ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Uzmanlardan Alzheimer riski için et tüketimi çağrısı

Helin Kaya Öztürk - | Son Güncelleme Tarihi:
Uzmanlardan Alzheimer riski için et tüketimi çağrısı

İsveç'te Karolinska Enstitüsü tarafından yürütülen geniş kapsamlı araştırma, APOE gen varyantına sahip yaşlı yetişkinlerde yüksek et tüketiminin Alzheimer ve demans riskini azaltabileceğini ortaya koydu. Araştırma, genetik faktörlerin diyetin beyin sağlığı üzerindeki etkisini değiştirdiğini gösteriyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

İsveç'te Karolinska Enstitüsü araştırmacıları, genetik olarak Alzheimer riski taşıyan yaşlı bireylerde et tüketiminin beyin sağlığı üzerindeki etkisini inceledi. JAMA Network Open'da yayımlanan kapsamlı çalışmada, APOE 3/4 ve 4/4 gen varyantlarına sahip 2 bin 100'den fazla yetişkin, 15 yıla kadar takip edildi. Sonuçlar, yüksek miktarda et tüketen bu gen grubundaki kişilerin bilişsel gerileme yaşama olasılığının azaldığını ve demans risklerinin önemli ölçüde düştüğünü gösterdi. Araştırma, diyet önerilerinin genetik profillere göre uyarlanmasının gerekliliğini gündeme getirdi.

Karolinska Enstitüsü: 'Et tüketimi, genetik risk grubunda koruyucu olabilir'

Karolinska Enstitüsü'nde görevli bilim insanları, Alzheimer hastalığına yatkınlık sağlayan APOE gen varyantlarına sahip bireylerde et tüketiminin etkisini ayrıntılı olarak analiz etti. Araştırmanın baş yazarı Jakob Norgren, evrimsel süreçte hayvansal besinlerin ağırlıkta olduğu dönemlerde ortaya çıkan APOE4 geninin, et tüketimiyle ilişkili olabileceğini belirtti. Araştırmada, haftada ortalama 870 gram et tüketen ve günlük 2 bin kalori enerji alan katılımcıların, daha az et tüketenlere kıyasla demans riskinin iki katından fazla azaldığı saptandı. Norgren, bu bulgunun geleneksel diyet önerilerinin genetik olarak belirli alt gruplar için uygun olmayabileceğini vurguladı. Özellikle APOE 3/4 ve 4/4 genlerine sahip olanların, yüksek et tüketimiyle bilişsel gerilemeye karşı korunduğu tespit edildi.

Et türü ve işlenmiş et oranı demans riskini etkiliyor

Araştırma, et tüketiminin yalnızca miktarının değil, türünün de önemli olduğunu ortaya koydu. Karolinska Enstitüsü'nden Sara Garcia-Ptacek ve Erika J Laukka'nın aktardığına göre, toplam et tüketiminde işlenmiş et oranı düşük olanların, APOE genotipine bakılmaksızın demans riskinin azaldığı gözlendi. Yani, işlenmemiş etin tercih edilmesi beyin sağlığı açısından avantaj sağladı. Ayrıca, takip analizleri sonucunda, işlenmemiş et tüketen APOE 3/4 ve 4/4 genine sahip bireylerde genel ölüm riskinin de anlamlı şekilde düştüğü bildirildi. Bu bulgular, sağlıklı bir diyetin kişiselleştirilmesinde genetik faktörlerin dikkate alınması gerektiğine işaret etti.

Alzheimer riski ve APOE geni: Kişiye özel diyet önerileri gündemde

APOE geninin üç ana formu bulunuyor: epsilon 2, 3 ve 4. İsveç'te nüfusun yaklaşık yüzde 30'u, Alzheimer riskini artıran APOE 3/4 veya 4/4 kombinasyonunu taşıyor. Alzheimer tanısı konan bireylerde ise bu oran yüzde 70'e kadar çıkıyor. 4 varyantının bir kopyasına sahip olmak, Alzheimer riskini üç ila dört kat yükseltirken, iki kopyaya sahip olanlarda bu oran on ila on beş kata ulaşıyor. Araştırmacılar, bu yüksek risk grubunun yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarıyla risklerini azaltabileceğine dikkat çekti. Aynı zamanda, farklı etnik gruplarda genetik risk düzeylerinin değişebileceği de vurgulandı. İsveç Gıda Ajansı'nın geçen yıl yaptığı değerlendirmede, et tüketiminin demans üzerindeki etkisinin daha iyi anlaşılması için yeni çalışmalara ihtiyaç duyulduğu belirtilmişti. Karolinska Enstitüsü'nün bu çalışması, kişiye özel beslenme önerilerinin geliştirilmesi için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Klinik deneme ihtiyacı ve araştırmanın finansmanı

Çalışmanın gözlemsel tasarıma sahip olması nedeniyle, et tüketimi ile Alzheimer riski arasındaki doğrudan nedensel ilişki henüz kesin olarak kanıtlanamadı. Araştırmacılar, APOE genotipine özel diyet önerilerinin geliştirilmesi için klinik denemelere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Ayrıca, APOE4 geninin İskandinav ülkelerinde Akdeniz ülkelerine kıyasla iki kat daha yaygın olması, bu bölgede özel çalışmalar yapılmasını daha da önemli kılıyor. Araştırma; İsveç Alzheimer Vakfı, İsveç Demans Vakfı, Emil ve Wera Cornell Vakfı, Leif Lundblad ailesi, İsveç Araştırma Konseyi ve FORTE gibi kuruluşların desteğiyle yürütüldü. Araştırmacılar, herhangi bir çıkar çatışması olmadığını açıkladı.

Karolinska Enstitüsü'nün yürüttüğü bu çalışma, genetik risk grubunda yer alan bireylere umut verirken, diyetin kişiye özel planlanmasının Alzheimer ve demans riskini azaltmada önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, gelecekte yapılacak klinik çalışmaların sonuçlarıyla birlikte, genetik profillere dayalı beslenme önerilerinin daha da netleşeceğini öngörüyor.


Etiketler:
Alzheimer et tüketimi APOE geni demans Karolinska Enstitüsü