ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bilim insanları 'imkânsız' yerde atomik anormallik buldu, periyodik tablo yeniden yazılabilir

Büşra Mutlu - | Son Güncelleme Tarihi:
Bilim insanları 'imkânsız' yerde atomik anormallik buldu, periyodik tablo yeniden yazılabilir

Uluslararası araştırmacı ekibi, molibden izotoplarında, yıllardır bilinen nükleer kuralların bükülmesine neden olan beklenmedik bir yapısal anormallik tespit etti. Nature Communications dergisinde yayınlanan çalışma, atom çekirdeğinin iç mimarisinin daha karmaşık olduğunu gösteriyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Periyodik tablonun düzenli satırları ve sütunları altında, protonlar ile nötronların kuvvetlerin hassas bir dengesi aracılığıyla birbirine bağlı olduğu çok daha kaotik bir gerçeklik yatmaktadır. Fizikçiler uzun yıllar boyunca atom çekirdeklerinin kararlılığını olağanüstü bir güvenle haritalamışlardır. Ancak yeni araştırmalar, bu "kurallardan" bazılarının bir zamanlar öngörülebilir olduğu düşünülen yerlerde beklenmedik şekilde değişebildiğini ortaya koymaktadır. Molibden izotoplarında yapılan bu keşif, atomların iç yapısının gerçekte nasıl işlediğine dair uzun süredir devam eden teorilere önemli bir engel koymaktadır.

Molibden izotoplarında dramatik yapısal değişiklik

Araştırmanın odak noktasını molibden izotopları, özellikle de Mo-84 ve Mo-86 oluşturmaktadır. Bu iki molibden izotopu arasında sadece iki nötron farkı bulunmasına rağmen, bu minimal fark dramatik bir yapısal değişikliğe yol açmaktadır. Bu tür bir bulgu, atomların iç mimarisinin, özellikle protonların ve nötronların eşit miktarda olduğu N=Z çizgisi olarak adlandırılan bölgenin yakınında, tamamen yeniden düşünülmesini gerektirmektedir. Molibden izotoplarının gösterdiği bu davranış, bilim insanlarının nükleer yapı hakkındaki temel anlayışlarını sorgulamaya başlamıştır.

Araştırmacılar, molibden izotoplarının kütle ve bileşim açısından birbirine yakın olmalarına rağmen, iç yapı bakımından önemli ölçüde farklılık gösterdiklerini vurgulamaktadırlar. Bu keşif, geleneksel nükleer modellerin uygulanmayı bıraktığı bölgelerde bile molibden gibi elementlerin beklenmedik davranışlar sergileyebileceğini göstermektedir.

Deneysel yöntem ve kullanılan ileri teknoloji

Molibden izotoplarının bu tuhaf davranışını ortaya çıkaran deneysel süreç oldukça karmaşık ve teknolojik olarak ileri bir yöntem gerektirmiştir. Araştırma ekibi, bir berilyum hedefi ve hızlandırılmış Mo-92 iyonlarının bir akımı kullanarak başlamıştır. Bu atomları birbirine çarptırdıktan ve parçaları izole ettikten sonra, bilim insanları Mo-86'nın başka bir hedefe çarptığında nasıl davrandığını gözlemlemişlerdir. Bazı molibden atomları Mo-84'e uyarıldığında geri yerleşirken gama ışınları yaymışlardır.

Bu emisyonları yakalamak için son teknoloji araçlar kullanılmıştır. GRETINA adlı son teknoloji gama ışını spektrometresi, son derece kısa ömürlü atomik olayları tespit etmek için inşa edilmiş karmaşık bir düzenek olan TRIPLEX sistemiyle birlikte çalışmıştır. Bu aletlerin ortaya çıkardığı sonuçlar tamamen beklenmedikti. Mo-84, tipik olarak egzotik, nötron ağırlıklı izotoplarda görülen parçacık-delik uyarımının işaretlerini göstermiştir. Bu davranış, bazı protonların ve nötronların daha yüksek enerji durumlarına atladığı, geride boş noktalar bıraktığı ve çekirdeğin beklenen simetrisini bozduğu anlamına gelmektedir.

İnversiyon adası: beklenmedik bir keşif

Molibden izotoplarında gözlenen bu tür yapısal bükülme, "inversiyon adasını" tanımlayan şeydir. Ancak bu fenomenin Mo-84 gibi proton açısından zengin ve simetrik bir izotopta bulunması, araştırma ekibinin öngördüğü bir şey değildir. Şimdiye kadar, inversiyon adaları çoğunlukla berilyum-12 veya magnezyum-32 gibi nötron açısından zengin çekirdeklerde görülmüştür. Bu elementler, doğada uzun süre kalmayan, nötron açısından zengin ve dengesiz versiyonlardır. Bunlar, proton ve nötronların "sihirli sayıları" gibi geleneksel nükleer modellerin uygulanmayı bıraktığı bölgelerde yer almaktadır.

Ancak Nature Communications dergisinde açıklanan bu son keşif, genellikle sakin bir deniz olan yere bir ada yerleştirmektedir. Araştırmacılar, molibden izotoplarının bu davranışını farklı kılan şeyin, uyarımların hem nötronları hem de protonları içermesi ve onu izospin-simetrik yapması olduğunu vurgulamaktadırlar. Bu nadiren gözlenen bir özelliktir. Çekirdek sadece çok fazla nötronu olduğu için tuhaf değil, her iki parçacık türü de uyum içinde yanlış davrandığı için tuhafdır.

Nükleer fizikte yeni ufuklar açan keşif

Molibden izotoplarını üretmek ve incelemek deneysel olarak oldukça zorlayıcı bir süreçtir. Kabaca eşit sayıda proton ve nötrona sahip orta kütleli çekirdekler oluşturmak, mevcut teknoloji ile bile büyük zorluklar sunmaktadır. Kullanılan araçlar olan GRETINA ve TRIPLEX, bu kadar kısa ömürlü geçişleri gözlemleyebilen dünyadaki birkaç araçtan biridir. Bu spesifik molibden izotoplarını üretme ve analiz etme yeteneği, nükleer fizikte yeni bir sınır açmaktadır.

Araştırmacılara göre, molibden gibi simetrik izotopları inceleme yeteneği, N=Z çizgisinin yakınındaki diğer elementlere de uygulanabilir. Burada kullanılan teknikler, gelecekteki araştırmalarda daha geniş bir alanda kullanılabilecek potansiyele sahiptir. Ancak şimdilik molibden izotopları, bu tür yapısal anormalliklerin gösterimi açısından en önemli örneği temsil etmektedir.

Atom çekirdeğinin sırları hala devam ediyor

Atom çekirdeğini araştırmanın bir asrından sonra bile, 1911'de Ernest Rutherford ile başlayan bu yolculukta, atomların hala sürprizleri olduğu açıkça görülmektedir. Periyodik tablonun sessiz köşelerinde, her şeyin yerleşmiş ve tahmin edilebilir göründüğü yerde, yeni bir tür nükleer kararsızlık kendini belli etmiştir. Molibden izotoplarında keşfedilen bu anormallik, bilim insanlarının temel nükleer modelleri yeniden gözden geçirmesine ve atomik yapının daha derinlemesine anlaşılması gerektiğini göstermektedir. Bu keşif, gelecekteki araştırmaların yönünü belirleyecek ve nükleer fizikte yeni teorilerin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.


Etiketler:
molibden izotopu nükleer fizik atom çekirdeği periyodik tablo bilimsel keşif