Çocuklarını yıllarca ormanda saklayan babanın davasında yetkililere sert eleştiri
Yeni Zelanda'da Tom Phillips'in çocuklarını yıllarca ormanda saklamasıyla ilgili yürütülen kamu soruşturması, ülkenin çocuk koruma sistemi ve yetkililer üzerindeki ihmalleri gün yüzüne çıkardı. Soruşturmanın sonuçları, Marokopa'da yaşanan kayıpların ardından yetkililerin olaylara zamanında ve etkili müdahale etmediğini ortaya koydu.

Yeni Zelanda'nın Marokopa kasabasında Tom Phillips'in çocuklarını yaklaşık dört yıl boyunca ormanda saklamasıyla ilgili yürütülen kapsamlı kamu soruşturması, ülkenin çocuk koruma sisteminde ciddi eksiklikler bulunduğunu gözler önüne serdi. Soruşturmanın yayımlanan raporunda, Phillips'in çocuklarını izole ederek sağlık ve eğitim hizmetlerinden mahrum bırakmasının, polis ve çocuk koruma ajansı Oranga Tamariki tarafından ciddiye alınmadığı belirtildi. Çocukların annesi ve yakınlarının defalarca dile getirdiği endişelerin ise çoğunlukla ebeveynler arası bir anlaşmazlık olarak görüldüğü ve yeterince dikkate alınmadığı vurgulandı.
Oranga Tamariki ve polis: 'Çocukların zarar görme riski küçümsendi'
Kamu soruşturmasının sonuç raporu, özellikle Oranga Tamariki ve polis teşkilatının, Phillips'in çocuklarına yönelik riskleri yeterince değerlendirmediğini ortaya koydu. Soruşturmada, çocukların annesi ve akrabaları tarafından yapılan uyarıların, yetkililer tarafından genellikle hafife alındığı, hatta çoğu zaman göz ardı edildiği kaydedildi. Raporda, çocukların uzun süre sağlık ve eğitim hizmetlerinden uzak, dağlık ve zorlu koşullarda yaşamaya zorlandığı, bunun ise ciddi fiziksel ve psikolojik zararlara yol açtığı belirtildi. Ayrıca, yetkililerin ilk kaybolma vakası sırasında ve sonraki süreçte hızlı ve etkili bir müdahalede bulunmadığı, bu nedenle çocukların güvenliğinin riske atıldığı ifade edildi. Soruşturma, 2025 Kasım'ında başlatılarak, hükümet kurumlarının olaylara nasıl yaklaştığını ve hangi adımları atmadığını detaylı biçimde inceledi. Çocukların isimleri ve fotoğraflarının kayboldukları dönemde kamuoyuna yayılması, polisin başta "düşük profilli" bir yaklaşım sergilemesiyle çelişti ve bu durum kamuoyunda tepkiye yol açtı.
Bakan Upston: 'Aileyi korumakta yetersiz kaldık'
Yeni Zelanda Sosyal Gelişim Bakanı Louise Upston, kamu soruşturmasının ardından yaptığı açıklamada, yetkililerin Phillips ve çocuklarının ilk kaybolduğu dönemde gerekli adımları atmadığını kabul etti. Upston, ailenin kayboluşundan sonra özellikle polis ve sosyal hizmet uzmanlarının önemli fırsatları kaçırdığını, çocukların korunması için daha hızlı ve etkili yöntemler uygulanabileceğini belirtti. Soruşturma raporunda, 2023 yılında ailenin görüldüğü bir olayda da yetkililerin yavaş davrandığı, gözetim emirleri alınmadığı ve askeri müdahale gibi daha güçlü önlemler düşünülmediği vurgulandı. Bakan Upston, "Phillips çocuklarına doğrudan, bu rapor ajanslarımızın sizi korumak için tüm pratik adımları atmadığını buldu. Bunun için derin bir üzüntü duyuyoruz" diyerek kamuoyuna özür mesajı verdi. Hükümet, çocuklarla ilgili kurumlara yapılan endişe bildirimlerinin nasıl işleme alınacağına dair değişiklikler başta olmak üzere, rapordaki tüm önerilerin hayata geçirileceğini taahhüt etti.
Oranga Tamariki'den öz eleştiri: 'Aile bizden daha iyisini hak etti'
Oranga Tamariki İcra Direktörü Amanda Malu, soruşturma raporunu "okuması zor ve zaman zaman yürek burkan" olarak nitelendirdi. Malu, özellikle çocukların annesi ve büyük kardeşlerinin gösterdiği cesarete vurgu yaptı ve "Dinlemediğimiz şekilde dinlemedik ve bu ailenin bizden daha iyisini hak ettiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Raporda, ajans çalışanlarının, Phillips ile ilgili olarak çocukların annesi ve kız kardeşlerinin endişelerini çoğunlukla dikkate almadığı belirtildi. Ayrıca, raporun yazarı eski Yüksek Mahkeme yargıcı ve tanınmış avukat Simon Moore, çocukların annesi ve polis tarafından dile getirilen kaygıların mahkemeye yeterince aktarılmadığını vurguladı. Bu durumun, çocukların uzun süre güvensiz koşullarda yaşamasına neden olduğu kaydedildi.
Phillips'in kaçış süreci ve çocukların bulunması
Tom Phillips, Aralık 2021'de Marokopa'dan çocuklarıyla birlikte kaybolduğunda, bu olay ilk kez yaşanmamıştı. Üç ay önce de aile, Phillips'in kamyonunun plajda bulunmasının ardından kaybolmuş, büyük bir arama başlatılmıştı. O dönemde yetkililer, ailenin denize sürüklendiğinden endişe etmişti. Ancak Phillips ve çocuklar, 18 gün sonra ormandan çıkarak kamp yaptıklarını açıklamıştı. Phillips, polis kaynaklarını israf etmekle suçlanmış, fakat mahkemeye çıkacağı gün yeniden çocuklarla birlikte ortadan kaybolmuştu. Çocukların velayeti o dönemde Phillips'te değildi. Oranga Tamariki çalışanları ise, ilk ve ikinci kayboluş arasında çocukların "tamamen iyi" olduğunu mahkemeye bildirmişti. Phillips, Aralık 2021'den itibaren çocuklarını ormanda saklamaya devam etti ve bu süreçte silahlı soygunlar gerçekleştirdi. Eylül 2025'te bir soygun sırasında polisle girdiği çatışmada öldürüldü. Olayın ardından çocuklar, yakınlardaki bir kamp alanında silah deposuyla birlikte bulundu. Yetkililer, çocukların sonraki yaşam koşulları ve bakıcıları hakkında ayrıntı vermedi. Davanın bazı detaylarının yasal olarak açıklanması ise yasaklandı.
Kamu soruşturmasının sonuçları ve sistemdeki değişim ihtiyacı
Kamu soruşturması, Yeni Zelanda'da çocuk koruma kurumlarının ve polisin, benzer vakalarda daha hızlı ve etkin hareket etmesi gerektiğini ortaya koydu. Soruşturma, yetkililerin çocukların kaybolmasının ardından riskleri küçümsediğini ve aileden gelen uyarıları yeterince değerlendirmediğini net şekilde gösterdi. Raporda, olayın ardından çocuk koruma ajanslarına yapılan endişe bildirimlerinin nasıl ele alınacağına dair yeni düzenlemeler önerildi. Hükümet, bu önerileri hayata geçirme sözü verdi. Ancak, soruşturma ceza davası açma veya bireysel yetkililere yaptırım uygulama yetkisine sahip olmadığı için, sistemde kalıcı değişimlerin gerçekleşmesi için siyasi iradenin ve kamuoyunun baskısının önemi arttı. Tom Phillips davası, hem Yeni Zelanda'da çocuk koruma sisteminin iyileştirilmesi gerekliliğini hem de benzer trajedilerin önüne geçilmesi için daha duyarlı ve etkin bir yaklaşımın şart olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.
- Popüler Haberler -
Amsterdam dahil Hollanda'nın birçok bölgesinde tren seferleri şüpheli sabotaj nedeniyle aksadı
Japonya'da 100 yaşını aşanların sayısı ilk kez 100 bini geçti
Maduro'nun müttefiki Alex Saab, 195 milyon dolarlık kara para davasında suçunu kabul etti
Kanada öncülüğündeki savunma bankası için İngiltere yeniden masada
NBC'nin haber helikopteri Los Angeles'ta düştü! En az 3 kişi hayatını kaybetti
Canlı yayında inanılmaz anlar! Yanardağın patlama anını kayda aldı



