ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Spor salonuna gitmeden güçlenmenin sırrı ortaya çıktı

Onur Bal - | Son Güncelleme Tarihi:
Spor salonuna gitmeden güçlenmenin sırrı ortaya çıktı

Avustralya'daki Edith Cowan Üniversitesi ile Japon bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü yeni araştırma, günde sadece üç saniyelik bir antrenmanın kas gücünü önemli ölçüde geliştirebildiğini ortaya koymaktadır. Dört haftalık çalışmada, özellikle eksantrik hareketler yapan katılımcılar tüm alanlarda belirgin iyileşmeler kaydettiler.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Spor salonunda saatlerce vakit geçirmeden kas gücü kazanmak mümkün müdür? Bu sorunun cevabı, Avustralya'daki Edith Cowan Üniversitesi araştırmacılarının Japon meslektaşlarıyla işbirliği içinde gerçekleştirdikleri son çalışmada yer almaktadır. Araştırma, gücünüzü belirgin şekilde geliştirmek için günde sadece üç saniyelik bir egzersizin yeterli olabileceğini göstermektedir. Bu bulgu, antrenman alışkanlıklarımızı temelden sorgulatabilecek nitelikte bir keşiftir.

Çalışmaya katılan 49 genç ve hareketsiz yetişkin, dört farklı gruba bölünerek incelendi. Deney başlamadan önce, araştırmacılar tüm katılımcıların kas gücünü üç ayrı biseps kasılması türü üzerinden ölçüm yaptılar. Konsantrik fleksiyon, yani bir ağırlığı kaldırma hareketi; izometrik kasılma, hareket etmeden bir ağırlığı tutma; ve eksantrik fleksiyon, hareketi kontrol ederek bir ağırlığı indirme şeklinde sınıflandırılan bu hareketler, kas gücünün değerlendirilmesinde temel rol oynadı.

Dört haftalık deneysel program ve sonuçları

Katılımcılar daha sonra oldukça minimalist bir antrenman programını takip ettiler. Dört hafta boyunca, haftada beş gün olmak üzere, maksimum yüklerine karşı sadece üç saniyelik tek bir hareket gerçekleştirmeleri istendi. Kontrol grubunu oluşturan katılımcılar ise hiçbir antrenman uygulaması yapmadılar. Bu basit ama sistematik yaklaşım, araştırmacıların minimal egzersizin etkisini net bir şekilde ölçmesine olanak sağladı.

Deney sonunda, araştırmacılar katılımcıların kas gücünü yeniden değerlendirdiler ve sonuçlar beklentileri aşan bulgular ortaya koymaktadır. Konsantrik fleksiyon uygulayan grup, izometrik gücünde yalnızca hafif bir artış olan yüzde 6,3 oranında iyileşme gösterdi. İzometrik kasılma yapan grup ise sadece eksantrik gücünde yüzde 7,2 oranında gelişim kaydetti. Ancak eksantrik fleksiyon grubunun performansı tüm diğer grupları geride bıraktı; bu grup yüzde 10 ile 13 arasında değişen oranlarda tüm alanlarda iyileşmeler sağladı. Hiçbir antrenman yapmayan kontrol grubu ise herhangi bir değişiklik gözlemlemedi.

Bu sonuçlar, egzersiz türünün kas gücü gelişiminde ne kadar kritik bir rol oynadığını açıkça göstermektedir. Özellikle eksantrik hareketlerin, diğer kasılma türlerine kıyasla çok daha etkili olduğu anlaşılmaktadır. Araştırmanın bu bulgusu, antrenman metodolojisinde yeni bir perspektif sunmaktadır.

Eksantrik hareketlerin üstünlüğü ve nöral adaptasyon

Eksantrik hareketlerin neden bu kadar etkili olduğu sorusunun cevabı, kas fizyolojisinde yatmaktadır. Eksantrik kasılmalar, konsantrik kasılmalardan daha önemli kas gerilimleri oluşturmakla bilinir. Bir ağırlığı kontrollü bir şekilde indirdiğinizde, kas lifleri daha yüksek bir yüke maruz kalır ve bu durum sinir sistemini ile kas adaptasyonlarını daha yoğun bir şekilde uyarır. Sonuç olarak, vücudun kas gücünü geliştirme mekanizması daha etkin bir biçimde harekete geçmektedir.

İlginç bir bulgu ise, güç kazanımlarına rağmen, katılımcıların biseps boyutunun artmadığı yönündedir. Bu olgu, antrenmanın ilk aşamalarında güç iyileşmesinin esas olarak nöral adaptasyonlardan kaynaklandığını göstermektedir. Başka bir deyişle, beyin kaslar hacim olarak büyümeye başlamadan önce mevcut kas liflerini daha verimli bir şekilde aktive etmeyi öğrenmektedir. Bu mekanizma, kas gücü ve kas boyutu arasında farklı gelişim hızları olduğunu açıklamaktadır.

Çalışmanın sınırlamaları ve gelecek araştırmalar

Bu yaklaşım oldukça umut verici olsa da, bazı önemli sınırlamalar bulunmaktadır. Birincisi, çalışma nispeten kısa bir süre olan dört hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla bu güç kazanımlarının zamanla korunup korunmadığını, devam edip etmediğini veya artıp artmadığını belirlemek için daha uzun süreli araştırmalara ihtiyaç vardır. Uzun vadeli etkinliği hakkında kesin sonuçlar çıkarmak için ek çalışmalar yapılması gerekmektedir.

İkinci olarak, deney sadece kol kaslarına, özellikle biseps kasına odaklanmıştır. Üç saniyelik egzersizlerin bacaklar, sırt veya göğüs gibi daha hacimli kas grupları için de aynı derecede etkili olup olmadığı henüz kesin değildir. Farklı kas gruplarının farklı özellikleri ve yapıları olduğu göz önüne alındığında, bu bulguların genelleştirilmesi için daha geniş kapsamlı araştırmalara gerek vardır.

Son olarak, eğer amaç sadece güç kazanımı değil, aynı zamanda kas geliştirmek ve kas kütlesini artırmaksa, muhtemelen bu tür minimal antrenmanı daha geleneksel ve hacimli egzersizlerle tamamlamak gerekecektir. Kas hipertrofisi için farklı uyarılar ve daha yüksek hacimli antrenmanlar gerekli olabilmektedir.

Zamanı olmayanlar için pratik bir çözüm

Bu sınırlamalara rağmen, araştırmanın sonuçları zamanı sınırlı olanlar veya ultra-minimalist bir antrenman programı isteyenler için oldukça cesaret verici niteliktedir. Eğer bu sonuçlar diğer kas gruplarında da doğrulanırsa, günlük bir antrenman seansı bir dakikadan kısa sürede tamamlanabilecektir. Bu, fitness dünyasında devrim niteliğinde bir gelişme olabilir.

Çalışmanın başında yer alan Profesör Ken Nosaka, bu keşiflerin daha fazla insanı günlük yaşamlarına egzersizi, minimal düzeyde bile olsa, dahil etmeye teşvik edeceğini umut etmektedir. "Üç saniyelik kuralın diğer kaslara da uygulandığını keşfedersek, 30 saniyeden kısa sürede tam bir antrenman gerçekleştirebilirsiniz" açıklamasında bulunmuştur. Bu perspektif, fitness erişilebilirliğini ve katılımını önemli ölçüde artırabilecek potansiyele sahiptir.

Sonuç olarak, Edith Cowan Üniversitesi'nin bu araştırması, antrenman biliminde yeni bir kapı açmıştır. Minimal zaman yatırımıyla kas gücü geliştirmenin mümkün olduğu gösterilmiş olsa da, bu bulguların daha geniş popülasyonlarda ve farklı kas gruplarında test edilmesi gerekmektedir. Gelecek araştırmalar, bu keşiflerin pratik uygulamalarını ve sınırlarını daha net bir şekilde ortaya koyacaktır.


Etiketler:
antrenman kas gücü egzersiz bilimsel araştırma fitness