ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Uzmanlardan ailelere çağrı! Çocuklukta alınan önlemler demans riskini azaltıyor

Mahmut Keşan - | Son Güncelleme Tarihi:
Uzmanlardan ailelere çağrı! Çocuklukta alınan önlemler demans riskini azaltıyor

İrlanda merkezli Küresel Beyin Sağlığı Enstitüsü (GBHI), demans riskinin köklerinin çocukluk ve genç yetişkinlik dönemlerine kadar uzandığını vurguladı. 15 ülkeden uzmanların katılımıyla yürütülen son araştırmalar, demansın önlenmesinde erken yaşta atılacak adımların kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

İrlanda'daki Küresel Beyin Sağlığı Enstitüsü (GBHI) öncülüğünde yürütülen uluslararası araştırmalar, demans riskinin yalnızca ileri yaşlarda değil, çocukluk ve genç yetişkinlik dönemlerinde de şekillendiğini gösteriyor. 2023 ve 2024 yıllarında İsveç, Çekya ve İrlanda başta olmak üzere 15 ülkeden uzmanların katkısıyla yapılan kapsamlı çalışmalar, demansın nedenlerinin yaşamın en erken evrelerine kadar uzandığına dair güçlü bulgular sundu. Araştırmacılar, özellikle genç yetişkinlik döneminin, demans riskini azaltmak için müdahale açısından kritik bir fırsat sunduğunu belirtti. GBHI ekibi, hem çocuklukta hem de genç erişkinlikte karşılaşılan risk faktörlerinin, ilerleyen yaşlarda demans gelişme olasılığında belirleyici rol oynadığını vurguluyor.

GBHI: 'Demansın kökleri çocuklukta atılıyor'

GBHI'nin liderliğinde yayımlanan son raporda, demans riskinin çocukluk ve hatta anne karnındaki dönemden itibaren şekillenebileceği belirtildi. Çalışmada, ikiz olarak rahimde bulunmak gibi değiştirilemeyen doğum faktörlerinin yanı sıra, doğumlar arasındaki kısa süre ve 35 yaş sonrası hamilelik gibi ebeveyn kararlarına bağlı değişkenlerin de demans riskini etkileyebileceği ortaya kondu. Uzmanlar, özellikle çocukluk döneminde karşılaşılan düşük eğitim seviyesi, sosyal izolasyon, travmatik beyin yaralanmaları, işitme veya görme kaybı gibi faktörlerin ilerleyen yıllarda demans gelişimini tetikleyebileceğine dikkat çekti. Ayrıca, çocuklukta edinilen bilişsel yeteneklerin, yaşlılıkta ortaya çıkan demans belirtileriyle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı. Araştırmacılar, kişinin 11 yaşındaki bilişsel kapasitesinin, 70 yaşındaki bilişsel performansının en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Bu bulgu, demansın yalnızca yaşlanmayla ortaya çıkan bir hastalık olmadığını, çocuklukta başlayan bir süreç olduğunu gözler önüne seriyor.

Genç yetişkinlikte alınan önlemler demans riskini düşürüyor

2024 yılında yayımlanan yeni bulgular, 18-39 yaş aralığındaki genç yetişkinlerin yaşam tarzı seçimlerinin, demans riskini büyük ölçüde etkilediğini ortaya koydu. Araştırmada, aşırı alkol tüketimi, sigara içme, fiziksel hareketsizlik, sosyal izolasyon, çevresel kirliliğe maruz kalma, obezite, diyabet, hipertansiyon, LDL kolesterol ve depresyon gibi faktörlerin demans riskini artırdığı saptandı. Ayrıca, işitme ve görme kaybı gibi sağlık sorunlarının da beyin sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığı belirtildi. GBHI'den nörobilimci Francesca Farina, genç yetişkinlerin hem araştırma süreçlerinde hem de politika geliştirme çalışmalarında aktif rol almasının, demansla mücadelede önemli bir adım olacağını söyledi. Araştırmacılar, beyin sağlığını korumak için yaşam boyu sürecek bir planın gerekliliğine işaret ediyor. Özellikle genç yetişkinlikte atılan adımların, ilerleyen yaşlarda demans gelişimini önlemede belirleyici olduğu vurgulanıyor.

Toplum ve devlet politikalarında beyin sağlığı önceliği

Uzmanlar, demans riskinin azaltılmasında yalnızca bireysel çabaların yeterli olmayacağını, toplumsal ve ulusal düzeyde de etkili stratejilere ihtiyaç olduğunu belirtiyor. GBHI ekibi, kamu sağlığı kampanyalarının ve okul temelli eğitim programlarının beyin sağlığı farkındalığını artırmak için kritik rol oynayacağını ifade etti. Ayrıca, alkol ve sigara gibi zararlı maddelerin vergilendirilmesiyle elde edilen gelirlerin, beyin sağlığını güçlendiren projelerde kullanılabileceği önerildi. Topluluk düzeyinde ise, genç yetişkinlerden oluşan danışma kurulları aracılığıyla yerel yönetimlerle iş birliği yapılması, beyin sağlığına dair bağlamsal bilgilerin paylaşılması hedefleniyor. Ulusal politikalar kapsamında da, yaşam boyu beyin sağlığına odaklanan bir tüzük hazırlanması ve bu yönde uygulamaların hayata geçirilmesi tavsiye edildi. GBHI sosyal gerontologu Laura Booi, genç yetişkinlerin beyin sağlığına olan ilgisinin ve farkındalığının giderek arttığını, bu grubun nöroçeşitlilik ve bilişsel sağlık konularında bilinçli adımlar attığını belirtti.

Yeni risk faktörleri ve demansla mücadelede güncel yaklaşımlar

Demans riskini etkileyen faktörler zamanla değişiyor ve yeni tehditler ortaya çıkıyor. GBHI araştırmacıları, ultra işlenmiş gıdalar, uyuşturucu kullanımı, artan ekran süresi, yüksek stres düzeyi ve mikroplastiklere maruz kalma gibi güncel risklerin de beyin sağlığı üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu açıkladı. Bu faktörlerin demans gelişimindeki rolünün daha iyi anlaşılabilmesi için ileri düzeyde araştırmalara ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Ayrıca, genç yetişkinlerin beyin sağlığı hakkında daha fazla bilgi edinme isteğinin, toplum genelinde farkındalığın yükselmesine katkı sağladığı ifade edildi. Uzmanlar, demansın önlenmesinde sadece yaşlılık dönemine odaklanmanın yetersiz olduğunu, çocukluktan itibaren sürdürülecek koruyucu önlemlerin çok daha etkili sonuçlar doğuracağını vurguladı. Sonuç olarak, demans riskinin azaltılmasında erken yaşta atılacak adımların ve yaşam boyu sürecek bilinçli tercihlerinin önemi bir kez daha ortaya kondu.

Demansla mücadelede etkin sonuçlar almak için, hem bireylerin hem de toplumun yaşamın her döneminde beyin sağlığını öncelik haline getirmesi gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, çocukluk ve genç yetişkinlikte alınacak önlemlerin, ilerleyen yaşlarda demans riskini ciddi oranda düşürebileceğini vurguluyor. Araştırmalar, beyin sağlığının korunmasında bütüncül bir yaklaşımın gerekliliğine işaret ediyor ve demansın yalnızca yaşlılık hastalığı olmadığını, yaşam boyu süren bir süreç olduğunu gözler önüne seriyor.


Etiketler:
demans beyin sağlığı genç yetişkinler risk faktörleri çocukluk dönemi