ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Meme kanserinde gizli hücreler keşfedildi! Tedaviden kaçmalarını sağlayan bir “kalkan” olabilir

Uluslararası bir araştırma ekibi, meme tümörlerinin ayrıntılı hücresel haritasını çıkararak uykuda kanser hücrelerinin bağışıklık ve bağ dokusu hücrelerinden oluşan koruyucu bir kalkan arkasına saklandığını ortaya koydu. Bu keşif, kanserin tedaviden sonra neden geri dönebildiğine ışık tutarken gelecekteki tedavi stratejilerini kökten değiştirebilir.

Fatih Coşgun - | Son Güncelleme Tarihi:
Meme kanserinde gizli hücreler keşfedildi! Tedaviden kaçmalarını sağlayan bir “kalkan” olabilir

MRC Tıbbi Bilimler Laboratuvarı (LMS), Imperial College London ve UCL Genetik Enstitüsü'nden bilim insanları, meme tümörlerini benzeri görülmemiş bir ayrıntı düzeyinde haritalayarak son derece önemli bir keşfe imza attı. Araştırmacılar, tümörlerin içinde gizlenen ve adeta kış uykusuna yatan kanser hücresi ceplerini tespit etti. Bu uykuda kanser hücreleri, hızla bölünen hücrelerin aksine sessiz kalarak kemoterapinin etkisinden kaçabiliyor ve tedavi sona erdikten sonra yeniden aktif hale gelebiliyor. Genome Medicine dergisinde yayımlanan çalışma, bu sessiz hücrelerin genellikle koruyucu bir kalkan işlevi gören bağışıklık hücreleri ve bağ dokusu hücreleri tarafından çevrelendiğini gösterdi. Bu bulgu, kanserin tedaviden sonra neden geri dönebildiğini açıklamaya yardımcı olabilecek kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Tümörlerin derinliklerinde saklanan uykuda kanser hücreleri

Meme tümörleri, birçok farklı hücre tipinden oluşan oldukça karmaşık yapılardır. Hızla çoğalan kanser hücrelerinin yanı sıra bağışıklık hücreleri, yeni oluşan kan damarları ve dikkat çekici biçimde sessiz kalan bir grup kanser hücresi bu yapının parçasıdır. Bu uykuda ya da bilimsel ifadeyle 'dingin' hücreler, tedaviden sağ çıkma kapasitesine sahip olmaları nedeniyle özellikle endişe verici bir kategori oluşturuyor. Çünkü bu hücreler daha sonra kanserin yayılmasına veya nüks etmesine doğrudan katkıda bulunabiliyor. LMS, Imperial ve UCL'deki araştırma ekibi, bu uykuda kanser hücrelerinin tedavi uygulanmamış tümörlerde tam olarak nerede konumlandığını, onları diğer hücrelerden neyin ayırt ettiğini ve hangi hücre tiplerinin onları çevreleme eğiliminde olduğunu anlamak amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttü. Kamuya açık verileri kullanarak oluşturulan ayrıntılı tümör haritaları, koruyucu bir bariyer görevi görebilecek diğer hücrelerle çevrili dingin hücrelerin belirgin kümeler halinde bir arada bulunduğunu ortaya koydu.

Dr. Alexis Barr: 'Bu hücreler kemoterapiden saklanabiliyor'

Çalışmanın ortak baş yazarı ve LMS'de Hücre Döngüsü Kontrolü grubunun başkanı Dr. Alexis Barr, uykuda kanser hücrelerinin neden bu denli tehlikeli olduğunu açık bir dille anlattı. Barr, 'Dingin kanser hücreleri son derece tehlikelidir. Bu hücreler kemoterapiden saklanabilir, tümörde uykuda kalabilir ve daha sonra çoğalmayı yeniden başlatmak için aktif hale gelebilir' dedi. Kanser hücreleri, büyüyen bir tümörün içindeki stresli koşullara bir yanıt olarak bu uykuda duruma geçebiliyor. Tümörler hızla genişledikçe kan akışı ve besin kaynakları her zaman bu büyümeye ayak uyduramıyor. Bazı hücreler bu duruma karşılık olarak büyümelerini askıya alıyor. Tıpkı zorlu kış koşullarında uykuya yatan bir ayı gibi, bu kanser hücreleri de ortam yeniden elverişli hale gelene kadar aktif olmadan beklemeyi tercih ediyor. Bu fırsat çoğu zaman tedavi sona erdikten sonra kendini gösteriyor. Barr, 'İnsanların tümörlerinin uzun vadeli kontrolünü sağlamak ve tümör nüksünü önlemek istiyorsak, bu uykuda dingin kanser hücrelerine odaklanmak ve onlar hakkında çok daha fazla şey öğrenmek zorundayız' diye ekledi.

Tek hücreli RNA dizileme ile tümörün hücre hücre haritası çıkarıldı

Bu gizli hücre popülasyonlarını derinlemesine araştırmak için Dr. Barr, UCL'deki hesaplamalı biyoloji uzmanı Dr. Maria Secrier'in ekibiyle iş birliği yaptı. Araştırmacılar, bireysel hücrelerin hangi genleri aktif olarak kullandığını ortaya çıkaran tek hücreli RNA dizileme tekniğini, hücrelerin tümör içindeki konumlarını ve komşu hücrelerin kimliklerini gösteren uzamsal transkriptomik yöntemiyle bir araya getirdi. Bu iki güçlü tekniğin birleşimi, tümörün iç yapısının daha önce hiç görülmemiş bir netlikte haritalanmasını sağladı. Dr. Secrier, 'Herhangi bir tedavi uygulanmadan önce tümörde zaten bulunan, tedaviye dirençli hücrelere benzeyen hücreler tespit ettik' dedi. Bu bulgu, tedavi direnciyle ilişkilendirilen bazı özelliklerin tedaviye bir yanıt olarak ortaya çıkmadığını, aksine tedavi başlamadan çok önce tümörde var olduğunu düşündürüyor. Araştırmacılar bu örüntüyü hem agresif meme kanseri formlarında hem de daha yavaş ilerleyen türlerde gözlemledi. Bu sonuç beklenmedik bir nitelik taşıyordu çünkü dinginlik durumu daha önce yalnızca yavaş büyüyen hastalıkla ilişkilendirilmişti.

Uykuda kanser hücrelerini koruyan 'mahalle' yapısı keşfedildi

Araştırma ekibinin analizi yalnızca kanser hücreleriyle sınırlı kalmadı. Bilim insanları aynı zamanda tümör ortamının ayrılmaz bir parçası haline gelen çok sayıda destekleyici hücre türünü de mercek altına aldı. Bu kapsamlı inceleme sonucunda tutarlı ve dikkat çekici bir örüntü ortaya çıktı. Uykuda kanser hücreleri, sıklıkla CXCL10-pozitif makrofajlara yani belirli bir bağışıklık hücresi tipine ve miyofibroblastik kanserle ilişkili fibroblastlara yani tümörü destekleyen bir hücre türüne yakın konumlanmıştı. Bu çevreleyen hücrelerin, uykuda kanser hücrelerini korumaya yardımcı olacak biçimde işe alınmış ya da dönüştürülmüş olabileceği değerlendiriliyor. Olası bir senaryo, bu hücrelerin kanser öldürücü bağışıklık hücrelerinin veya tedavi ajanlarının aktif olmayan hücrelere etkili biçimde ulaşmasını engelleyen fiziksel ya da biyolojik bir bariyer oluşturmasıdır. Dr. Secrier bu durumu şöyle özetledi: 'Kanser hücreleri gerçekten bu uykuda kanser hücreleri için bir kalkan görevi gördüğünü düşündüğümüz makrofaj ve fibroblast alanları içinde kapsüllenmiş durumda. Ancak henüz neden-sonuç ilişkisinin yönünü tam olarak bilmiyoruz. Çevreleyen hücrelerin kanser hücrelerini dinginliğe mi ittiğini, yoksa kanser hücrelerinin çevrelerini kendilerine çekip dönüştürüp dönüştürmediğini henüz netleştiremedik. Büyük olasılıkla bu etkileşim her iki taraftan da geliyor.'

Tümörün farklı bölgeleri farklı ilaçlara yanıt verebilir

Birçok kemoterapi ilacı hızla bölünen hücrelere karşı en etkili şekilde çalışıyor. Ancak uykuda kanser hücreleri aktif olarak çoğalmadığı için bu ilaçların onları ortadan kaldırması çok daha güç hale geliyor. Araştırmanın bulguları, aynı tümörün hızla büyüyen ve uykuda kalan bölümlerinin tedaviye tamamen farklı biçimlerde yanıt verebileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, uykuda hücre nişleri içinde kompleman yolunda yani bağışıklık sisteminin önemli bir bileşeninde artan bir aktivite tespit etti. Bu tespit, söz konusu yolu hedef alan tedavilerin bu korunaklı alanları daha savunmasız hale getirebileceği olasılığını gündeme getiriyor. Uykuda kanser hücrelerini çevreleyen destek hücreleri de başka bir potansiyel tedavi hedefi olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte araştırmacıların, bu hücrelerin gerçekten dinginliği sürdürmeye yardımcı olup olmadığını ve kanser hücresi hayatta kalması açısından ne kadar kritik bir rol oynadığını belirlemeleri gerekiyor. Dr. Secrier, 'Tümörün farklı kısımları muhtemelen farklı ilaçlara yanıt verecek. Hem çoğalan hem de uykuda alanları hedef almak için hangi ilaç kombinasyonlarını kullanabileceğimizi anlarsak, mevcut tedavilerden potansiyel olarak çok daha başarılı sonuçlar elde edebiliriz. Bu çalışma bize, hücrelerin uyum sağladığı ve farklı biçimlerde evrimleştiği tümörün çeşitli alanlarını özellikle hedef alan farklı terapötiklerle nasıl müdahale edebileceğimize dair ilk önemli içgörüyü sunuyor' dedi.

Dr. Barr: 'Uykuda kanser hücreleri daha az çalışıldı ama kritik öneme sahip'

Dr. Alexis Barr, çoğalan kanser hücrelerine odaklanmanın açıkça önemli olduğunu vurgularken, aynı zamanda dingin uykuda kanser hücreleri popülasyonunun da anlaşılması gerektiğinin altını çizdi. Barr, bu alanın şimdiye kadar görece daha az çalışıldığını belirterek gelecekteki araştırmaların bu boşluğu doldurması gerektiğini ifade etti. Bu analiz tarafından ortaya konan fikirler henüz deneysel olarak doğrulanmayı bekliyor. Yine de tümörlerin içinde tedavi başlamadan önce zaten var olan dirençli bölgelerin tespit edilmesi ve bu bölgeleri destekleyen hücrelerin tanımlanması, araştırmacıların ileride çok daha etkili kanser tedavisi kombinasyonları geliştirmesine zemin hazırlayabilir. Dingin hücreleri ve onları çevreleyen mikro ortamları haritalayarak bilim insanları, bir tümörün hem hızla büyüyen kısımlarına hem de sessizce hayatta kalıp daha sonra tekrar aktif hale gelebilen uykuda kanser hücrelerine aynı anda saldıran tedaviler tasarlama yolunda önemli bir adım attı.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
meme kanseri uykuda kanser hücreleri kanser tedavisi tümör haritası bağışıklık sistemi