ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

K2-18b'den gelen radyo sinyali beklentisi boşa çıktı! Bilim insanları yeni sınırları açıkladı

Halil İbrahim Akgül - | Son Güncelleme Tarihi:
K2-18b'den gelen radyo sinyali beklentisi boşa çıktı! Bilim insanları yeni sınırları açıkladı

K2-18b dış gezegeninde dünya dışı yaşam izleri arayan bilim insanları, 124 ışık yılı uzaklıktaki bu sistemde güçlü radyo sinyali bulmak için kapsamlı bir araştırma yürüttü. Ancak, yapılan gözlemler sonucunda beklenen yapay radyo sinyallerine dair hiçbir kanıt elde edilemedi. K2-18b, atmosferindeki olası yaşam izleriyle ilgi odağı olmaya devam ederken, radyo sinyali arayışında yeni sınırlar belirlendi.

Kapat

HABERİN DEVAMI

124 ışık yılı uzaklıktaki K2-18b dış gezegeninde dünya dışı yaşam izlerini araştıran bilim insanları, son derece hassas radyo teleskoplarını bu ötegezegene yöneltti. İki kıtada eş zamanlı yürütülen gözlem kampanyasında, K2-18b'den Dünya'ya ulaşabilecek olası yapay radyo sinyallerinin izleri arandı. Ancak, yapılan çok aşamalı ve detaylı incelemeler sonucunda, beklenen türde hiçbir yapay radyo iletimi tespit edilemedi. Araştırma, K2-18b'nin hâlâ potansiyel olarak yaşanabilir "Hycean" dünyalar arasında önemli bir konumda olduğunu gösterirken, dünya dışı zeka arayışında belirli olasılıkların elendiğini ortaya koydu.

K2-18b'de radyo sinyali arayışı: Bilim insanları sınırları zorladı

K2-18b, ana yıldızının yaşanabilir kuşağında dönen ve su zengini atmosferiyle dikkat çeken bir dış gezegen olarak bilim dünyasında uzun süredir ilgi odağı. Atmosferinde hidrojenin baskın olduğu ve suyun varlığına işaret eden bulgular, bu gezegeni yaşam ihtimali açısından ön plana çıkardı. 2025 yılında Nikku Madhusudhan liderliğindeki ekip, gezegenin atmosferinde Dünya'daki biyolojik süreçlerle bağlantılı olan dimetil sülfid (DMS) molekülüne dair işaretler bulduğunu açıkladı. Ancak, New Scientist'in yayımladığı son analizlerde, bu işaretlerin başka moleküllerle de açıklanabileceği vurgulandı. Bu tartışmaların gölgesinde, bilim insanları farklı bir strateji izleyerek, K2-18b'de gelişmiş teknolojiye işaret edebilecek radyo sinyallerinin izini sürdü. Anahtar kelime olan "radyo sinyali" bu arayışın merkezinde yer aldı ve araştırmacılar milyarlarca frekansta çoklu dönemli bir tarama gerçekleştirdi. Özellikle 544 MHz ile 9.8 GHz arasındaki geniş bant aralığında, dar bantta yapay sinyallerin izleri dikkatle incelendi. Bu çabalar, K2-18b'nin dünya dışı yaşam arayışındaki önemini daha da artırdı.

İki kıtada koordineli gözlem: VLA ve MeerKAT ile K2-18b'de radyo sinyali taraması

Gözlem kampanyası, ABD'nin New Mexico eyaletindeki Karl G. Jansky Çok Büyük Dizisi (VLA) ile Güney Afrika'daki MeerKAT radyo teleskobunun eşgüdümlü çalışmasıyla gerçekleştirildi. VLA'da S-band (2.4–3.6 GHz), C-band (5–7.2 GHz) ve X-band (8.1–9.8 GHz) frekanslarında, yedi ayrı S-band ve üçer C- ile X-band gözlemi yapıldı. Her oturumda, K2-18b hedef alınarak 10 dakika boyunca veri toplandı ve bu süreler 56 saniyelik segmentlere ayrılarak bağımsız olarak analiz edildi. MeerKAT ise UHF (544–1015 MHz), L-band (900–1670 MHz) ve S4-band (2625–3500 MHz) frekanslarında, BLUSE sistemiyle tek dönemli gözlemler yaptı. BLUSE, görüş alanında 64 koherent ışın oluşturarak, potansiyel astrofiziksel sinyaller ile karasal parazitleri ayırt etmeyi mümkün kıldı. Aramanın odak noktası, genellikle 500 Hz'den daha dar olan dar bant radyo sinyali emisyonlarıydı. Bu tür emisyonlar, hem Dünya'daki teknolojik radyo sızıntılarının hem de olası yapay işaretlerin karakteristiğini taşıyor. Araştırmacılar, radyo sinyali arayışında, gözlemlerin her aşamasında parazitleri filtreleme ve sinyalin kaynağını kesin olarak belirleme yöntemlerini titizlikle uyguladı.

Parazit ayıklama ve yörünge dinamikleri: K2-18b'de radyo sinyali için titiz analiz

Radyo sinyali arayışında en büyük zorluklardan biri, gerçek dünya dışı kaynaklı sinyalleri Dünya'daki radyo frekansı parazitlerinden ayırt etmek oldu. Ekip, gözlemevlerinin veritabanlarından faydalanarak bilinen RFI (radyo frekansı paraziti) bantlarını maskeledi ve sıfır Doppler kayması olan sinyalleri dışladı. Ayrıca, tespit edilen sinyallerin, K2-18b'nin yıldızının etrafındaki yörünge hareketine uygun Doppler kayması aralığında olup olmadığı titizlikle incelendi. Çalışmada, 544 ile 1500 MHz arasında saniyede yaklaşık 0.4 Hz, 10 GHz civarında ise 4.177 Hz'lik kayma oranlarının beklendiği belirtildi. Bunun yanında, birden fazla koherent ışında aynı anda görülen sinyallerin, gezegenden değil, muhtemelen karasal parazit kaynaklı olduğu belirlendi. Tüm bantlar ve gözlem dönemleri boyunca, astrofiziksel ya da yapay bir kaynağa işaret eden hiçbir radyo sinyali bulunamadı. Geriye kalan tüm tespitler, ya Dünya'daki RFI ya da cihaz kaynaklı artefaktlar olarak kaydedildi. Bu sonuç, radyo sinyali arayışında elde edilen verilerin güvenilirliği açısından büyük önem taşıyor.

K2-18b'de güçlü verici sınırları: Radyo sinyali bulguları ne anlama geliyor?

Radyo sinyali tespit edilememesi, araştırmacıların K2-18 sisteminde izotropik, sürekli yayılan dar bant vericiler için yeni üst sınırlar belirlemesine olanak verdi. Elde edilen hassasiyet, 544 MHz ile 9.8 GHz arasında faaliyet gösteren bir vericinin, Dünya'dan tespit edilebilmesi için yaklaşık 10^12 ile 10^13 watt aralığında bir güçte olması gerektiğini ortaya koydu. Bu değer, bir zamanlar Arecibo radyo teleskobunun ulaştığı 10^13 watt'lık güç ile kıyaslanabilir düzeyde. Manchester Üniversitesi'nden Michael Garrett, "Eğer K2-18b'den Dünya'ya doğru sürekli yayın yapan Arecibo seviyesinde bir verici olsaydı, muhtemelen bu radyo sinyalini tespit ederdik" dedi. Ancak, sinyalin tespit edilememesi, sistemde yaşam olmadığı anlamına gelmiyor. Sadece, gözlemlenen frekans aralığında ve belirli gözlem pencerelerinde Dünya'ya ulaşan sürekli ve dar bant radyo vericilerinin bulunmadığı sonucuna işaret ediyor. Bu bulgular, K2-18b'de radyo sinyali arayışının ne kadar karmaşık ve çok boyutlu olduğunu bir kez daha gösterdi.

K2-18b'de radyo sinyali arayışı: Dünya dışı yaşam umudu sürüyor

K2-18b'de radyo sinyali arayışının sonuçsuz kalması, dünya dışı yaşam ihtimalinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Bilim insanları, gezegenin atmosferik özellikleri ve potansiyel biyolojik izleri nedeniyle K2-18b'yi incelemeye devam ediyor. Radyo sinyali arayışında ulaşılan yeni sınırlar, araştırmacıların farklı sinyal türlerine ve yeni teknolojik yöntemlere yönelmesine yol açabilir. K2-18b, sahip olduğu özelliklerle, hem dünya dışı yaşam arayışında hem de evrende teknolojik uygarlık izlerini tespit etme çabalarında öncelikli hedeflerden biri olmayı sürdürüyor. Radyo sinyali arayışının ilerleyen yıllarda yeni gözlem teknikleriyle daha da derinleştirileceği öngörülüyor.

K2-18b'de radyo sinyali arayışının bugüne kadar sonuçsuz kalması, bilim dünyasında merak ve motivasyon yaratmaya devam ediyor. Elde edilen veriler, yalnızca mevcut gözlem tekniklerinin sınırlarını değil, aynı zamanda dünya dışı zekâ arayışının ne kadar karmaşık olduğunu da ortaya koyuyor. Bilim insanları, K2-18b gibi yaşanabilir bölgelerdeki gezegenlerde radyo sinyali arayışını sürdüreceklerini ve yeni teknolojilerle bu arayışın kapsamını genişleteceklerini belirtiyor. K2-18b, dünya dışı yaşam ve radyo sinyali araştırmalarında önümüzdeki yıllarda da gündemde kalmaya aday görünüyor.


Etiketler:
K2-18b radyo sinyali dünya dışı yaşam bilimsel keşif uzay araştırmaları