ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Kıkırdak yenilenmesinde çığır açan keşif! Yaşlanan hücreler yeniden gençleşti

Stanford Üniversitesi'nde yürütülen araştırma, eklem kıkırdağının yeniden büyütülmesini sağlayan ve eklem protezi ihtiyacını azaltabilecek bir yöntemi ortaya koydu. Bilim insanları, 15-PGDH adlı proteini hedef alarak diz kıkırdağını gençleştirmeyi başardı. Bu buluş, özellikle osteoartrit hastaları için yeni bir umut kaynağı olarak görülüyor.

Ayşegül Gedik - | Son Güncelleme Tarihi:
Kıkırdak yenilenmesinde çığır açan keşif! Yaşlanan hücreler yeniden gençleşti

Stanford Üniversitesi'nden bilim insanları, eklem kıkırdağının kendini yenilemesini sağlayan ve ileride eklem protezi gereksinimini ortadan kaldırabilecek bir tedavi yöntemi geliştirdi. Araştırma ekibi, yaşla birlikte diz eklemlerinde artan 15-PGDH adlı bir proteini engelleyerek, hasar görmüş kıkırdağın yeniden büyümesini sağladı. Bu yöntem, hem yaşlı farelerde kaybolan kıkırdağın geri kazanılmasını mümkün kıldı hem de ACL benzeri diz yaralanmalarından sonra osteoartritin gelişmesini önledi. İnsanlardan alınan diz protezi örneklerinde de aynı inhibitör uygulandığında, yeni ve işlevsel eklem kıkırdağı üretimi gözlendi. Bulgular, kıkırdak yenilenmesinin düşündüğümüzden çok daha ileri seviyede mümkün olabileceğini gösteriyor. Eğer bu strateji insanlarda da başarılı olursa, ağızdan alınan bir ilaç veya enjeksiyon yoluyla diz ve kalça protezi ameliyatlarının önüne geçilebileceği düşünülüyor.

Stanford ekibi 15-PGDH proteinini hedef aldı

Stanford Tıp Fakültesi'nden Prof. Helen Blau ve Doç. Dr. Nidhi Bhutani liderliğinde yürütülen bu çalışma, diz kıkırdağının yaşla birlikte kaybolmasına neden olan 15-PGDH adlı proteinin rolüne odaklandı. Araştırmacılar, bu proteinin yaşlı farelerde iki kat daha fazla bulunduğunu ve kıkırdak dokusunun işlevini yitirmesinde etkili olduğunu belirledi. Küçük moleküllerle 15-PGDH proteininin engellenmesi, yaşlı farelerde kıkırdağın gençleşmesini ve yeniden büyümesini sağladı. Ayrıca, ACL yırtığına benzer yaralanmalardan sonra uygulanan tedavi, osteoartritin gelişimini önemli oranda azalttı. İnsan diz protezi ameliyatlarından alınan kıkırdak örneklerinde de aynı inhibitör kullanıldığında, yeni eklem kıkırdağı üretimi gözlemlendi. Bu gelişme, eklem kıkırdağının onarım kapasitesinin sanılandan çok daha yüksek olabileceğini gösteriyor.

Osteoartrit tedavisinde kıkırdak yenilenmesi dönemi

Osteoartrit, eklem kıkırdağının zamanla bozulduğu ve hareket kabiliyetini kısıtlayan yaygın bir rahatsızlık olarak biliniyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde her beş yetişkinden birini etkileyen bu hastalık, yılda yaklaşık 65 milyar dolarlık sağlık harcamasına yol açıyor. Şu anki tedaviler genellikle ağrı ve semptomları hafifletmeye odaklanırken, ileri vakalarda tek çare olarak eklem protezi ameliyatı kalıyor. Stanford ekibinin geliştirdiği 15-PGDH inhibitörü ise, doğrudan kıkırdak kaybının nedenine müdahale ederek, mevcut kıkırdak hücrelerini gençleştiriyor ve yeni kıkırdak oluşumunu teşvik ediyor. Farelerde yapılan deneylerde, tedavi edilen hayvanların dizlerindeki kıkırdak tabakası kalınlaştı ve işlevselliği arttı. Ayrıca, ACL yaralanması sonrası osteoartrit riski önemli ölçüde azaldı. İnsan kıkırdağı üzerinde yapılan laboratuvar testlerinde de, tedavi sonrası yeni ve sağlıklı kıkırdak dokusunun oluştuğu gözlendi.

Kıkırdak hücrelerinde gençleşme ve yenilenme

Araştırma, kıkırdak yenilenmesinin kök hücreler üzerinden değil, mevcut kıkırdak hücrelerinin genetik aktivitelerinde değişiklik sağlanarak gerçekleştiğini ortaya koydu. Tedavi edilen yaşlı farelerde, kıkırdak bozulmasıyla ilişkili genlerin aktivitesinde azalma, sağlıklı kıkırdak oluşumunu destekleyen genlerde ise artış tespit edildi. Özellikle, 15-PGDH üreten ve kıkırdak kaybıyla bağlantılı olan hücrelerin oranı %8'den %3'e, lifli kıkırdak oluşumuyla ilgili hücrelerin oranı ise %16'dan %8'e düştü. Buna karşılık, sağlıklı ve pürüzsüz hiyalin kıkırdak oluşturan hücrelerin oranı %22'den %42'ye yükseldi. İnsanlardan alınan kıkırdak dokusunda da benzer bir gençleşme ve yenilenme gözlendi. Bu bulgular, kıkırdak dokusunun yaşlanma ve hastalık nedeniyle kaybettiği işlevini yeniden kazanabileceğini ve yenilenebileceğini gösteriyor.

Stanford araştırmacılarından klinik deneme çağrısı

Stanford ekibi, laboratuvar ortamında elde edilen bu sonuçların klinik çalışmalara taşınması gerektiğini vurguluyor. Şu anda 15-PGDH inhibitörü, yaşa bağlı kas zayıflığı için insanlarda test ediliyor ve Faz 1 klinik denemelerinde güvenli ve etkili olduğu gösterildi. Araştırmacılar, benzer bir klinik denemenin kıkırdak yenilenmesi için de kısa sürede başlatılmasını hedefliyor. Eğer bu tedavi insanlarda da başarılı olursa, osteoartrit hastaları için eklem protezine ihtiyaç duyulmadan diz ve kalça eklemlerinin işlevselliği geri kazanılabilir. Prof. Blau, "Mevcut kıkırdağı yeniden büyütmeyi ve eklem protezinden kaçınmayı hayal edin" sözleriyle bu buluşun potansiyelini vurguladı. Bilim dünyası, bu yöntemin hastalar için güvenli ve etkili olup olmadığını belirleyecek klinik denemelerin sonuçlarını merakla bekliyor.

Stanford Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bu çalışma, eklem kıkırdağı yenilenmesinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. 15-PGDH proteininin hedef alınması sayesinde, gelecekte osteoartrit ve benzeri eklem hastalıklarıyla mücadelede çok daha etkili ve kalıcı çözümler geliştirilebileceği öngörülüyor. Klinik denemeler tamamlandığında, milyonlarca hastanın yaşam kalitesinde belirgin bir artış sağlanması ve eklem protezi ameliyatlarının önemli ölçüde azalması bekleniyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
kıkırdak yenilenmesi Stanford 15-PGDH eklem protezi osteoartrit