ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Günde kaç saat uyumalıyız? Bilim insanlarından ezber bozan yeni hesap

Singapur Ulusal Üniversitesi'nde yapılan geniş kapsamlı araştırma, kısa uyku tanımının kişiden kişiye değiştiğini ortaya koydu. Araştırmada kullanılan Oura akıllı yüzükler ve 462 çalışan üzerinde yapılan ölçümler, kısa uykunun etkilerinin kişinin kendi normaline göre değerlendirilmesi gerektiğini gösterdi. Bu bulgular, uyku sağlığı konusunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Celal Musalli - | Son Güncelleme Tarihi:
Günde kaç saat uyumalıyız? Bilim insanlarından ezber bozan yeni hesap

Singapur Ulusal Üniversitesi (NUS) tarafından yürütülen ve bir yıl boyunca 462 üniversite çalışanının katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, kısa uyku kavramının herkes için farklılık gösterdiğini gözler önüne serdi. Gönüllüler, uyku sürelerini Oura akıllı yüzükler ile takip etti ve her akşam ruh halleri ile uyanıklık düzeylerini telefon uygulamaları üzerinden değerlendirdi. Araştırmada, geleneksel olarak kullanılan altı saatlik kısa uyku sınırı yerine, her bireyin kendi normal uyku süresine göre belirlenen kişisel bir eşik kullanıldı. Sonuçlar, kısa uyku tanımının kişisel verilere dayandırıldığında, hem ruh hali hem de kalp sağlığı üzerindeki etkilerin daha net ortaya çıktığını gösterdi.

Profesör Chee: 'Kısa uyku tanımı kişisel verilere dayanmalı'

Çalışmanın başında yer alan Profesör Michael Chee ve ilk yazar Chun Siong Soon, kısa uyku kavramının nüfus ortalamalarına göre değil, bireyin kendi uyku alışkanlıklarına göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ekip, her katılımcının 'iyi' gecelerde, yani iş ve sosyal hayatın daha az etkili olduğu zamanlarda uyuduğu süreden bir saat daha azını kişisel kısa uyku sınırı olarak belirledi. Bu yöntem, laboratuvar deneylerinden elde edilen, bir saatlik uyku kaybının uyanıklık ve ruh hali üzerinde ölçülebilir etkileri olduğu yönündeki bulgulara dayanıyor. Araştırmada, tipik bir gönüllünün kişisel uyku sınırı yaklaşık 6,1 saat olarak kaydedildi. Altı saatlik kural ile kişisel sınır karşılaştırıldığında, iki yöntem farklı geceleri ve farklı insanları kısa uyuyan olarak işaret etti. Özellikle düzenli olarak az uyuyan bireyler, altı saat kuralına göre sürekli kısa uyuyanlar arasında yer aldı, fakat kişisel eşik kullanıldığında bu sınıflandırma değişti. Bu durum, kısa uyku tanımının kişisel verilere dayandırılmasının, uyku sağlığı değerlendirmelerinde daha isabetli sonuçlar verebileceğini gösteriyor.

Oura verileriyle kısa uyku ve kalp sağlığı ilişkisi

Çalışmada Oura akıllı yüzükler sayesinde elde edilen uyku verileri, katılımcıların ruh hali, uyanıklık düzeyi ve kalp sağlığı üzerindeki değişimleri detaylı biçimde ortaya koydu. Araştırmada, kısa uyku dönemlerinin genellikle tek geceyle sınırlı kaldığı, ancak ardışık kısa uyku geceleri biriktiğinde, katılımcıların daha az motive, daha stresli ve daha üzgün hissettiği tespit edildi. Her ek kısa uyku gecesiyle birlikte, uyanıklık puanlarında düşüş ve kalp atış hızında artış gözlemlendi. Kişisel kısa uyku sınırının altına düşen geceler, altı saatlik genel sınırın altına düşen gecelere göre daha belirgin etkiler yarattı. Kan basıncı, arter sertliği ve bel-boy oranı gibi kalp sağlığı göstergelerinde de benzer bir eğilim saptandı. Özellikle kişisel kısa uyku gecelerinin oranı arttıkça, katılımcıların kan basıncı değerlerinde yaklaşık 1,5 puanlık bir artış görüldü. Altı saatlik genel kural altında ise bu tür ilişkiler daha zayıf kaldı. Bu bulgular, kişiye özel uyku takibinin, kalp sağlığı risklerinin erken tespitinde önemli bir araç olabileceğini gösteriyor.

Hafta sonu uykusu kısa uyku döngüsünü kırabiliyor

Araştırmada, hafta sonlarının kısa uyku döngülerini kırma potansiyeline sahip olduğu da ortaya çıktı. Pazar geceleri, kısa uyku yaşanma ihtimali en yüksek gece olurken, Cumartesi geceleri ise en uzun uyku sürelerinin kaydedildiği zaman dilimi oldu. Hafta içi kısa uyku gecelerini, ortalama 50 dakikalık ek uyku izlerken, ardışık kısa gecelerde bu telafi süresi giderek azaldı. Hafta sonları ise yaklaşık bir saat 15 dakikaya kadar ek uyku imkânı sağladı. Ancak dört gece üst üste kısa uyku yaşandığında, hafta sonu telafisi de sınırlı kaldı. Yedi farklı ülkede 376.758 Oura kullanıcısının verileri de benzer uyku alışkanlıklarını gösterdi; ancak bu geniş veri setinde ruh hali ve kalp sağlığına dair bilgiler bulunmuyordu. Araştırmacılar, kişisel uyku verilerinin izlenmesinin, bireylerin uyku sağlığını anlaması ve yönetmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Kişiye özel uyku takibi, sağlıklı yaşam için anahtar olabilir

Profesör Chee, giyilebilir teknolojilerin uyku bilimi açısından yeni fırsatlar sunduğunu ve kişiye özel uyku takibinin tekrarlayan kısa uyku dönemlerinin etkilerini daha doğru değerlendirmeye olanak verdiğini söyledi. Araştırmada, kişisel kısa uyku sınırının altında geçen gecelerin birikmesinin, hem ruhsal hem de fiziksel sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğu vurgulandı. Özellikle, kısa uyku alışkanlığının kalp sağlığı üzerindeki etkilerinin uzun vadede daha fazla araştırılması gerektiği ifade edildi. Araştırmacılar, kişisel uyku sınırlarının belirlenmesi ve takibinin, sağlıklı yaşam için önemli bir adım olacağını savundu. Ayrıca, elde edilen bulguların, uyku sağlığı konusunda toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlayabileceği belirtildi.

Gelecek araştırmalar kişiye özel kısa uyku yönetimine odaklanacak

Çalışmada elde edilen sonuçlar, kişisel uyku verilerinin, bireylerin uyku düzenlerini anlamaları ve tekrarlayan kısa uyku dönemlerini yönetmeleri konusunda rehberlik edebileceğini gösterdi. Araştırmacılar, kişisel sınırların belirlenmesinin, ara sıra yaşanan kötü uyku gecelerine gereğinden fazla anlam yüklenmesini engellediğini ve daha sürdürülebilir bir uyku yönetimi sağladığını ifade etti. Profesör Chee, giyilebilir teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte, kişisel uyku takibinin daha erişilebilir hale geldiğini ve bu sayede uyku sağlığına dair yeni soruların yanıtlanabileceğini belirtti. Gelecek araştırmaların, tekrarlayan kısa uyku dönemlerinin azaltılmasının, bireylerin genel sağlık durumunu ve özellikle kalp sağlığını iyileştirip iyileştirmeyeceğini ortaya koyması bekleniyor. Sonuç olarak, Singapur Ulusal Üniversitesi'nin bu kapsamlı çalışması, kişiye özel uyku takibinin sağlıklı yaşam için vazgeçilmez bir unsur olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
uyku Singapur Ulusal Üniversitesi Oura kişiye özel uyku uyku sağlığı