ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Çernobil işçilerinin çocuklarında DNA mutasyonları tespit edildi

Büşra Mutlu - | Son Güncelleme Tarihi:
Çernobil işçilerinin çocuklarında DNA mutasyonları tespit edildi

Çernobil nükleer felaketinin ardından, radyasyona maruz kalan işçilerin çocuklarında DNA mutasyonları tespit edildi. Araştırma, nesiller arası genetik etkilerin varlığını ilk kez bu kadar net ortaya koydu.

Kapat

HABERİN DEVAMI

1986 yılında yaşanan Çernobil nükleer felaketinin etkileri, aradan geçen on yıllara rağmen bilim dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Son olarak Almanya Bonn Üniversitesi öncülüğünde yürütülen bir araştırma, felakete müdahale eden işçilerin çocuklarında DNA mutasyonlarının izine rastlandığını ortaya koydu. Bu bulgu, iyonlaştırıcı radyasyonun nesiller arası etkilerini açıkça gösteren ilk bilimsel kanıt olma özelliğini taşıyor. Araştırmacılar, özellikle "iyonlaştırıcı radyasyon"un insan genomu üzerinde bıraktığı kalıcı izleri detaylı şekilde inceledi.

Çernobil faciasının çocuklarda bıraktığı genetik izler

Çernobil kazasının ardından bölgede temizlik ve onarım çalışmalarında görev alan işçilerin çocukları üzerinde yapılan bu kapsamlı araştırmada, iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalmanın genetik miras üzerindeki etkileri incelendi. Önceki çalışmalar, radyasyonun yol açtığı DNA hasarının sonraki nesillere aktarılıp aktarılmadığı konusunda net bir sonuca ulaşamamıştı. Ancak bu yeni çalışma, ebeveynlerde bulunmayan ve çocuklarda ortaya çıkan, birbirine yakın konumda iki veya daha fazla mutasyonun bir arada görüldüğü kümelenmiş de novo mutasyonlara (cDNM) odaklandı. Araştırmacılar, bu tür mutasyonların özellikle radyasyona maruz kalma sonucu ebeveyn DNA'sında meydana gelen kırılmalardan kaynaklandığını belirtti.

Çalışmada, Çernobil temizlik işçilerinin 130 çocuğu, radyasyona maruz kaldığı bilinen 110 Alman askeri radar operatörünün çocuğu ve radyasyona maruz kalmamış 1.275 çocuktan oluşan bir kontrol grubu karşılaştırıldı. Araştırmacılar, Çernobil grubunda çocuk başına ortalama 2,65 cDNM, Alman radar grubunda 1,48 cDNM ve kontrol grubunda ise 0,88 cDNM tespit etti. Bu veriler, iyonlaştırıcı radyasyonun çocuklarda DNA mutasyonlarını artırdığını açıkça ortaya koydu. İstatistiksel ayarlamalar sonrasında dahi, gruplar arasındaki farkın anlamlı olduğu vurgulandı.

İyonlaştırıcı radyasyonun nesiller arası etkisi ve sağlık riski

İyonlaştırıcı radyasyonun çocuklarda DNA mutasyonlarına yol açtığı tespit edilse de, araştırmacılar bu mutasyonların sağlık riski açısından görece düşük olduğunu belirtti. Bunun en önemli nedeni, tespit edilen birçok cDNM'nin protein kodlamayan DNA bölgelerinde yer alması. Yani, bu mutasyonların doğrudan hastalığa yol açma olasılığı oldukça sınırlı. Araştırmacılar, "iyonlaştırıcı radyasyon"un çocuklarda hastalık riskini anlamlı şekilde artırmadığını, ancak genetik izlerin nesiller boyu taşınabileceğini vurguladı.

Öte yandan, ebeveynin maruz kaldığı radyasyon dozu yükseldikçe, çocuklarda tespit edilen mutasyon kümelerinin sayısında da artış gözlendi. Bu durum, iyonlaştırıcı radyasyonun DNA ipliklerinde kırılmalara yol açtığı ve onarım süreçlerinde hatalar oluştuğu teorisini destekliyor. Ayrıca, yaşlı babaların çocuklarında daha fazla DNA mutasyonu görüldüğü de biliniyor. Bu açıdan bakıldığında, ebeveynin yaşıyla ilişkili genetik risklerin, radyasyona maruz kalma ile ortaya çıkan risklerden daha yüksek olduğu ifade edildi.

Çalışmanın sınırlamaları ve gelecek nesiller için uyarılar

Araştırmanın sonuçları önemli bulgular sunsa da, bazı sınırlamalar da göz önünde bulunduruldu. Çernobil felaketinden bu yana geçen uzun süre nedeniyle, bireylerin radyasyona maruz kalma düzeyleri tarihi kayıtlar ve eski cihazlar yardımıyla tahmin edilmek zorunda kaldı. Ayrıca, çalışmaya katılım gönüllülük esasına dayandığı için, radyasyona maruz kaldığını düşünen bireylerin katılım oranı daha yüksek olmuş olabilir. Bu durum, verilerde belirli bir yanlılık oluşturma potansiyeline sahip.

Buna rağmen, araştırmacılar "iyonlaştırıcı radyasyon"un uzun süreli maruziyetlerde insan genomunda kalıcı izler bırakabileceğini ve bu etkinin gelecek nesillere aktarılabileceğini net biçimde ortaya koydu. Özellikle yüksek doz radyasyona ve uzun süreli maruziyete sahip ebeveynlerin çocuklarında genetik değişikliklerin görülme olasılığının arttığına dikkat çekildi. Bu bulgular, risk altındaki grupların daha yakından izlenmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini gösteriyor.

Sonuç olarak, Çernobil faciasının ardından ortaya çıkan bu yeni bilimsel veriler, iyonlaştırıcı radyasyonun yalnızca maruz kalan bireylerde değil, onların çocuklarında da izler bırakabildiğini kanıtladı. Her ne kadar sağlık riski düşük görünse de, genetik değişikliklerin nesiller arası aktarımı, gelecekte benzer felaketlerde alınacak önlemler açısından büyük önem taşıyor.


Etiketler:
Çernobil DNA mutasyonu iyonlaştırıcı radyasyon genetik miras nesiller arası etki