Fukushima-1'de kritik hasar! 2037'ye kadar tam temizlik mümkün değil

Japonya'nın Fukushima-1 nükleer santralinde üçüncü reaktörün tabanında tespit edilen delik, 880 tonluk radyoaktif maddeyle ilgili endişeleri artırdı. TEPCO'nun açıkladığı verilere göre, tam kapsamlı temizliğin en erken 2037'de başlaması bekleniyor.
Fukushima-1 nükleer santralinin üçüncü enerji bloğunda yapılan incelemelerde, reaktörün alt kısmında önemli bir delik tespit edildi. Bu bulgu, TEPCO'nun uzaktan kumandalı drone ile gerçekleştirdiği denetim sırasında ortaya çıktı. Santralin 14 santimetre kalınlığındaki çelik tabanında gözlenen hasarın, felaket sırasında oluşan aşırı sıcaklıklar nedeniyle meydana geldiği belirtildi. Uzmanlar, görüntülerde erimiş nükleer yakıt kalıntılarına işaret eden maddelerin de bulunduğunu açıkladı.
TEPCO: 'Radyoaktif kalıntılar söküm sürecini zorluyor'
TEPCO, reaktörün içindeki radyoaktif parçaların, santralin tamamen sökülmesinin önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı. Yetkililer, bu tür malzemelerin toplam ağırlığının yaklaşık 880 tonu bulduğunu ve bu miktarın santraldeki riski artırdığını ifade etti. Radyoaktif yakıtla karışık parçaların aşağıya doğru hareket ettiği, bu nedenle özel tekniklerle çıkarılması gerektiği bildirildi. Temizlik süreci için farklı seçenekler masaya yatırılırken, planlamaların büyük bir titizlikle sürdüğü belirtildi.
Fukushima-1'de tam temizlik için 2037 hedef gösterildi
Santraldeki radyoaktif atıkların güvenli şekilde çıkarılması için hazırlanan takvimde, üçüncü reaktörden erimiş yakıtın tamamen alınmasına 2037 yılında başlanabileceği kaydedildi. Uzmanlar, bu uzun süreli sürecin hem teknik hem de güvenlik açısından büyük zorluklar barındırdığını belirtti. Fukushima-1'de yaşanan bu gelişmeler, nükleer güvenlik ve atık yönetimi konularında uluslararası endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Olayın ardından, Japon yetkililer ve TEPCO, sürecin şeffaf ve güvenli şekilde yürütülmesi için kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini açıkladı.
Fukushima-1'de ortaya çıkan bu yeni hasar, nükleer enerji santrallerinde karşılaşılan risklerin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, radyoaktif yakıtın güvenli çıkarılması için uluslararası iş birliği ve gelişmiş teknolojilere ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
- Popüler Haberler -
Pakistan-Afganistan hattında ''roket'' krizi: İslamabad iddiaları yalanladı
Gazze'ye giren insani yardım miktarı yüzde 80 düştü
Moskova'da Müslümanlar Bayram Namazı için Camileri doldurdu
İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü öldü
Antarktika'da böcekler zorlu kışa nasıl direniyor?
Uzmanlardan uyarı! Mikroplar iklim krizinde anahtar rol üstleniyor



