ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

ABD'nin Grönland hamlesi! Perde arkasında neler var?

Ali Kemal Cora - | Son Güncelleme Tarihi:
ABD'nin Grönland hamlesi! Perde arkasında neler var?

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland ile ilgili açıkladığı yeni anlaşma çerçevesi, uluslararası kamuoyunda merak uyandırdı. Grönland'ın stratejik önemi ve mevcut 1951 anlaşmasının güncellenmesi gündemdeki yerini koruyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a ilişkin yaptığı son açıklamalar, hem Washington'da hem de uluslararası arenada dikkatle takip ediliyor. Trump'ın, Grönland ile "gelecek bir anlaşmanın çerçevesini" oluşturduğunu duyurması, özellikle mevcut 1951 tarihli ABD-Danimarka savunma anlaşmasının güncellenmesiyle ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. Ancak Trump'ın bu yeni çerçeveye dair detay vermekten kaçınması, Grönland'ın geleceği ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığı konusunda soru işaretlerini artırdı.

Grönland'ın stratejik önemi ve 1951 anlaşmasının rolü

Grönland, jeopolitik konumu ve sahip olduğu doğal kaynaklar nedeniyle uzun yıllardır ABD'nin yakın takibinde. 1951 yılında imzalanan ABD-Danimarka savunma anlaşması, Amerika Birleşik Devletleri'ne Grönland'da kalıcı askeri varlık bulundurma hakkı tanımıştı. Bu anlaşma, ABD'ye Grönland'daki savunma alanlarında geniş yetkiler sağlarken, Danimarka'nın egemenliğini ihlal etmeyecek şekilde düzenlenmişti. Anlaşma sayesinde ABD, Grönland'da üsler kurabilmekte, askeri personel bulundurabilmekte ve stratejik savunma sistemlerini konuşlandırabilmekteydi. 2004 yılında yapılan güncellemelerle birlikte, anlaşmanın kapsamı daha da genişletilmiş ve iki ülke arasındaki askeri iş birliği derinleştirilmişti. Grönland'ın sahip olduğu zengin mineral kaynakları ve Arktik bölgesindeki stratejik konumu, ABD'nin buradaki varlığını daha da önemli hale getiriyor. Son dönemde Rusya ve Çin'in Arktik bölgesindeki faaliyetlerini artırması, ABD'nin Grönland'daki askeri ve ekonomik çıkarlarını koruma isteğini güçlendirdi. Trump'ın yeni çerçeve açıklaması da bu bağlamda değerlendirilirken, mevcut anlaşmanın güncellenmesiyle ABD'nin Grönland'daki etkinliğini artırma hedefi öne çıkıyor.

Trump'ın açıklamaları ve yeni çerçevenin belirsizliği

Başkan Trump, Grönland ile ilgili yaptığı açıklamalarda, "Bu uzun vadeli bir anlaşma" ve "sonsuz" ifadelerini kullanarak, yeni çerçevenin kalıcı olacağı mesajını verdi. Ancak Trump'ın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarda detaylara yer vermemesi, hem ABD kamuoyunda hem de uluslararası çevrelerde belirsizliğe yol açtı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de Trump'ın açıklamalarına atıfta bulunarak, anlaşmanın içeriğiyle ilgili somut bilgi paylaşmadı. CNN muhabiri Kaitlan Collins'in Trump'a Grönland'ın sahiplenilmesiyle ilgili sorusuna ise Trump doğrudan yanıt vermekten kaçındı ve konunun uzun vadeli bir anlaşma olduğunu yineledi. Bu yaklaşım, Trump'ın Grönland üzerindeki kontrol talebinden geri adım attığı yönünde yorumlandı. Ayrıca, yeni çerçevenin mevcut 1951 anlaşmasının güncellenmiş bir versiyonu olabileceği, ancak ABD'nin hâlihazırda sahip olduğu hakların büyük ölçüde korunacağı öne sürüldü. Trump, Fox Business Network'te yaptığı açıklamada da "Zaman sınırlaması yok" diyerek, anlaşmanın süresiz olacağını vurguladı. Ancak CNN'in edindiği bilgilere göre, henüz üzerinde uzlaşılan bir belge bulunmuyor ve detaylar üzerinde çalışmalar devam ediyor.

Güncellenen anlaşmanın olası içeriği ve Grönland'ın geleceği

Trump ve Danimarka arasında sözlü olarak mutabakata varıldığı belirtilen yeni çerçeve, 1951 anlaşmasının güncellenmesini ve ABD'nin Grönland'daki askeri erişiminin artırılmasını öngörüyor. Trump, bu yeni anlaşmanın "savunma için tam erişim" sağlayacağını ve İsrail'in Altın Kubbe savunma sistemine benzer bir yapının Grönland'da kurulabileceğini iddia etti. Ayrıca, NATO'nun Grönland'daki rolünün artırılması ve Pekin ile Moskova'nın bölgede faaliyet göstermesini engelleyecek özel hükümler getirilmesi de gündemde. Ancak, Grönland'daki minerallere ABD'nin erişiminin artırılıp artırılmayacağı konusunda çelişkili açıklamalar bulunuyor. ABD'nin Grönland'daki üsleri üzerindeki egemenliği, 1951 anlaşmasıyla zaten büyük ölçüde sağlanmış durumda. Anlaşma, ABD'ye savunma alanlarında münhasır yargı yetkisi, ekipman kurma ve bakım yapma, personel istihdamı ve güvenlik sağlama gibi geniş haklar tanıyor. Ayrıca, ABD askeri personelinin ve ailelerinin serbestçe seyahat etmesine olanak veriliyor. Yeni anlaşmanın bu hakları daha da genişletip genişletmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.

Uluslararası tepkiler ve müzakerelerin seyri

Grönland, Danimarka ve diğer ilgili ülkeler, ABD ile güvenlik iş birliğinin güçlendirilmesine açık olduklarını defalarca dile getirdi. Grönland Dışişleri Bakanı Vivian Motzfeldt, güvenlik iş birliğini geliştirme konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Danimarka Dışişleri Bakanı ise 1951 anlaşmasının artırılmış güvenlik iş birliği için fırsatlar sunduğunu belirtti. Rusya ve Çin'in Arktik bölgesindeki artan etkisi, ABD'nin Grönland'daki askeri varlığını sürdürme ve güçlendirme isteğini daha da önemli kılıyor. Müzakerelerde mineral hakları da gündeme geldi; ancak bu kaynakların çıkarılmasının zorlukları ve ekonomik getirisi konusunda soru işaretleri bulunuyor. ABD Senatosu'ndan bazı isimler, Grönland'ın zaten ABD ile iş birliğine açık olduğunu ve ek taleplerin gereksiz olduğunu savundu. Senatör Mitch McConnell, "Bu yönetimden Grönland'dan ihtiyaç duyduğumuz tek bir şeyi, bu egemen halkın zaten bize vermeye istekli olmadığına dair bir şey duymadım" diyerek, mevcut iş birliğinin yeterli olduğunu vurguladı. Buna karşılık Trump, Grönland'ın mülkiyetinin ABD için psikolojik olarak gerekli olduğunu savundu ve bir kira ya da antlaşmanın yeterli olmayacağını belirtti.

ABD'nin Grönland stratejisinin olası sonuçları

Trump yönetiminin Grönland konusunda izlediği sert müzakere taktikleri ve uluslararası arenada yarattığı gerilim, Batı ittifakında güven sorunlarına yol açabilir. ABD'nin müttefikleri, Washington'un öngörülemez adımlarından rahatsızlık duyduklarını açıkça dile getiriyor. Kanadalı ve Avrupalı liderler, ABD'nin artık güvenilir bir ortak olup olmadığı konusunda endişelerini paylaşmaya başladı. Grönland çerçevesiyle ilgili mütevazı detaylar göz önüne alındığında, yeni anlaşmanın ABD'ye büyük kazanımlar sağlamayabileceği, ancak Batı ittifakında kalıcı bir güven bunalımına neden olabileceği belirtiliyor. ABD, Grönland'daki askeri varlığını ve stratejik çıkarlarını korumaya çalışırken, bölgedeki dengelerin değişebileceği ve uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemin başlayabileceği öngörülüyor.

Sonuç olarak, Trump'ın Grönland ile ilgili açıkladığı yeni anlaşma çerçevesi, mevcut 1951 anlaşmasının güncellenmesi ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığının güçlendirilmesi hedefini taşıyor. Ancak anlaşmanın detayları ve uygulanabilirliği konusunda belirsizlikler sürüyor. Grönland'ın stratejik önemi, ABD, Danimarka ve diğer aktörler arasındaki müzakerelerin önümüzdeki dönemde de gündemde kalacağını gösteriyor. Bölgedeki gelişmeler, uluslararası ilişkilerde yeni bir denge arayışını beraberinde getirebilir.


Etiketler:
Grönland Trump ABD-Danimarka uluslararası anlaşma NATO