ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Uzun COVID beyinde iz bırakıyor! Dopamin sinir uçlarında yüzde 18 kayıp tespit edildi

Mahmut Keşan - | Son Güncelleme Tarihi:
Uzun COVID beyinde iz bırakıyor! Dopamin sinir uçlarında yüzde 18 kayıp tespit edildi

Kanada'da yürütülen yeni bir araştırma, uzun COVID yaşayan bireylerin beyninde sağlıklı kişilere kıyasla yaklaşık yüzde 18 daha az dopamin sinir ucu bulunduğunu PET taramalarıyla gözler önüne serdi. Dopamin kaybının motivasyon düşüklüğü, yavaşlayan hareketler ve hafıza sorunlarıyla doğrudan bağlantılı olduğu belirlenen çalışma, uzun COVID tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

COVID-19'un uzun vadeli nörolojik etkilerini araştıran Kanadalı bilim insanları, uzun COVID hastalarının beyninde ciddi bir dopamin kaybı tespit etti. eBioMedicine dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, COVID-19 enfeksiyonunun ardından ilk kez kalıcı apati ve depresyon belirtileri geliştiren bireylerin beyin taramalarında, sağlıklı kişilere oranla yaklaşık yüzde 18 daha az dopamin sinir ucu saptandı. Araştırma, bu hasarın enfeksiyondan 4,6 yıl sonra bile devam ettiğini ortaya koyarak uzun COVID'in beyinde bıraktığı kalıcı izleri gözle görülür biçimde kanıtladı.

Dopamin kaybı beynin hareket ve hafıza merkezlerini vuruyor

Dopamin, insan beyninde hareket kontrolü, motivasyon ve bilişsel işlevlerin düzenlenmesinde kritik rol oynayan bir nörotransmitter olarak biliniyor. Bu kimyasal habercinin sinir uçlarındaki kaybı, yalnızca günlük yaşam kalitesini düşürmekle kalmıyor; aynı zamanda nörodejeneratif hastalıkların gelişimine zemin hazırlayabiliyor. Araştırma ekibi, uzun COVID tanısı almış 24 yetişkin ile benzer yaş grubundaki 24 sağlıklı bireyin beyin pozitron emisyon tomografisi yani PET taramalarını karşılaştırmalı olarak inceledi. Beynin tam merkezinde konumlanan ve hem hareket hem de motivasyon kontrolünden sorumlu olan striatum bölgesindeki dopamin sinir uçlarının yoğunluğu ölçüldü. Katılımcılara, dopamin sinyali ileten sinirler tarafından üretilen veziküler monoamin taşıyıcı 2 (VMAT2) adlı proteine bağlanan özel bir radyoizleyici enjekte edildi. VMAT2, özellikle Parkinson hastalığı gibi nörodejeneratif durumların tanısında yaygın biçimde kullanılan, güvenilirliği kanıtlanmış bir biyobelirteç niteliği taşıyor.

PET taramaları dopamin kaybının somut etkilerini gözler önüne serdi

Elde edilen PET görüntüleri, beynin farklı bölgelerindeki dopamin kaybının farklı klinik belirtilerle doğrudan ilişkili olduğunu açıkça gösterdi. Ventral striatumdaki dopamin sinir uçlarının azalması, motivasyon düşüklüğüyle güçlü bir bağlantı ortaya koydu. Dorsal striatumun bir parçası olan putamendeki dopamin kaybı ise hastaların daha yavaş hareket etmesine ve günlük görevleri tamamlamak için normalden çok daha uzun süre harcamasına yol açtı. Kaudat çekirdekteki kayıp ise hafıza zayıflaması ve kelimeleri hatırlamada belirgin güçlükle bağlantılı bulundu. Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, dopamin sinir uçlarındaki bu hasarın 4,6 yıla kadar uzun COVID ile yaşayan bireylerde hâlâ tespit edilebilir düzeyde olmasıydı. Bu durum, COVID-19'un beyinde bıraktığı izlerin geçici değil kalıcı nitelik taşıyabileceğine işaret ediyor.

Bilim insanları: 'Görülemeyen çoğu zaman belirsiz kabul ediliyor'

Çalışmadaki hasta sayısının görece küçük olmasına karşın, bu değişikliklerin beyin taramalarında net biçimde tespit edilebilmesi araştırmacıları derinden etkiledi. Nükleer tıp araştırmacısı Eric Guedj ve sinirbilimci Danielle Beckman, çalışma hakkındaki yorumlarında bu noktanın altını özellikle çizdi. İkili, "Görülemeyen çoğu zaman belirsiz kabul edilir" ifadesini kullanarak uzun COVID'in somut kanıtlarla belgelenmesinin önemine dikkat çekti. Guedj ve Beckman, araştırmacı Liu ve meslektaşlarının uzun COVID'in klinik olarak yakalanması güç olan nöropsikiyatrik tablosunu ölçülebilir bir dopaminerjik sinyale dönüştüren bir PET çalışması ortaya koyduğunu vurguladı. Bu değerlendirme, uzun COVID'in artık soyut şikâyetler olmaktan çıkıp somut nörolojik verilerle desteklenen bir hastalık olarak kabul görmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.

Toronto Üniversitesi'nden Meyer: 'Dopamin tedavisi umut vaat ediyor'

Toronto Üniversitesi'nden nörokimyager Jeffrey Meyer, çalışmada kullanılan sinir hasarı belirtecinin potansiyel olarak uzun COVID'in tanısında kullanılabileceğini ScienceAlert'e yaptığı açıklamada belirtti. Meyer, uzun COVID yaşayan bazı bireylerin dopamin sinir uçlarının yoğunluğunu artıran ya da mevcut dopamin sinir uçlarından dopamin salınımını iyileştiren tedavilere olumlu yanıt verebileceğini ifade etti. Yakın zamanda başlayacak bir klinik denemede Meyer ve ekibi, dopamin sistemi üzerinde etkili olan mevcut bir ilacı yeniden konumlandırarak uzun COVID semptomlarına fayda sağlayıp sağlamadığını test edecek. Bu çalışma, araştırmanın yürütüldüğü kurum olan Bağımlılık ve Ruh Sağlığı Merkezi tarafından patentlendi ve Meyer bu patentin mucidi konumunda bulunuyor. Dolayısıyla araştırma hem bilimsel hem de ticari açıdan büyük bir potansiyel barındırıyor.

Uzun COVID için kanıta dayalı tedavi arayışı hız kazanıyor

Şu an itibarıyla uzun COVID için doğrulanmış, kanıta dayalı herhangi bir tedavi ya da standart bir tanı testi bulunmuyor. Hastalık büyük ölçüde semptomların hafifletilmesi veya farklı amaçlarla geliştirilmiş ilaçların deneme yanılma yöntemiyle uygulanması şeklinde yönetiliyor. Pek çok hasta ise uzman bakıma erişim sorunu yaşıyor ya da altta yatan patolojileri hedef almayan kademeli egzersiz terapisi ile bilişsel davranışçı terapi gibi güncelliğini yitirmiş, etkisiz ve kimi zaman zararlı olabilen seçeneklerle karşı karşıya kalıyor. Bu durum, milyonlarca insanın tedavisiz kalmasına ve yaşam kalitesinin ciddi biçimde düşmesine neden oluyor. Mevcut araştırmalar, uzun COVID'deki bilişsel bozuklukların kan-beyin bariyerinin zayıflaması, hipokampüs genişlemesi, yükselen beyin yaralanması belirteçleri ve MRI taramalarında gözlemlenen beyin hacmi azalmasıyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Dopamin kaybının bu tabloya eklenmesi, hastalığın nörolojik boyutunun ne denli derin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Dünya genelinde 65 milyon kişi uzun COVID ile mücadele ediyor

Akut bir COVID-19 enfeksiyonunun ardından uzun COVID geliştiren kişilerin oranı konusunda tahminler farklılık gösterse de, enfekte nüfusun yüzde 2 ila yüzde 10'u arasında bir kesimin bu durumla karşılaştığı değerlendiriliyor. Dünya genelinde en az 65 milyon kişi uzun COVID ile yaşıyor ve bu rakama COVID-19 geçmişi olan çocukların yüzde 10 ila 20'si de dahil. Hastalık birden fazla organ sistemini etkileyen, son derece yıpratıcı bir tablo çiziyor. Yorgunluk, hafıza sorunları, uyku bozuklukları, konsantrasyon güçlüğü, baş dönmesi, ortostatik intolerans, duyusal aşırı yüklenme, efor sonrası halsizlik, baş ağrıları, anksiyete, depresyon ve gastrointestinal şikâyetler dahil olmak üzere 200'den fazla semptomla ilişkilendiriliyor. Uzun COVID sıklıkla disotonomiye, kardiyovasküler hastalıklara, miyaljik ensefalomiyelit/kronik yorgunluk sendromuna (ME/CFS), postural ortostatik taşikardi sendromuna (POTS), diyabete ve mast hücresi aktivasyon sendromuna (MCAS) gibi potansiyel olarak ömür boyu sürecek kronik durumlara zemin hazırlıyor.

Meyer: 'Biyolojik değişiklikleri bulmak ve tedavi geliştirmek şart'

Araştırmanın baş isimlerinden Jeffrey Meyer, uzun COVID ile mücadelede izlenmesi gereken yol haritasını net bir dille özetledi. Meyer, "Uzun COVID'de semptomları makul biçimde açıklayan biyolojik değişiklikleri bulmamız ve ardından bu semptomlara sahip bireylerdeki biyolojik değişiklikleri hedef alan tedaviler geliştirmemiz gerekiyor" dedi. Bu yaklaşım, hastalığın yalnızca semptom bazlı değil kök neden odaklı ele alınması gerektiğinin altını çiziyor. Dopamin kaybının PET taramalarıyla somut biçimde görüntülenmesi, hem tanı hem de tedavi geliştirme süreçleri açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bilim dünyası, uzun COVID'in nörolojik boyutunu aydınlatmaya yönelik bu tür çalışmaların artmasını ve bir an önce etkili tedavi seçeneklerinin hayata geçirilmesini bekliyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
uzun COVID dopamin kaybı beyin taraması nörodejeneratif hastalık COVID-19 tedavi