ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Yaygın kullanılan antidepresanlar kanser tedavisinde hayat kurtarıyor!

Taiwan merkezli büyük çaplı bir araştırma, yaygın olarak kullanılan SSRI antidepresanlarının, immünoterapi gören kanser hastalarında ölüm riskini belirgin şekilde azalttığını ortaya koydu. Çalışmada, SSRI kullanan hastaların hayatta kalma oranlarında dikkat çekici iyileşme gözlendi.

Onur Bal - | Son Güncelleme Tarihi:
Yaygın kullanılan antidepresanlar kanser tedavisinde hayat kurtarıyor!

Taiwan'da Tri-Service Genel Hastanesi ve Ulusal Savunma Tıp Üniversitesi'nin yürüttüğü geniş kapsamlı bir araştırma, SSRI antidepresanlarının kanser tedavisi gören hastalarda ölüm riskini önemli ölçüde düşürdüğünü gösterdi. 2015-2025 yılları arasında immünoterapiye başlayan yetişkin hastaların elektronik sağlık kayıtlarını inceleyen ekip, özellikle seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) kullananların, diğer psikiyatrik ilaçları tercih edenlere kıyasla daha yüksek hayatta kalma oranlarına sahip olduğunu tespit etti. Araştırmada, SSRI kullanan 1.567 kanser hastası, demografik ve klinik özellikleri benzer olan ve benzodiazepin reçetesi verilen 1.567 hasta ile karşılaştırıldı. İki yıl süren takipte, SSRI grubunda ölüm oranı yüzde 23,5'te kalırken, benzodiazepin kullananlarda bu oran yüzde 34,4 olarak kaydedildi. Bu bulgular, SSRI kullanan hastalarda yaklaşık yüzde 37 daha düşük ölüm riski anlamına geliyor. Araştırmacılar, SSRI antidepresanlarının kanserle mücadelede bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.

Onkolog Lee: 'SSRI'lar, immünoterapinin etkisini artırabilir'

Çalışmanın baş araştırmacılarından onkolog Cho-Hao Lee, SSRI antidepresanlarının bağışıklık sistemine etkisinin, kanser tedavisinde kullanılan kontrol noktası inhibitörleriyle benzer bir fren mekanizmasını devre dışı bırakabileceğini belirtti. SSRI'lar, serotonin adlı kimyasal haberciyi geri alımını engelleyerek sinir hücreleri arasındaki iletişimi artırıyor. Bu ilaç grubunda fluoksetin, sertralin ve eskitalopram gibi yaygın antidepresanlar yer alıyor. Lee, SSRI'ların bağışıklık hücreleri üzerindeki etkisinin, laboratuvar ortamında antitümör bağışıklığını güçlendirdiğini gösteren önceki çalışmalara işaret etti. Özellikle SSRI'lar ile anti-PD-1 immünoterapisinin birlikte uygulanmasının, tümör kontrolünü iyileştirdiği gözlemlendi. Ancak Lee, bu sonuçların klinik ortamda kesin olarak doğrulanması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. SSRI kullanımının kanser hastalarında hayatta kalmayı artırıp artırmadığını kesinleştirmek için rastgele kontrollü klinik denemelerin gerekliliğine dikkat çekti.

SSRI kullanan hastalarda ölüm riski belirgin şekilde azaldı

Araştırmada, SSRI kullanan hastalarda ölüm oranının yüzde 23,5 olarak tespit edilmesi, benzodiazepin kullananlarda ise bu oranın yüzde 34,4'e ulaşması dikkat çekti. İstatistiksel analizler, SSRI kullanımının yaklaşık yüzde 37 oranında daha düşük ölüm riskiyle ilişkili olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, SSRI kullanıcılarının, hiçbir psikiyatrik ilaç kullanmayanlara göre de yaklaşık yüzde 25 daha düşük ölüm riski taşıdığı belirlendi. Bu sonuçlar, SSRI antidepresanlarının sadece ruh sağlığını desteklemekle kalmayıp, kanser tedavisi gören hastaların yaşam süresini de olumlu yönde etkileyebileceğini düşündürüyor. Ancak uzmanlar, bu bulguların doğrudan bir nedensellik ilişkisi kurmadığını, SSRI reçetesi verilen hastaların daha kapsamlı psikolojik ve tıbbi bakım alıyor olabileceğini de göz önünde bulunduruyor.

Serotonin taşıyıcısı ve bağışıklık yanıtı arasındaki ilişki araştırıldı

Araştırmacılar, SSRI antidepresanlarının kanser hastalarında nasıl bir etki yarattığını daha iyi anlamak için The Cancer Genome Atlas'tan alınan 8.272 tümör örneğini de analiz etti. 20 farklı kanser türünden 13'ünde, serotonin taşıyıcısını kodlayan genin yüksek ifadesi, T hücrelerinin tümöre karşı iltihaplanma puanlarının düşük olmasıyla ilişkilendirildi. Bu bulgu, serotonin taşıyıcısının bağışıklık sistemi üzerinde önemli bir rol oynayabileceğine işaret ediyor. Laboratuvar ortamında yapılan deneylerde, SSRI'ların serotonin taşıyıcısını engellemesinin, antitümör bağışıklık yanıtını güçlendirdiği gözlemlendi. Ancak araştırmacılar, bu genetik bulguların, gerçek hastalarda tümör içi bağışıklık ortamını değiştirip değiştirmediği konusunda kesin bir sonuca ulaşamadı. SSRI dozunun tümör içindeki serotonin düzeyini veya T hücrelerinin davranışını nasıl etkilediği ise henüz netlik kazanmadı.

Yan etkiler ve sınırlamalar: SSRI'lar için dikkatli olunmalı

Çalışma kapsamında, tıbbi kayıtlarda tiroid disfonksiyonu gibi bazı yan etkiler de incelendi. SSRI kullanan hastaların yüzde 31,6'sında tiroid problemleri görülürken, benzodiazepin kullananlarda bu oran yüzde 26,7'de kaldı. Hepatit, pnömoni ve kolit gibi diğer yan etkiler açısından ise iki grup arasında belirgin bir fark saptanmadı. Araştırmacılar, tiroid sorunlarının bağışıklık sistemiyle ilişkili olup olmadığını kesin olarak belirleyemediklerini aktardı. Ayrıca, hastaların günlük aktivitelerini sürdürme kapasiteleri hakkında yeterli bilgi bulunmaması, çalışmanın önemli bir sınırlaması olarak öne çıktı. Uzmanlar, benzodiazepinlerin genellikle kanserin ilerlediği ve akut anksiyete veya uykusuzluk yaşandığı dönemlerde reçete edildiğini, bu nedenle benzodiazepin kullanıcılarının daha ağır hasta olabileceğini belirtti. SSRI reçetelerinin ise daha kapsamlı bir bakım sürecinin göstergesi olabileceği vurgulandı. Bu faktörlerin, elde edilen sonuçların yorumlanmasında dikkatle göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edildi.

Uzmanlardan uyarı: SSRI kullanımı için rastgele denemeler şart

Onkolog Lee ve ekibi, SSRI antidepresanlarının kanser tedavisinde immünoterapinin etkisini artırabileceğine dair bulguların umut verici olduğunu ancak kesin bir öneride bulunmak için erken olduğunu belirtiyor. Araştırmacılar, mevcut çalışmada hastaların rastgele olarak SSRI veya benzodiazepin grubuna atanmadığını, bu nedenle elde edilen sonuçların doğrudan nedensellik göstermediğini vurguluyor. Gelecekte yapılacak rastgele kontrollü klinik denemelerle, SSRI kullanımının kanser hastalarında hayatta kalım, hastalığın ilerlemesi ve yan etkiler üzerindeki etkilerinin net bir şekilde ortaya konması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, hangi SSRI türünün, hangi dozda ve ne kadar süreyle kullanıldığında en iyi sonucu verdiğinin de belirlenmesi gerekiyor. Araştırmacılar, depresyon veya anksiyete yaşamayan hastaların da dahil edileceği yeni çalışmalarda, psikiyatrik tedavinin olası antikanser etkilerinden ayrıştırılmasının önemli olduğunu ifade ediyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
SSRI kanser tedavisi immünoterapi antidepresan hayatta kalım