ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

İran krizi büyüyor! Trump, müttefikleri adaletsizlikle suçladı

Neslişah Yumak - | Son Güncelleme Tarihi:
İran krizi büyüyor! Trump, müttefikleri adaletsizlikle suçladı

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan son kriz sırasında NATO müttefiklerinin desteğini yetersiz bulduğunu açıkladı. Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ABD'nin yalnız bırakıldığını vurguladı ve NATO üyelerinin tutumunu 'aptalca bir hata' olarak nitelendirdi.

Kapat

HABERİN DEVAMI

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, İran ile yaşanan gerilimde NATO üyelerinin ABD'ye destek vermemesini sert ifadelerle eleştirdi. Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik öneme sahip deniz trafiğinin güvenliğini sağlama konusunda ABD'nin yalnız bırakıldığını belirtti. NATO'nun İran konusunda aldığı tutumu 'aptalca bir hata' olarak nitelendiren Trump, müttefik ülkelerin ABD'nin yanında yer almamasını adaletsizlik olarak değerlendirdi. Trump, bu açıklamaları İrlanda Başbakanı Micheál Martin ile Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptı. ABD Başkanı, birçok NATO ülkesinin İran ile çatışmaya dahil olmak istemediğini doğrudan kendisine ilettiğini ifade ederek, bu durumun ABD'nin çıkarlarına zarar verdiğini savundu.

Trump: 'NATO'nun desteğine ihtiyacımız yok ama orada olmalıydılar'

Donald Trump, Oval Ofis'te yaptığı açıklamalarda, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda güvenliği sağlamak için NATO'dan herhangi bir desteğe ihtiyacı olmadığını söyledi. Ancak Trump, müttefiklerin bu kritik süreçte ABD'nin yanında olması gerektiğini vurguladı. ABD Başkanı, bazı ülkelerin boğazdan geçen gemilere eskortluk yapmaya istekli olduğunu belirtti fakat bu ülkelerin isimlerini açıklamaktan kaçındı. Trump, Körfez bölgesine mayın tarama gemileri göndermede isteksiz davranan müttefiklerin tutumunu 'adaletsiz' olarak niteledi. Özellikle Birleşik Krallık'a yönelik eleştirilerde bulunan Trump, ABD-İngiltere ilişkilerinin Başbakan Keir Starmer göreve gelene kadar her zaman daha iyi olduğunu söyledi. Trump, savaşın müttefiklerle ilişkilerde büyük bir test olduğunu belirterek, ABD'nin çıkarlarının korunmasında NATO'nun yeterince sorumluluk almadığını dile getirdi.

Avrupa'dan destek çıkmadı, Fransa ve AB tarafsız kalmayı seçti

NATO'nun İran politikası kapsamında Avrupa ülkelerinin tutumu da dikkat çekti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndaki krize dahil olmayacağını ve askeri operasyonlara katılmayacağını açıkladı. Macron, Fransa'nın çatışmanın tarafı olmadığını ve bu nedenle bölgedeki askeri müdahalelere katılmayacağını belirtti. Avrupa Birliği'nin en üst düzey diplomatı Kaja Kallas ise, savaşın Avrupa'nın savaşı olmadığını, üye devletlerin bu çatışmaya sürüklenmek istemediğini söyledi. Almanya ve Birleşik Krallık da benzer şekilde, şu aşamada askeri müdahaleye katılma konusunda bir karar vermediklerini bildirdi. ABD yönetimi ise, müttefiklerin desteği olmadan da Hürmüz Boğazı'nda güvenliği sağlayacak güçte olduklarını savundu. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda, müttefiklerin ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı askeri destekten faydalandığını ancak ihtiyaç anında ABD'ye destek vermekten kaçındıklarını öne sürdü.

Hürmüz Boğazı'nda kritik geçişler ve İran'dan yeni saldırılar

İran ile yaşanan askeri gerilim, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi trafiğini olumsuz etkiledi. 28 Şubat'ta başlayan çatışmaların ardından, İran petrolü taşıyan yalnızca birkaç gemi Hindistan ve Çin'e ulaşabildi. Bu su yolunda gerçekleşen saldırılar, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini tehdit etti. Bölgede birkaç ticari yük gemisi saldırıya uğradı ve bu durum küresel petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açtı. ABD yetkilileri, müttefik ülkelerden hangilerinin gemilere eskortluk yapmaya istekli olduğunu henüz açıklamadı. İran'ın yeni üst lideri Mojtaba Hamaney ise, ilk politika toplantısında ateşkes planları olmadığını ve ABD ile İsrail'in yenilgiyi kabul etmeden barışın mümkün olmadığını söyledi. Hamaney'in toplantıya şahsen mi yoksa uzaktan mı katıldığı ise belirsizliğini koruyor. Son dönemde İran güvenlik şefi Ali Larijani ve Basij milis lideri Gholamreza Soleimani'nin ölümleri de Tahran yönetimi tarafından doğrulandı. Ayrıca, İran ve desteklediği milis gruplar tarafından başlatılan misilleme saldırılarında, Tel Aviv yakınlarında bir İran balistik füzesiyle iki kişinin hayatını kaybettiği, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Katar ve Kuveyt'te de bazı hedeflerin vurulduğu bildirildi.

ABD istihbaratında istifa, yönetimde görüş ayrılıkları

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, İran'la yaşanan savaş nedeniyle görevinden istifa ettiğini açıkladı. Kent, Başkan Trump'a yazdığı mektupta, İran'ın ABD için acil bir tehdit oluşturmadığını savundu ve yönetimin bu konudaki yaklaşımını eleştirdi. Kent'in istifasına rağmen, Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ise Trump'ın istihbarat raporlarını dikkatlice değerlendirdiğini ve Tahran'ın ciddi bir tehdit oluşturduğuna karar verdiğini belirtti. Bu gelişmeler, ABD yönetiminde İran politikası konusunda görüş ayrılıklarının devam ettiğini gösterdi. Trump ise, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda, ABD'nin müttefiklerini korumak için büyük fedakarlıklar yaptığını ancak karşılığında yeterli destek göremediğini yineledi. Başkan, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin sağlanmasının ABD'nin ulusal çıkarları için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Sonuç olarak, Trump'ın NATO'ya yönelik sert eleştirileri ve İran ile yaşanan askeri gerilim, Atlantik İttifakı'nda ciddi bir tartışma başlattı. ABD, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için müttefiklerinden yeterli destek bulamazken, Avrupa ülkeleri ise askeri müdahaleden uzak durmayı tercih etti. Bölgedeki gelişmelerin önümüzdeki dönemde hem küresel enerji piyasalarını hem de uluslararası ilişkileri derinden etkilemesi bekleniyor. Trump'ın çıkışları, NATO'nun gelecekteki stratejik kararlarını da doğrudan şekillendirecek gibi görünüyor.


Etiketler:
Trump NATO İran ABD Hürmüz Boğazı