ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Aç karna içilen bu ot yüzyıllardır şifa dağıtıyor

Ortaçağ'ın en büyük botanik âlimi İbn-i Baytar'ın el yazması kitabında yer alan ikşut otu, sadece Mardin'de yetişen nadir bir bitki olarak karaciğer yağlanmasından böbrek rahatsızlıklarına kadar pek çok hastalığa karşı kullanılıyor. 25 yıllık aktar Remzi Yağmurcu, 300 yıllık el yazması kopyadan elde ettiği reçetelerle hastaların şifa bulduğunu söylüyor.

Ayşegül Bedir Akosman - | Son Güncelleme Tarihi:
Aç karna içilen bu ot yüzyıllardır şifa dağıtıyor

13. yüzyılda Endülüs'te yetişen ve İbn-i Sina'dan sonra tarihin en önemli botanik âlimlerinden biri olarak kabul edilen İbn-i Baytar'ın kaleme aldığı 'Bitkisel İlaç ve Gıdalar Sözlüğü', aradan geçen yüzyıllara rağmen güncelliğini koruyor. Büyük Müslüman eczacının bu dev eseri, günümüzde Mardin'in tarihi Tellallar Çarşısı'nda babadan oğula aktarılan bir el yazması kopya aracılığıyla yaşamaya devam ediyor. Kitapta yer alan 300 çeşit bitkiden elde edilen karışımlar arasında en dikkat çekeni ise sadece Mardin yöresinde yetişen ikşut otu. Karaciğer yağlanmasından böbrek rahatsızlıklarına, hepatitten şeker hastalığına kadar geniş bir yelpazede kullanıldığı belirtilen ikşut otu, Türkiye'nin dört bir yanından sipariş alıyor.

İBN-İ BAYTAR'IN 'TABİAT ECZANESİ' MARDİN'DE HAYAT BULUYOR

Mardin'in 600 yıllık tarihi Tellallar Çarşısı'nda aktarlık mesleğini sürdüren Remzi Yağmurcu, İbn-i Baytar'a ait olduğunu belirttiği el yazması kitabın 300 yıllık kopyasını dedelerinden miras aldı. 25 yıldır bu kitaptaki reçeteleri uygulayan Yağmurcu, 300 farklı bitki, nebat ve baharat türünden oluşan karışımlarla birçok hastalığa karşı bitkisel ilaçlar hazırlıyor. Yağmurcu, kitapta yer alan formülleri milimetrik ölçümlerle karıştırarak tedavi amaçlı preparatlar ürettiğini ve bu karışımları kullanan hastaların büyük çoğunluğunun iyileşme belirtileriyle geri dönerek kendisine teşekkür ettiğini aktarıyor. Aynı zamanda 35 yıllık imam olan Yağmurcu, "Hastalar önce Allah'a sonra bu ilaçlara sığınıyor ve şifa buluyor" diyerek kitaba gözü gibi baktığını vurguluyor. Bu el yazması eserin yüzyıllardır babadan oğula el değiştirerek günümüze ulaşması, Mardin'in kültürel mirasının ne denli derin köklere sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

İBN-İ BAYTAR'IN EN ÇOK ÖNERDİĞİ BİTKİ: İKŞUT OTU

Remzi Yağmurcu'nun aktardığına göre, İbn-i Baytar'ın kitabında en çok öne çıkan ve en fazla satılan bitki ikşut otu. Arapça'da 'yerekan', mahalli Arapça'da ise 'Ebu safar' olarak bilinen bu bitki, ortaçağın en büyük botanik bilimcisinin müfredat kitabında ayrıntılı biçimde ele alındı. Hicri 1168 tarihinde kaleme alınan eserde ikşut otunun faydalarına dair kapsamlı bilgiler yer alıyor. Yağmurcu, yurdun dört bir yanından ikşut otu için özel siparişler aldıklarını belirterek bu bitkinin Mardin'e özgü bir şifa kaynağı olduğunun altını çiziyor. Özellikle karaciğer yağlanması, hepatit ve şeker hastalığı tedavisinde etkili olduğu ifade edilen ikşut otu, mayıs ve ağustos ayları arasında toplanıyor. Toplanan otlar kurutulduktan sonra kullanıma hazır hale getiriliyor ve bu süreç bitkinin şifalı özelliklerini koruması açısından büyük önem taşıyor.

14 BİN BİTKİYİ TEK TEK İNCELEYEN İBN-İ BAYTAR'IN BİLİMSEL MİRASI

İbn-i Baytar, bitkiler üzerindeki kapsamlı çalışmaları nedeniyle 'A'sâb' yani botanik bilgini lakabıyla tanındı. Gezip gördüğü her beldede bitkileri yerinde inceleyerek o bitkinin yetiştiği toprağın yapısını, iklim koşullarını ve büyümesini etkileyen tüm faktörleri titizlikle tetkik etti. Tarlalarda biten ve mahsullere zarar veren yabani otları bile tespit ederek muhtelif bitki türlerine ait koleksiyonlar oluşturdu. Eserlerinde tam 1400 kadar bitkiyi tek tek ele alarak bunlardan hangi ilaçların yapılabileceğini belirledi. Bu ilaçların kimyasal yapılarını ve hastalıkları önlemedeki etki derecelerini en ince ayrıntısına kadar kayıt altına aldı. İslam âlimlerinin eserlerinden okumalar yapan İbn-i Baytar, farklı ilaçları kıyaslama yoluna giderek kimyasal özelliklerini analiz etti ve bu yöntemleriyle kendisinden sonra gelen botanik ve tıp bilimine çığır açan katkılarda bulundu. Onun bu sistematik yaklaşımı, modern farmakolojinin temellerini atan öncü çalışmalardan biri olarak değerlendiriliyor.

İKŞUT OTUNUN İYİ GELDİĞİ RAHATSIZLIKLAR VE KULLANIM ŞEKLİ

Mardin yöresinin meşhur bitkisi ikşut otu, başta karaciğer yağlanması olmak üzere böbrek rahatsızlıkları, bulanık görme ve göz yorgunluğu gibi şikâyetlerde bölgedeki aktarlar ve baharatçılar tarafından sıklıkla tavsiye ediliyor. Antioksidan ve antikanser etkilere sahip olduğu belirtilen ikşut otu, Mardin yöresinde özellikle karaciğer problemleri ve diz ağrıları için yoğun biçimde tercih ediliyor. Türkiye genelinde yalnızca Mardin'de yetişmesi, bu bitkiyi son derece özel ve değerli kılıyor. Kullanım şekli ise oldukça pratik: yarım litre kaynamış suya iki yemek kaşığı ikşut otu atılarak sabaha kadar demleniyor. Ertesi sabah süzülen bu karışım aç karnına içilerek tüketiliyor. Tedavi süresi yaklaşık bir ay olarak öneriliyor ve bu süre boyunca günde üç ila dört su bardağı içilmesi gerekiyor.

ISIRGAN OTU DA KANSER HASTALARININ UMUDU

Remzi Yağmurcu, ikşut otunun yanı sıra ısırgan otunun da kitapta önemli bir yere sahip olduğunu vurguluyor. Kanser hastaları için önemli bir şifa kaynağı olarak değerlendirilen ısırgan otu, en çok ilgi gören bitki türleri arasında yer alıyor. Birçok kanser türü üzerinde etkili olduğu ifade edilen bu bitki, hastaların acı ve sızılarını azaltma konusunda da fayda sağlıyor. Yağmurcu, İbn-i Baytar'ın kitabında yer alan bu tür bitkilerin modern tıbbın henüz tam olarak keşfedemediği pek çok şifalı özellik barındırdığına inandığını dile getiriyor.

Yüzyıllar önce İbn-i Baytar tarafından kaleme alınan ve bugün Mardin'in tarihi çarşısında yaşatılan bu bitkisel şifa geleneği, geleneksel tıbbın modern dünyada hâlâ ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu kanıtlıyor. Ancak uzmanlar, ikşut otu dahil tüm bitkisel ürünlerin kullanımından önce mutlaka bir doktora danışılması gerektiğini hatırlatıyor. Özellikle bebeklerde ve çocuklarda bu tür bitkilerin kesinlikle kullanılmaması gerektiği uyarısı da büyük önem taşıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
ikşut otu İbn-i Baytar Mardin şifalı bitkiler bitkisel tedavi karaciğer yağlanması