ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Dünya'nın iç çekirdeği gün uzunluğunu nasıl değiştiriyor?

Dünya'nın iç çekirdeğinde tespit edilen sarkaç benzeri hareketler, gezegenin gün uzunluğunda milisaniyelik değişikliklere yol açıyor. Son araştırmalar, bu dinamiklerin yer çekimi ve çekirdek-manto etkileşimiyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.

Edanur Karaloğlu - | Son Güncelleme Tarihi:
Dünya'nın iç çekirdeği gün uzunluğunu nasıl değiştiriyor?

Dünya'nın iç çekirdeğinde gerçekleşen ileri geri sallanma hareketlerinin, gezegenin gün uzunluğunda milisaniyelik değişikliklere yol açtığı belirlendi. Son 70 yıllık dönemde, iç çekirdeğin yaklaşık 2,35 derece salındığı ve bu hareketin, yer çekimi aracılığıyla Dünya'nın dönüş hızını etkilediği tespit edildi. Bilim insanları, bu değişimlerin, gezegenin iç yapısında meydana gelen dinamiklerle bağlantılı olduğunu vurguluyor. Son altmış yılda, bir günün uzunluğu zaman zaman birkaç milisaniye artarken, bazen de kısaldı. Yapılan yeni araştırmalar, bu karmaşık sürecin temelinde, Dünya'nın merkezindeki katı iç çekirdeğin sarkaç benzeri hareketinin yattığına işaret ediyor.

Bilim insanları: İç çekirdeğin sarkaç hareketi gün uzunluğunu etkiliyor

Uzmanlar, Dünya'nın iç çekirdeğinin yaklaşık 4.800 kilometre derinlikte yer aldığını ve bu bölgenin, gezegenin dönüş hızında belirleyici bir rol oynadığını belirtiyor. Pekin Üniversitesi'nden araştırmacılar, iç çekirdeğin manto ile kıyaslandığında bir yönde yaklaşık 2,35 derece döndüğünü, ardından ters yöne hareket ettiğini ifade etti. Bu hareketin bir döngüsü ortalama 70 yıl sürüyor. 1964 ile 2019 yılları arasındaki veriler incelendiğinde, iç çekirdeğin sarkaç gibi hareket ettiği ve bu sırada yer çekimi torku oluşturarak gün uzunluğunda değişikliklere neden olduğu görüldü. Bilim insanları, bu dalgalanmaların gezegenin resmi zamanı belirleyen atom saatlerinden çok daha az istikrarlı olmasına yol açtığını belirtiyor. Araştırmacılar, iç çekirdeğin bu hareketinin, Dünya'nın yüzeyine göre ileri geri salındığını ve bunun da gezegenin dönüşünü doğrudan etkilediğini vurguladı.

Yer çekimi torku ve çekirdek-manto etkileşimi günleri belirliyor

Çalışmada, iç çekirdeğin hareketlerinin gün uzunluğundaki değişikliklerde başlıca rol oynadığı tespit edildi. Bilim insanları, çekirdek ile manto arasındaki sınırda üç ana gücün etkili olabileceğini öne sürdü: manyetik kuvvetler, topografik baskılar ve iç çekirdekten gelen yer çekimi. Yapılan modellemelerde, manyetik ve topografik güçlerin gün uzunluğundaki değişiklikleri tam olarak açıklayamadığı, ancak yer çekimi torkunun hem büyüklük hem de zamanlama açısından uyumlu sonuçlar verdiği ortaya çıktı. Araştırmacılar, iç çekirdeğin bir sarkaç gibi hareket ettiği her döngüde, şişkinliklerin manto içindeki kütleye çekim uyguladığını ve bu etkinin gün uzunluğunda milisaniyelik kaymalara neden olduğunu kaydetti. Ayrıca, iç çekirdeğin hareketlerinin yalnızca 60-70 yıllık geniş değişiklikleri kapsadığı, daha kısa dönemli dalgalanmaların ise çekirdek-manto sınırındaki diğer güçler tarafından yönlendirildiği belirtildi.

İç çekirdeğin şekli ve yapısı gün uzunluğuna etki ediyor

Bilim insanları, iç çekirdeğin mükemmel bir küre olmadığını, hafif şişkinliklere ve düzensiz kütle dağılımlarına sahip olduğunu aktardı. Bu şişkinliklerin yüksekliği gezegen ölçeğinde küçük olsa da, yaklaşık 11 ila 29 metre arasında değişiyor. Araştırmada, bu küçük yapısal farklılıkların, iç çekirdeğin bir dereceye yakın döndürülmesiyle modelde ihtiyaç duyulan torku ürettiği belirlendi. Ayrıca, iç çekirdeğin yılda ortalama 0,12 derece doğuya doğru hareket ettiği, son 9.000 yılda ise neredeyse üç tam dönüş yaptığı hesaplandı. Bazı bilim insanları, iç çekirdeğin soğan gibi katmanlı bir yapıya sahip olabileceğini ve zamanla şekil değiştirebileceğini de öne sürdü. Tüm bu bulgular, Dünya'nın en derin bölgelerinde hâlâ keşfedilmeyi bekleyen birçok sır olduğunu gösteriyor.

Jeofizikçiler ve sismologlar: Bulgular tartışma yaratıyor

Yeni bulgular, jeofizik ve sismoloji alanında önemli tartışmalara yol açtı. Güney Kaliforniya Üniversitesi'nden sismolog John Vidale, bu konudaki çalışmaların dikkatle yürütüldüğünü ancak mevcut modellerin tüm verileri eksiksiz açıklamakta güçlük çektiğini dile getirdi. Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden jeofizikçi Hrvoje Tkalčić ise, bilim dünyasında bu sonuçlar hakkında görüş ayrılıklarının yaşanmasının doğal olduğunu belirtti. Araştırmacılar, Dünya'nın iç çekirdeğiyle ilgili görüntünün hâlâ bulanık olduğunu ve yeni verilerle bu alanın daha iyi anlaşılabileceğini vurguladı. Çalışma, yalnızca 60 ila 70 yıllık döngüleri kapsıyor ve daha kısa ya da uzun vadeli değişiklikler için yeni araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.

Milisaniyelik değişikliklerin önemi ve resmi zamanın hassasiyeti

Bir günün uzunluğundaki birkaç milisaniyelik değişiklik, günlük yaşamda doğrudan hissedilmese de, resmi zamanın belirlenmesinde önemli bir rol oynuyor. Atom saatleriyle karşılaştırıldığında, Dünya'nın dönüşü çok daha az istikrarlı. Bilim insanları, bu küçük değişikliklerin uzun vadede birikerek zaman hesaplamalarında sapmalara yol açabileceğini ve bu nedenle iç çekirdeğin hareketlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade ediyor. Sonuç olarak, iç çekirdeğin sarkaç benzeri hareketleri, gezegenin zaman standartlarını belirleyen temel unsurlardan biri haline geldi. Araştırmacılar, Dünya'nın derinliklerinde yaşanan bu dinamiklerin, gezegenimizin yapısı ve evrimi hakkında yeni ipuçları sunduğunu belirtiyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
Dünya iç çekirdeği gün uzunluğu jeofizik bilimsel keşif sismoloji