ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Gerçekten iştahımızı ne kontrol ediyor? Bilim insanlarından şaşırtan açıklama

Mahmut Keşan - | Son Güncelleme Tarihi:
Gerçekten iştahımızı ne kontrol ediyor? Bilim insanlarından şaşırtan açıklama

Cambridge Üniversitesi'nden Prof. Dr. Giles Yeo ve beslenme nörobilimcisi Timothy Frie, iştah ve açlık arasındaki karmaşık ilişkiyi mercek altına aldı. Uzmanlar, modern gıda ortamının insan beyninin iştah mekanizmasını nasıl etkilediğini ve stresin bu süreçteki rolünü detaylı şekilde açıkladı. Anahtar kelime olarak 'iştah' kavramı, hem bilimsel hem de toplumsal açıdan dikkat çekici bulgularla öne çıktı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Cambridge Üniversitesi'nden Prof. Dr. Giles Yeo ve beslenme nörobilimcisi Timothy Frie, iştah ve açlık arasındaki farklar ile bu süreçleri şekillendiren beyin mekanizmalarını ortaya koyan kapsamlı bir analiz paylaştı. Uzmanlar, iştahın yalnızca fizyolojik açlıkla sınırlı olmadığını, stres, alışkanlık ve çevresel ipuçlarının da bu sürece yön verdiğini belirtti. Modern yaşamın sunduğu gıda çeşitliliği ve ultra işlenmiş ürünlerin, insan beyninin iştah kontrolünü giderek daha fazla zorladığı vurgulandı. İştahı yönlendiren genetik ve biyolojik faktörlerin yanı sıra, çevresel uyaranların da bu süreçte önemli bir rol oynadığına dikkat çekildi.

Giles Yeo: 'Açlık, iştah ve ödül sistemi beyni birlikte şekillendiriyor'

Prof. Dr. Giles Yeo, iştah ile açlık arasındaki farkı anlamadan sağlıklı beslenme kararları almanın güç olduğunu söyledi. Açlığın, vücudun enerji ihtiyacına dayalı bir duygu olduğunu ifade eden Yeo, iştahın ise açlık, doygunluk ve ödül gibi farklı beyin bölgelerinin ortak çalışmasıyla oluştuğunu açıkladı. Hipotalamusun açlığı, arka beynin doygunluğu, beynin üst bölgelerinin ise ödül mekanizmasını kontrol ettiğini belirten Yeo, bu sistemlerin etkileşiminin bazen kişiyi tokken bile yiyecek tüketmeye yönlendirdiğini vurguladı. Örneğin, bir toplantı sırasında sunulan bisküvilere verilen farklı tepkilerin altında, iştahı etkileyen genetik ve nörolojik farklılıkların yattığını söyledi. Yeo, "İştah üzerinde etkili olan binin üzerinde gen tespit edildi. Bu nedenle her bireyin yiyeceğe verdiği tepki farklılık gösteriyor," dedi. Ayrıca, ödül mekanizmasının devreye girmesiyle, enerji ihtiyacı karşılanmış olsa bile lezzetli yiyeceklere karşı iştahın artabildiğine dikkat çekti. İştahın şekillenmesinde genetik yatkınlıkların yanı sıra, çevresel faktörlerin ve duyusal ipuçlarının da belirleyici olduğunu vurguladı.

Timothy Frie: 'Çevresel uyaranlar ve stres iştahı tetikliyor'

Beslenme nörobilimcisi Timothy Frie ise iştahı tetikleyen en önemli unsurların başında çevresel ipuçları ve stresin geldiğini belirtti. Frie, yiyeceklerin görünümü, kokusu ve hatta çıkardığı seslerin, fizyolojik olarak tok olunsa bile iştahı harekete geçirdiğini söyledi. Bu duruma "hedonik açlık" adı verildiğini belirten Frie, iştah mekanizmasının yalnızca enerji ihtiyacına bağlı olmadığını, duyusal uyaranların da beyinde dopamin salınımını artırarak yeme isteğini güçlendirdiğini açıkladı. Stres altında prefrontal korteksin düzenleyici kapasitesinin zayıfladığını, buna karşın iştah ve ödül sistemlerinin aktif kaldığını ifade etti. Özellikle şekerli, yağlı ve ultra işlenmiş gıdaların, stresli bireylerde daha güçlü bir iştah artışına yol açtığını vurguladı. Frie, "Beyin hızlı ve güvenilir enerji kaynağı arayışında, bu da iştahı kontrol etmeyi zorlaştırıyor," dedi. Ayrıca, uzun süreli rafine karbonhidrat ve şeker tüketiminin, insülin ve leptin reseptörlerinin işlevini bozarak iştah kontrolünü daha da güçleştirdiğine dikkat çekti.

Modern gıda ortamı iştahı nasıl manipüle ediyor?

Uzmanlar, günümüzde gıda şirketlerinin, insan beyninin iştah mekanizmalarını hedef alacak şekilde ürünler tasarladığını aktardı. Fast-food restoranlarında kullanılan kokular veya aşırı lezzetli yiyeceklerin çıkardığı sesler, iştahı yapay biçimde artırıyor. Bu durum, rafine karbonhidrat ve yağ karışımı içeren yiyeceklerin aşırı tüketilmesine yol açıyor. Doğal doygunluk mekanizmaları, protein ve yağ miktarını algılamada başarılı olurken, rafine karbonhidratlarla birleşen yağlı yiyeceklerde bu yetenek zayıflıyor. Bu nedenle bisküvi, hamur işi ve pizza gibi ürünler, iştahı kontrol etmeyi zorlaştırıyor ve aşırı tüketime neden oluyor. Uzmanlar, modern gıda ortamının, avcı-toplayıcı geçmişten miras kalan biyolojik mekanizmaları istismar ettiğini belirtti. "Birçok kişi, aşırı uyarıcı ve mühendislik ürünü bir gıda ortamında yaşıyor. Beyinlerimiz, sürekli yiyecek ipuçlarıyla karşı karşıya, ancak bu kadar çok uyarana uzun süre yanıt vermek için evrimsel olarak hazır değiliz," diyen Frie, iştahın bu nedenle kolayca manipüle edilebildiğini söyledi.

Kişisel sorumluluk ve politika yapıcıların rolü

Prof. Dr. Giles Yeo ve Timothy Frie, iştah kontrolünde bireysel farkındalığın artırılmasının önemine işaret etti. Uzmanlar, "gıda-zihin akıcılığı" kavramını geliştirerek, kişinin yeme isteğini tetikleyen faktörleri tanımasını ve bu dürtülere bilinçli şekilde yanıt vermesini önerdi. Frie, yeme dürtüsüyle karşılaşıldığında kısa bir duraklama yapılmasını ve "Bu sinyali şu anda ne üretiyor: enerji ihtiyacı, stres, alışkanlık veya çevresel bir ipucu mu?" sorusunun sorulmasını tavsiye etti. Bu sayede prefrontal korteksin devreye girerek otomatik davranışların yerine niyetli kararların alınabileceğini vurguladı. Ancak uzmanlar, iştahı sağlıklı şekilde yönetmenin yalnızca bireysel çaba ile sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Yeo, "Kişisel sorumluluk elbette önemli, ancak bu durum politika yapıcıların ve hükümetlerin de kamu sağlığına yönelik bütünsel kararlar almasını gerektiriyor," dedi. Diyetle ilişkili hastalıkların önlenmesinde toplumsal ve yapısal önlemlerin hayati rol oynadığını ifade etti.

Sonuç olarak, iştahın kontrolü yalnızca bireysel tercihlere bağlı değil; genetik, çevresel ve toplumsal faktörlerin bir arada değerlendirilmesi gerekiyor. Cambridge Üniversitesi'nden uzmanlar, iştahın karmaşık doğasını anlamanın, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesinde temel bir adım olduğunu vurguladı. Modern gıda ortamında doğru kararlar alabilmek için hem bireysel farkındalığın hem de kamu politikalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.


Etiketler:
iştah açlık beyin stres genetik