Mersin'de otizmli çocuğa şiddet kamerada: Öğretmen tutuklandı

Mersin'de atipik otizm tanısı bulunan 5 yaşındaki bir çocuğun eğitim aldığı merkezde şiddete maruz kaldığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olayın ardından tutuklanan öğretmenin bugün hakim karşısına çıkması beklenirken, çocuğun okulun bulunduğu bölgeden araçla geçerken okulu ve yolu tanıyıp ağlamaya başladığı anlar da görüntülere yansıdı.
Mersin'de Bahattin ve Sermin Yılmaz çiftinin atipik otizm tanısı bulunan 5 yaşındaki çocukları Kuzey Yılmaz'ın eğitim aldığı merkezde şiddete maruz kaldığı anlara ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde öğretmenin küçük çocuğa yönelik fiziksel müdahalede bulunduğu anlar yer aldı. Yaklaşık 2,5 yıldırnde eğitim gören Yılmaz'ın bir süre sonra okula gitmek istemediği ve huzursuz davranışlar sergilemeye başladığı belirtildi. Aile, çocuklarının yaşadığı değişimin ardından öğretmen değişikliği talebinde bulundu. Ancak ailenin iddiasına göre bu talep kabul edilmedi ve çocuğun eğitim programı nedeniyle zorlandığı ifade edildi.
Bir süre sonra çocuklarının boynunda çizik ve yara izleri fark eden aile, durumu kurum yetkililerine bildirdi. Çiziklerin merkezde oluşmadığının söylenmesi üzerine şüpheleri artan aile, kamera kayıtlarını talep etti. Kayıtlara ulaşamayan aile adli makamlara başvurdu. Başvurunun ardından ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde öğretmenin sınıf ortamında 5 yaşındaki Kuzey Yılmaz'a yönelik fiziksel şiddet uyguladığı anlar yer aldı. Görüntülerin ortaya çıkmasıyla birlikte aile suç duyurusunda bulundu.
Aile tarafından paylaşılan başka görüntülerde ise Yılmaz'ın araçla okulun bulunduğu bölgeden geçerken okulu ve güzergahı tanıdığı, ardından ağlamaya başladığı görüldü. Aile, yaşanan olayın ardından çocuklarının psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini ve eğitim sürecinde gerileme yaşadığını öne sürdü.

"ÇOCUĞUM KORKU DOLU GÖZLERLE BAKIYORDU"
Anne Sermin Yılmaz, oğlu Kuzey'in yaklaşık 2,5 yıldır merkezde eğitim aldığını, ancak bir süre sonra okula gitmek istememeye başladığını belirterek, "İlk günler güzeldi, sonra çocuğum sürekli ağlamaya başladı. Gitmek istemiyordu, çok huzursuzdu. Müdürüyle görüştüm, öğretmen değişikliği istedim ama beni sert bir şekilde reddettiler. Bana 'Çocuğunuz zorlanıyor, eğitimimiz zor' dediler. Ben de ikna oldum ve devam ettim. Son günlerde çocuğumun boynunda iki tane çizik işareti gördüm. Burada olmadığını söylediler ancak ben evde olmadığına emindim" dedi.
"KAYITLARI BANA VERMEK İSTEMEDİLER, TÜRLÜ BAHANELER UYDURDULAR"
Kamera kayıtlarını talep ettiğini ancak görüntülerin kendisine verilmediğini öne süren Yılmaz, "Kayıt istedim, kayıtları bana vermek istemediler. Çok uzattılar, türlü bahaneler uydurdular. En sonunda adli makamlara başvurdum ve videolara ulaştım. Görüntülerde çocuğuma şiddet uygulandığını gördüm. Çocuğum korku dolu gözlerle bakıyordu. Çocuğum şiddete maruz kalmış. Hem çocuğum hem de ben travma yaşadık" diye konuştu.
Yaşananların çocuğunun gelişimini de olumsuz etkilediğini savunan Yılmaz, "Emeklerimiz boşa gitti. Çocuğum 3-5 kelime konuşuyordu, geriye gitti. Şu anda hem benim hem de çocuğumun psikolojik durumu hiç iyi değil. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

Merkez yönetimine de tepki gösteren Yılmaz, "Ben müdürle defalarca konuştum. Bana öğretmenin haklı olduğunu, böyle bir şey olamayacağını söylediler. Hatta videoları izledikten sonra öğretmen değişikliğini kabul etmeyen müdür, bu kez öğretmen değişikliği teklif etti. Bunun örtbas edilmeye çalışıldığını düşünüyorum. İlk başta öğretmen kontrol edilseydi belki bunların hiçbiri yaşanmayacaktı" dedi.
"PSİKOLOJİK OLARAK ÇOK KÖTÜ DURUMDA"
Baba Bahattin Yılmaz ise olayın üzerinden yaklaşık iki ay geçtiğini belirterek, "2 aydır evimizde huzur yok. Eşimle birlikte geceleri uyuyamıyoruz. Konuşamayan bir çocuğa şiddet uygulandığı görüntülerle ortada. Daha da kötüsü bu olay çocuğun öğrenme çağında yaşandı. Psikolojik olarak çok kötü durumda" diye konuştu.
Oğlunun yaşadığı travmanın günlük hayatına da yansıdığını söyleyen Yılmaz, "Biz Kuzey'i iki ayrı özel okula da götürüyoruz. Oralarda herhangi bir sorun yaşamıyor. Ancak şiddete maruz kaldığı merkezin bulunduğu bölgeye geldiğimizde durum değişiyor. Okulu tanıyor, yolları tanıyor ve ağlamaya başlıyor. Hatta okulun yanından bile geçemiyor. Çok ciddi bir korku yaşıyor" ifadelerini kullandı.
"BENİM ÇOCUĞUM MAHVOLDU"
Yaşananların tüm aileyi etkilediğini dile getiren Yılmaz, "Benim çocuğum mahvoldu, psikolojik olarak bitti. Sadece onu değil bizi de bitirdi. Yaklaşık iki aydır bu olayın etkisini yaşamaya devam ediyoruz" dedi.
Öte yandan olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan öğretmen S.P.C.'nin çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı öğrenilirken, davanın ilk duruşmasının bugün görüleceği bildirildi.
Mersin'de 5 yaşındaki otizmli çocuğa şiddet uyguladığı iddiasıyla yargılanan tutuklu öğretmen ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, güvenlik kamerası görüntülerinin yeniden bilirkişi tarafından incelenmesine karar verirken, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.

Mersin'de 5 yaşındaki otizmli Kuzey Yılmaz'ı darp ettiği anlar güvenlik kamerasına yansıyan ve hakkında 'Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki bir kişiye yönelik kasten yaralama' suçundan dava açılan tutuklu öğretmen S.P.C., ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, görüntüler için otizmli çocuklara eğitim verme konusunda ihtisaslaşmış bilirkişilerce yeniden rapor hazırlanmasına karar verirken, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Mersin 25'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık S.P.C., otizmli çocuğun ailesi ve taraf avukatları katıldı.
Savunmasında hakkındaki şiddet iddialarını reddeden ve 45 gündür tutuklu olan sanık S.P.C., "3 yıldır benim öğrencimdi. Kendisiyle bir bağ kurdum. Anneyle de her zaman işbirliği içindeydim, her zaman yardımcı oldum. Çocuğa hiçbir zaman şiddet uygulamadım. Asla zarar vermedim. Boynunda meydana gelen yaralanmayı ben yapmadım. Eğitim verirken çok fazla materyal kullanıyoruz. Onlar değmiş olabilir. Dikkatini bana yöneltsin diye yakasından çektim. Göz teması sağlaması için çenesinden tuttum. Yanaklarını tutup sevgi gösterisinde bulundum. Tahliyemi istiyorum" dedi.
Mahkemede dinlenen anne Sermin Yılmaz ise çocuğunun son dönemde davranışlarında değişiklikler yaşandığını belirterek, "2 buçuk senedir merkeze gidiyoruz. İlk yıl sorunumuz yoktu. Güle oynaya gidiyordu. Ancak sonrasında çocuğumda değişimler oldu. Huzursuz olmaya başladı. Merkeze giderken yolda ağlıyordu. Bu süreçte bildiklerini de unuttu. Olay günü çocuğu dayısı aldı. Boynunda çizikleri gösterdi. Videolarda da her şey ortada. Adalet istiyoruz. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz" diye konuştu.
Baba Bahattin Yılmaz da aylardır huzurlarının olmadığını belirterek sanığın en ağır cezayı almasını istedi.

Tanık olarak dinlenen çocuğun dayısı Y.K. ise, "Çocuğu merkezden alırken öğretmeni 'Boynunda çizik var. Kendisi çizmiş olabilir. Burada olmadı, aklınıza bir şey gelmesin' dedi. Ben de 'olabilir' dedim. Çizik yeniydi. Aklımda şiddet gelmedi. Yeğenimi kardeşime teslim ettim. Boynundaki çiziği söyledim. O da şok oldu. Biz adalete güveniyoruz. Adalet istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Mahkeme, otizmli çocuklara eğitim verme konusunda ihtisaslaşmış bilirkişiler tarafından güvenlik kamerası görüntülerinin yeniden incelenerek rapor hazırlanmasına karar verdi. Ayrıca eğitim merkezinden olay tarihinden geriye dönük 6 aylık kamera kayıtlarının istenmesine ve olay günü sınıfta bulunan öğretmenin tanık olarak dinlenmesine hükmetti.
Eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 14 Temmuz'a erteleyen mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Duruşmanın ardından Mersin Adliyesi önünde açıklama yapan anne Sermin Yılmaz, "Şu anda tutukluluğunun devamına karar verildi. Ayın 14'ünde bir duruşmamız daha olacak. Sanığın bir dahaki duruşmada da tutukluluğunun devamını istiyoruz" dedi.

Baba Bahattin Yılmaz ise "Her şey ortada. Şu an tutukluluğu devam ediyor ama yani bunun devamının gelmesini istiyoruz. Burada konuşamayan bir çocuğa resmen zulmedilmiş" ifadelerini kullandı.
Ailenin avukatı Serap Erdem de, "Bu olay bir yaralama olayının çok daha ötesinde bir olay. Çok daha manevi yönden toplumun vicdanını aslında yaralayan bir olay. Çünkü zaten özel bireylerin hayatları, eğitimleri, aileleri için yaşam çok daha zorken bu tür münferit olayların onların hayatını adeta kabusa çevirmiş olması kabul edilemez" diye konuştu.
- Popüler Haberler -
Mimar Sinan'ın vasiyeti gereği Süleymaniye Camisi'nin önünde aşure dağıtıldı
Pitbulllar "silah" kabul edildi
Otomobil şarampole düştü: 3 yaralı
Silah tutukluk yaptı kurtuldu! Eşini öldürmeye teşebbüs eden kadın tutuklandı
Anadolu Meydanı Ankaray istasyonu yarın kapatılacak
İstanbul'da otomobilde 21 kg uyuşturucu ele geçirildi, 2 tutuklama



