ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Deniz karanlık dalgaları okyanus ekosistemlerini aylarca etkileyebilir

Deniz Zeybek - | Son Güncelleme Tarihi:
Deniz karanlık dalgaları okyanus ekosistemlerini aylarca etkileyebilir

Yeni Zelanda ve Kaliforniya kıyılarında yapılan uzun süreli ölçümler, deniz karanlık dalgaları adı verilen ve okyanus ekosistemlerini aylarca etkileyebilen yeni bir olgunun varlığını ortaya koydu. Bilim insanları, bu geçici fakat yıkıcı olayların deniz yaşamı üzerinde ciddi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Okyanusların derinliklerinde yaşanan ve bilim dünyasında yeni tanımlanan 'deniz karanlık dalgaları', deniz yaşamı üzerinde uzun süreli ve yıkıcı etkilere yol açabiliyor. Yeni Zelanda ve Kaliforniya kıyılarında yapılan kapsamlı araştırmalar, bu geçici fakat etkili karanlık dönemlerin, okyanus ekosistemlerinin dengesini ciddi biçimde bozabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, deniz karanlık dalgalarının, ışığa bağımlı deniz canlılarının yaşam döngüsünü ve besin zincirini tehdit ettiğini vurguluyor.

Deniz karanlık dalgaları: Yeni bir ekolojik tehdit

Deniz karanlık dalgaları, okyanuslarda ışık seviyesinin kısa süreli fakat yoğun biçimde azalmasına yol açan olaylar olarak tanımlanıyor. Bu olaylar, fırtınalar, alg patlamaları, tortu birikimi ve insan kaynaklı faaliyetler gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabiliyor. Waikato ve Canterbury Üniversiteleri'nden bilim insanları, deniz karanlık dalgalarını anlamak ve izlemek için yeni bir çerçeve geliştirdi. Araştırma ekibinden François Thoral, su altı ışık seviyesindeki ani düşüşlerin, deniz ekosistemlerinin üretkenliğinde temel bir rol oynadığını ve bu tür olayların şimdiye kadar sistematik olarak ölçülmediğini belirtiyor. Deniz karanlık dalgaları kavramı, bu eksikliği gidermeyi ve kritik bir çevresel tehdidi görünür kılmayı amaçlıyor.

Uzun yıllardır bilim insanları, okyanus kararması olarak bilinen ve suyun berraklığında yavaş, kalıcı bir azalmaya yol açan fenomeni takip ediyordu. Ancak deniz karanlık dalgaları, bu yavaş değişimden farklı olarak, kısa süreli ve yoğun ışık kaybı dönemlerini kapsıyor. Bu geçici karanlık dönemler, ekosistem üzerinde en az uzun vadeli kararmalar kadar yıkıcı olabiliyor. Araştırmacılar, deniz karanlık dalgalarının, özellikle fotosentez yapan canlılar üzerinde ani ve ciddi etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Uzun süreli ölçümlerle tespit edilen karanlık dalgalar

Yeni geliştirilen çerçeve sayesinde, bilim insanları deniz karanlık dalgalarının ne zaman ve nerede meydana geldiğini belirleyebiliyor. Araştırma kapsamında, Kaliforniya kıyılarında 16 yıl boyunca ve Yeni Zelanda'nın Hauraki Körfezi'nde 10 yıl boyunca toplanan su altı ışık verileri analiz edildi. Ölçümler 7 ve 20 metre derinliklerde gerçekleştirildi. Ayrıca, Yeni Zelanda'nın Doğu Burnu açıklarında 21 yıl boyunca uydu ile izlenen deniz tabanı ışık verileri de incelendi. 2002 ile 2023 yılları arasında, Doğu Burnu açıklarında 25 ile 80 arasında deniz karanlık dalgası kaydedildi. Bu olayların çoğu ortalama 5 ila 15 gün sürdü; en uzun karanlık dalgası ise 64 gün boyunca devam etti.

Deniz karanlık dalgalarının ortaya çıkmasında başlıca etkenler arasında şiddetli fırtınalar, özellikle 2023 yılında yaşanan Siklon Gabrielle gibi ekstrem hava olayları öne çıkıyor. Ayrıca, ormansızlaşma sonucu artan toprak kirliliği, orman yangını sonrası akıntılar, plankton patlamaları ve kıyı inşaat faaliyetleri de karanlık dalgaların oluşumunda rol oynuyor. Bu tür olaylar, okyanus yüzeyine ulaşan ışık miktarını önemli ölçüde azaltarak, deniz canlılarının yaşam alanlarında ani değişikliklere yol açıyor.

Ekosistemler üzerindeki etkiler ve gelecekteki riskler

Deniz karanlık dalgalarının ekosistemler üzerindeki etkileri henüz tam olarak nicelendirilememiş olsa da, mevcut bilimsel veriler ışığında bu olayların ciddi sonuçlar doğurabileceği öngörülüyor. Işık seviyesindeki kısa süreli azalmalar, yosun ormanları, deniz çimleri ve mercan resiflerinde fotosentezi sekteye uğratabiliyor. Bu durum, sadece bitkisel yaşamı değil, aynı zamanda balıklar, köpekbalıkları ve deniz memelileri gibi üst düzey canlıların davranışlarını da etkileyebiliyor. Özellikle karanlık dalgalarının uzadığı dönemlerde, ekosistemdeki stres ve habitat kaybı daha da belirgin hale geliyor.

Bilim insanları, farklı karanlık dalga türlerinin etkilerini daha iyi anlamak için ileri araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Örneğin, fitoplankton patlaması ile tortu birikiminin ışık kalitesi üzerindeki etkileri birbirinden farklı olabiliyor. Ayrıca, bu olayların deniz habitatlarında yol açtığı hasarın ölçülmesi ve izlenmesi, gelecekteki koruma stratejileri açısından büyük önem taşıyor. Waikato Üniversitesi'nden Chris Battershill, kıyı ekosistemlerinin fırtına kaynaklı tortul birikimlere ve iklim değişikliğine giderek daha fazla maruz kaldığını belirterek, deniz karanlık dalgalarının bu sistemlerin ne zaman akut stres altında olduğunu anlamada önemli bir gösterge olduğunu ifade ediyor.

Geleceğe yönelik adımlar ve koruma stratejileri

Deniz karanlık dalgaları üzerine geliştirilen yeni çerçeve, araştırmacılara ve karar vericilere okyanus ekosistemlerinde meydana gelen ani değişimleri daha yakından izleme fırsatı sunuyor. Bu sayede, yerel topluluklar, deniz koruma uzmanları ve politika yapıcılar, ekosistemlerin karşı karşıya olduğu riskleri daha iyi değerlendirebilecek. Ayrıca, deniz karanlık dalgalarının tespiti ve izlenmesi, iklim değişikliğinin deniz ortamları üzerindeki etkilerinin anlaşılması açısından da kritik bir rol oynayacak. Araştırmacılar, bu yeni yaklaşımın, okyanusların sürdürülebilirliği ve deniz yaşamının korunması için sağlam bir temel oluşturduğunu belirtiyor.

Sonuç olarak, deniz karanlık dalgaları, okyanus ekosistemlerinin geleceği açısından göz ardı edilmemesi gereken yeni ve önemli bir tehdit olarak öne çıkıyor. Bilim insanlarının geliştirdiği izleme ve analiz yöntemleri sayesinde, bu olayların etkileri daha yakından takip edilebilecek ve gerekli önlemler zamanında alınabilecek. Okyanusların sağlığını korumak ve deniz yaşamının sürekliliğini sağlamak için, deniz karanlık dalgaları gibi çevresel tehditlerin ciddiyetle ele alınması gerekiyor.


Etiketler:
deniz karanlık dalgaları okyanus ekosistemi ışık kaybı fırtına etkileri bilimsel araştırma