlik iddiası
Kim Jong Un'un varis kararı dünyada merak uyandırdı
Almanya'da vicdan krizi! İşgalci İsrail'e silah yasağı talebine ret
Ankara'nın bölgesel gücü tescillendi: Türkiye'yi teşekkür etmeliyiz
İsrail ordusunda "sanal bahis" skandalı



